Thursday, 14 November 2013

ALLAH'TAN NASIL İSTEKTE BULUNULUR

   Allah ile kulları arasındaki ilişkilerin nasıl olması gerektiği hakkında gerçek ve açıklayıcı bilgiler Kur'an-ı Kerimde mevcuttur. Kur'an bize her konuda ışık tutar.Özellikle kulluk konusunda uymamız gereken kuralların tamamı açık açık,açıklanmıştır.
    Öncelikle Kur'anın ilk suresi olan FATİHA suresi bize herşeyi özetliyor.Allah öncelikle bu surede kendini "alemlerin (dünyada ve ahiretteki) sahibi olarak anlatıyor.Öncelikle kullarının Allah'ı bu şekilde tasavvur etmesini isterken,kendine HAMD (teşekkür) edilmesini de ister.Daha sonra kulluğun (ibadetlerin) ancak ve ancak kendine yapılmasını emrederken,hemen arkasından ilave ediyor "ancak kendisinden yardım istememizi" emrediyor. Daha sonra da bizden kendi  doğru  (sırat-ı müstakim) yolundan ayrılmamamız için bize duada bulunmamızı ,dalaletten (kötü) yoldan uzak durmamızı öneriyor.
   Allah ,kullarının kendine ulaşması,yakınlaşması için ASLA aracıya ihtiyaç olmadığını vurguluyor  "Allah dışında yakardıklarınız da sizin gibi kullardır.(yaratıklardır)Eğer iddianızda haklıysanız (onlardan yardım geleceğine inanıyorsanız) hadi çağırın da size cevap versinler." A'raf-194.ve ardından da : "O'nun dışında yakardıklarınız size yardım edemezler,kendilerine de yardımcı olamazlar."A'raf- 197." Bir de sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin.Gerçi bu (nefsinize) ağır gelebilir,fakat saygılı kimselere asla ağır gelmez..." Bakara-45
    Demek ki,Allaha yaklaşmanın en güzel yolu SABIR ve NAMAZDIR.Falan filan kişileri aracı yapmak değildir.Hele hele yatır-türbe dedikleri ölü mezarları veya insan kılıklı şeyhleri  değildir.
   Allah'a dua ve ibadetlerle yaklaşırken,istekde bulunurken kelimeleri güzel seçerek istemeliyiz. " En güzel isimler Allah'ındır.O'na ,onlarla (güzel isimlerle) dua edin.Onun isimlerinde ters bir durum takınanlardan uzak durun.Onlar elbette yaptıklarının karşılığını bulacaklardır." A'raf-180 "Derken ,Adem,Rabbinden bir takım kelimeler öğrendi.Ona (bu sözlerle) yalvarıp,tevbe etti.O da tevbesini kabul etti.Çünkü tevbeyi çok çok kabul eden,asıl esirgeyici O'dur." Bakara-3
   Allah'ın sevgili kulu anlamına gelen HABİBULLAH  ünvanıyla anılan Hz.İbrahim a.s Rabbine sıkça tevbe ve duada bulunan mübarek bir peygamberdir. O "Rabbimiz,bizi sana teslim olmuş iki müslüman kıl (oğlu İsmaille birlikte).Soyumuzdan da sana teslim olan müslüman bir ümmet oluştur.Bize ibadet yerlerimizi göster,tevbelerimizi kabul et.Sen gerçekten TEVVAB'sın,tevbeleri cömertçe kabul edersin.RAHİM'sin,rahmetini cömertçe yayarsın."Bakara- 128
     "Kullarım,sana benden sorarlarsa, (onlara söyle),BEN , KARÎB'im, gerçekten çok yakınım.Dua edenin çağrısına,bana yalvarıp-yakardığı anda cevap veririm.Hadi onlar da bana karşılık versinler,bana inansınlar ki,doğruyu ve iyiyi bulabilsinler."Bakara-186
    "Ey iman edenler ! Sabırla ve namaz kılarak  benden yardım dileyin.Hiç kuşkunuz olmasın ki,Allah sabredenlerle beraberdir." Bakara-153

