Wednesday, 28 January 2015

2014 YILI BAŞI TÜRKİYE NÜFUSU

2014 YILI İTİBARİYLE TÜRKİYE'NİN ŞEHİRLERE GÖRE NÜFUSU :
YIL:----------------- 2012------------------2013
TOPLAM NÜFUS 75 627 384-------76 667 864
Adana:-----------2.125 635-------2.149 260
Adıyaman--------- 595 261---------597 184
Afyonkarahisar---703 948----------707 123
Ağrı----------------- 552 404 ---------551 177
Amasya----------- 322 283 ----------321 977
Ankara---------- 4 965 542--------5.045 083
Antalya----------2 092 537--------2.158 265
Artvin---------------167 082----------169 334
Aydın------------1.006 541--------1.020 957
Balıkesir--------1.160 731---------1.162 761
Bilecik -------------204 116 ----------208 888
Bingöl--------------262 507-----------265 514
Bitlis ----------------337 253----------337 156
Bolu-----------------281 086----------283 496
Burdur--------------254 341----------257 267
Bursa-------------2.688 171-------2.740 970
Çanakkale---------493 691----------502 328
Çankırı-------------184 406-----------190 909
Çorum--------------529 975-----------532 080
Denizli--------------950 557-----------963 464
Diyarbakır-------1.592 167---------1.607 437
Edirne--------------399 708------------398 582
Elazığ---------------562 703-----------568 239
Erzincan------------217 886-----------219 996
Erzurum-------------778 195-----------766 729
Eskişehir -----------789 750-----------799 724
Gaziantep--------1.799 558---------1.844 438
Giresun--------------419 555-----------425 007
Gümüşhane--------135 216-----------141 412
Hakkari---------------279 982----------273 041
Hatay---------------1.483 674-------1.503 066
Isparta ---------------416 663--------- 417 774
Mersin--------------1.682 848-------1.705 774
İstanbul-----------13.854 740-----14.160 467
İzmir-----------------4.005 459-------4.061 074
Kars--------------------304 821---------300 874
Kastamonu----------359 808----------368 093
Kayseri-------------1.274 968-------1.295 355
Kırklareli--------------341 218---------340 559
Kırşehir---------------221 209----------223 498
Kocaeli--------------1.634 691-------1.676 202
Konya---------------2.052 281-------2.079 225
Kütahya----------------573 421---------572 059
Malatya----------------762 366----------762 538
Manisa--------------1.346 162--------1.359 463
Kahramanmaraş--1.063 174--------1.075 706
Mardin-----------------773 026-----------779 738
Muğla------------------851 145-----------866 665
Muş---------------------413 260----------412 553
Nevşehir--------------285 190-----------285 460
Niğde-------------------340 270----------343 658
Ordu--------------------741 371----------731 452
Rize---------------------324 152----------328 205
Sakarya----------------902 267----------917 373
Samsun-------------1.251 722--------1.261 810
Siirt----------------------310 879----------314 153
Sinop-------------------201 311-----------204 568
Sivas-------------------623 535-----------623 824
Tekirdağ---------------852 321-----------874 475
Tokat-------------------613 990-----------598 708
Trabzon---------------757 898------------758 237
Tunceli------------------86 276--------------85 428
Şanlıurfa------------1.762 075---------1.801 980
Uşak--------------------342 269-----------346 508
Van-------------------1.051 975---------1.070 113
Yozgat------------------453 211-----------444 211
Zonguldak-------------606 527-----------601 567
Aksaray----------------379 915-----------382 806
Bayburt------------------75 797-------------75 620
Karaman--------------235 424------------237 939
Kırıkkale---------------274 729-----------274 658
Batman-----------------534 265-----------547 581
Şırnak------------------462 182-----------475 255
Bartın-------------------188 436-----------189 139
Ardahan----------------106 643-----------102 782
Iğdır---------------------190 409-----------190 424
Yalova------------------211 799-----------220 122
Karabük----------------225 145-----------230 251
Kilis----------------------124 320-----------128 586
Osmaniye------------- 492 135-----------498 981
Düzce------------------ 346 493-----------351 509
Düzenleyen: Hamza SARI

