AKIL ve KALB
Allah,insana sayılamayacak kadar güzellikler,niğmetler vermiştir. En güzel niğmetler olanlarından birisi akıl,diğeri de kalb'dir.
İnsan aklıyla,iyiyi,kötüden, güzeli çirkinden,Hayrı şerden,Hakkı batıldan,faydalı olanı,zararlı olandan ayırt eder, aradaki farkı fark ettirir.İnsana olması gereken,yapılması gerekeni göstererek,insanı yaranına kul olabilecek amellere,yollara gitmesini sağlar.Biz buna "Akl-ı Selim" salim,sağlam,düzgün akıl denir.Elbette bunun aksi de vardır. Bu akılda,kendi kontrolunu "NEFS" denen,insanın içinde bulunan heva ve hevesleri hep önde tutan duyguların vesveselerin emrine kaptırır ki,buna da "Akl-ı Nakıs" yani noksan akıl denir.Noksan akıl,insanı bilgiden,aradaki farkı fark edebilmeden,objektif olabilmekten alıkor.
Kalb ise aklın ve beş duyunun elde ettikleri bilgileri değerlendirme,yorumlama yapma,düşünüp de karar alma,karar verme merkezidir.
İşte bu ikisi birlikte ortak hareket ederse,ortaya "Hikmet" ya da "Marifet" çıkar.
Hikmet insanın uymak zorunda olduğu hükümleri,Marifet de insanın bu hükümlerin doğru olanlarını kabul edip Ahlak olarak,yaratılışa uygun düşünüp yaşama aktarılması kararı ve bu kararın uygulanarak ortaya çıkmasını anlatır.Marifet herkesin gösteremeyeceği beceri, beceriklilik, hüner, ustalık, ustalıkla yapılan şey anlamına gelir .Kalb nefsin zıddıdır.Nefsi terbiye etmenin yolu da kalbin mutmain olacak ameller yapmasına izin vermesiyle olur.
İnsanda akıl ve marifet,hatta hikmet birlikte Allah'ın Rızasına uygun çalışırsa,insan önce müslüman,sonra Mü'min ve daha sonra da Müttaki vasıflarına yükselerek,Allah katında en üstün makama ulaşır.
Hedefimiz bu olmalıdır.Rabbim bu makamı bizlere de nasip eder inşallah.Selam ve dualarımla.
H.SARI
No comments:
Post a Comment