    Ayetler bize açıkça yol gösteriyor ki,bollukta da darlıkta da asla Allah'ı unutmayacağız.Kulluğun ilk şartının O'nun rızasına uygun namaz kılmak olduğunu asla unutmayacağız.Başımıza gelen ve gelebilecek her türlü sıkıntılara isyan etmeden SABIR göstereceğiz.Sabır göstermek de bir imtihandır. Sıkıntılar karşısında,sızlanmak,isyan etmek kulluk değil,isyandır ve imtihanın kaybıdır.Unutmayalım Allah isyan edenlerle değil,Sabredenlerle beraberim der.
   Dua ederken,Allah'tan birşeyler isterken asla ahiret hayatımızı da unutmayacağız.İsteklerimiz sadece bu dünya hayatı için olmamalı. "Onlardan kimi şöyle yakarır (dua eder):Ey Rabbimiz,bize dünyda da,ahirette de güzellikler ver.Bizi ateş azabından koru." Bakara-201
    Sadece dünyalık için istekde bulunanların,ahirette bir nasibi olamaz. "...İnsanlardan bazıları şöyle der:Ey Rabbimiz bize dünyada ver.Böyleleri için ahirette bir naip yoktur."Bakara-200
  Her konuda Allah'tan yardım ve istekde bulunulabilinir.(aklınıza gelen her konuda)."Rabbin Onun duasını kabul etti de kadınların tuzaklarını ondan uzaklaştırdı. O (Allah) herşeyi duyar ve herşeyi bilir." Yusuf- 34.Özellikle hatalı olduğumuzu anladığımız her anda tevbeye yönelmemiz şarttır. " Ey Rabbimiz,unutur veya hata edersek bizi yaptıklarımızdan hesaba çeme...bizim güç yetiremiyeceğimiz sorumluluklarla  da sorumlu tutma,affet bizi,bağışla bizi,acı bize..."Bakara-286
   Çocuk sahibi olmak istediğimizde de Allah'ın emrettiği şekilde dua edeceğiz. "Zekeriya Rabbine,Rabbim katından bana tertemiz bir soy (evlat) bağışla (ver).Sen dualara en güzel karşılık verensin." Al-i İmran 38
   Allah'a yalvarmanın,istekte bulunmanın zamanı yoktur, her zaman ve her şekilde dua ve kullukta bulunmamız şarttır. "Aklını ve yüreğini kullanmasını bilenler o kişilerdir ki,ayaktayken,otururken,yan yatarken hep Allah'ı anarlar (zikrederler,istekde bulunurlar)..." Al-i  İmran -191
   Allah'tan birşeyler isterken,tevbe ederken,öncelikle kendimizin acizliğini ortaya koymamız,kabul etmemiz gerek.Dik başlılıkla,kendini beğenmişlikle kulluk olmaz. "Rabbinize boyun eğerek,gizlice (sessizce,içten gelerek) ürpererek yalvarın yakarın.O (Allah),haddi aşanları,azmışları asla sevmez." A'raf-55
   Allah'tan,münafıklar ve kafirler,müşrikler için dua edilmez. "Onlardan (imansızlardan) ölen birine asla dua etme,cenaze namazını kılma,mezarı başında durma.Bunlar Allah ve rasulüne karşı nankörlük ettiler ve yoldan sapmış olarak ölüp gittiler." Tevbe-84. İsterse bu sapıklar en yakın aile ve yakınlarımız da olsa onlar hakkında bağış dilenmez.Bunun en açık örneği Nuh peygamberin oğlunun boğulmasına üzülmesiyle Allah'ın O'nu şiddetle uyarması ve O'nun da derhal  hata ettiğini anlayıp tevbe etmesinde görüyoruz. "Akraba bile olsalar,cehennem ehli oldukları açık belli olduktan sonra müşrikler için af dilemek ne peygambere,ne de iman edenlere yakışmaz." Tevbe-113
  Dualarımız ve ibadetlerimiz bize Allah katında değer kazandırır. " De ki,duanız ve ibadetleriniz yoksa,Rabbim sizi ne yapsın?Onu yalanlarsanız,azap size kaçınılmaz olur." Furkan-77
  "Yemin olsun ki,Nuh bize yalvarmıştı da,biz ona ne güzel karşılık verdik." Saffa-75
  Allah'a yalvarıp-yakarmalar sadece sıkıntılı  anlarımızda olmamalı. "İnsana nimet (bolluk,rahatlık,servet) verdiğimizde yüz çevirir (Allah aklına bile gelmez),yan yatar,keyfine bakar.Kendine bir şer (sıkıntı) dokununca da hemen duaya,yalvarmağa başlar." Fussilet-51
   Sözün özü,Allah ile aramızdaki bağı asla koparmayalım.Bunun için de namazlarımızı ve dualarımızı asla eksik etmeyelim. "Namaz kılanlar müstesna."Meariç-22  "Ve bunlar,namazlarını ve dualarını daima korurlar." Meariç-34  "De ki,ben ancak Rabbime yalvarır-yakarırım,hiç bir varlığı O'na ortak koşmam." Cin-20