Tuesday, 27 January 2015

KUR'ANDA NAMAZ

     Ey iman edenler! namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar da ellerinizi yıkayın ve başlarınıza ve topuklara (şemiklere) kadar da ayaklarınıza mesh edin.. Eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (tuvaletten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa dokunarak, onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. MAİDE - 6
      Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.  BAKARA -  43
      De ki: "(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O'nundur." Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.         İSRA - 110
    "Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl." (TAHA 14)
     Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız. BAKARA-150
     (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.  NİSA-102
    "Hamd, çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, zillet ve acizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah'a mahsustur" de ve O'nu "Büyük -Yüce" tanıyarak  yücelt. İSRA - 111
      Hani biz İbrahim'e, Kâbe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, Rüku ve Secde  edenler için temizle" diye belirlemiştik. HAC  - 26
      Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler. MÜMİNUN  - 2
      Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.  HUD - 114
       O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın. TAHA -  130
       En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.  A'RAF - 180
       Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.  A'RAF -  55
       Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir."  MÜ'MİN  (Gafir) -  60
        Namazın rükunları olarak,yani namazın,namaz olduğunun anlaşılması için .1-Kıyam,2-Rüku,3-Secde olması 4-Bir de Kur'andan kolayımıza gelen ayetlerin okunması (Kıraet) şartı vardır.Bunların birlikte yapıldığı ibadet şekline NAMAZ (Salad) deriz.Namazda bu hareketleri,duruşları yaparken de elbette Allah'tan af ve isteklerde bulunuruz.Namazda bu kısma da namazda yapılan dualar deriz.Dualarda,elbette sınırlama yoktur.Biliyorsunuz,zaman zaman peygamber efendimiz s.a .namaz kılarken,bazen kıyamda,bazen rükuda,bazan da secdede uzun kaldığı ve buralarda uzun uzun dua ve isteklerde bulunduğu bilinmektedir.Namazın kılınışında yön olarak duracağımız,yön de yine Kur'anda Mescid-i Haram (Korunmuş Mescid) olan KABE'nin bulunduğu yön olarak açıklanmış ve istenmiştir.

   Namazın,Kıraet kısmı mutlaka ARABCA olmak zorundadır.Türkçe veya bir balka dilden olamaz.Çünkü Allah'ın anlatmak istediğini orijinalinden okumak şarttır.Başka dillere tercümesi,belki tam olarak istenen manayı-anlamı verememiş olur.Fakat dualar kısmında elbette kendi anladığın dilden dualar yapabilirsin.Bunda hiçbir sakınca  yoktur.Duaların arabca olması,namazın orijinalinden değildir.Çünkü bu dualarda; Allah'ın sözü ve istediği değil, insan sözü ve insan istekleri vardır.

KUR'ANDA RUH İLE İLGİLİ AYETLER

İSRA-85
Bir de sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin emrindendir. Size ise pek az bilgi verilmiştir." 
   وَيَسْپَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّٖى وَمَا اُوتٖيتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَلٖيلًا 
ŞUARA-193
Onu Ruhu'l-Emin (Cebrail) indirdi. 
   نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَمٖينُ 
GAFİR  (MÜ'MİN) -15
Dereceleri yükselten, Arş'ın sahibi, (insanları) kavuşma gününe karşı uyarmak için emrinden olan ruhu (vahyi) kullarından dilediğinin kalbine indirir.    رَفٖيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِى الرُّوحَ مِنْ اَمْرِهٖ عَلٰى مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهٖ لِيُنْذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ 
NEBE' -38
Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf saf kıyama duracakları gün, Rahman'ın izin verdiğinden başka hiç kimse konuşamaz; o da doğruyu konuşacaktır.   يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰئِكَةُ صَفًّا لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَابًا 
BAKARA-87
Andolsun ki, Musa'ya o kitabı verdik, arkasından bir takım peygamberler de gönderdik. Hele Meryem oğlu İsa'ya deliller verdik ve O'nu Ruhul-kudus ile de destekledik. Demek ki, size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle bir peygamber geldikçe her defasında kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için kimine yalan diyecek, kimini de öldürecek misiniz? 
   وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِهٖ بِالرُّسُلِ وَاٰتَيْنَا عٖيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ اَفَكُلَّمَا جَاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرٖيقًا كَذَّبْتُمْ وَفَرٖيقًا تَقْتُلُونَ 
BAKARA-253
Biz, o işaret edilen peygamberlerden kimini kiminden üstün kıldık. İçlerinden kimi ile Allah konuştu, kimini de daha yüksek derecelere çıkardı. Meryem oğlu İsa'ya da o açık delilleri ve mucizeleri verdik ve kendisini Ruhul-kudus ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onlardan sonraki milletler kendilerine o açık deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerinin kanına girmezlerdi. Ne varki Allah, dilediğini yapar. 
   تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍ وَاٰتَيْنَا عٖيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذٖينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰـكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰـكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُرٖيدُ 

MAİDE-110
Allah buyurduğu vakıt: ya Isâ ibni Meryem sana ve validene olan ni'metimi düşün, hani seni ruhulkudüs ile müeyyed kıldım, nâsa kelâm söyleyordun hem beşikte hem yetişkin iken ve hani sana kitabet, hikmet, Tevrat ve İncil öğrettim ve hani benim iznimle çamurdan kuş biçimi gibi taslayordun, içine üfleyordun da benim iznimle bir kuş oluveriyordu, hem anadan doğma a'mayı ve abraşi benim iznimle iyi ediyordun ve hani ölüleri benim iznimle hayata çıkarıyordun ve hani senden Benî İsraîli def' etmiştim, o vakıt ki onlara o açık mu'cizeleri getirmiştin de içlerinden kâfirlik edenler şöyle demişti: bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil. 

   اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا عٖيسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَتٖى عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِى الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّٖينِ كَهَيْپَةِ الطَّيْرِ بِاِذْنٖى فَتَنْفُخُ فٖيهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنٖى وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْنٖى وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْنٖى وَاِذْ كَفَفْتُ بَنٖى اِسْرَایٖٔلَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذٖينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰـذَا اِلَّا سِحْرٌ مُبٖينٌ 
MÜCADELE-22
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun Allah'a ve peygamberine karşı kanunlar koymaya kalkışan kimselerle sevişir bulamazsın; babaları veya oğulları, kardeşleri veya akrabaları olsalar bile. İşte Allah'ı öyle kimseleri sevmeyen bir topluluğun kalplerine imanı yazmış ve kendilerini tarafından bir ruh (Kuran ayetleri)ile desteklemiştir. Onları içlerinde sonsuza dek kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın taraftarıdırlar. Uyanık ol ki, Allah'ın taraftarları hep kurtuluşa erenlerdir.   لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُوا اٰبَاءَهُمْ اَوْ اَبْنَاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَشٖيرَتَهُمْ اُولٰئِكَ كَتَبَ فٖى قُلُوبِهِمُ الْاٖيمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ اُولٰئِكَ حِزْبُ اللّٰهِ اَلَا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ 
NAHL-102
Söyle onlara: "Onu Rabbinden hak olarak Rühu'l-Kudüs (Cebrail), iman edenlere sebat vermek ve müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için indirdi."   قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِمٖينَ 
ŞURA-52
Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettirdik, sen kitab nedir? İyman nedir? Bilmiyordun ve lâkin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidâyet vereceğiz ve emîn ol sen her halde doğru bir yola çağırıyorsun. 

   وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَا اِلَيْكَ رُوحًا مِنْ اَمْرِنَا مَا كُنْتَ تَدْرٖى مَا الْكِتَابُ وَلَا الْاٖيمَانُ وَلٰـكِنْ جَعَلْنَاهُ نُورًا نَهْدٖى بِهٖ مَنْ نَشَاءُ مِنْ عِبَادِنَا وَاِنَّكَ لَتَهْدٖى اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ 
MERYEM-17
Onlarla arasına bir perde çekti. Derken kendisine ruhumuzu (Cebrail'i) gönderdik de o, düzgün bir insan şeklinde ona göründü. 
   فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا فَاَرْسَلْنَا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا 
ENBİYA-91
Ve o dişiyi (Meryem' i) de ki, o namusunu korudu da kendisine ruhumuzdan (sıfatlarımı aksettiren bir program) üfledik ve kendisiyle oğlunu alemlere bir mucize yaptık. 
   وَالَّتٖى اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فٖيهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَا اٰيَةً لِلْعَالَمٖينَ 
TAHRİM-12
Irzını korumuş olan, İmrân kızı Meryem'i de Allah örnek gösterdi. Biz, ona ruhumuzdan (sıfatlarımı aksettiren bir program) üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden itaat edenlerdendi.   وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّتٖى اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فٖيهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهٖ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتٖينَ 
SECDE 9
Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan (kendi sıfatlarından bir miktarcık aksettiren bir program) üfledi (yükledi) ve sizin için işitmeyi, o görmeleri ve gönülleri yaptı. Siz çok az şükrediyorsunuz!   ثُمَّ سَوّٰیهُ وَنَفَخَ فٖيهِ مِنْ رُوحِهٖ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْپِدَةَ قَلٖيلًا مَا تَشْكُرُونَ 
HİCR-29
Bunun için, Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan (sıfatlarımdan bir program) üflediğim (yüklediğim) zaman, derhal onun için secdeye kapanın!" 
   فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فٖيهِ مِنْ رُوحٖى فَقَعُوا لَهُ سَاجِدٖينَ 
SAD-72
Onu şekillendirip ruhumdan (sıfatlarımdan bir program) ona lifledim mi, derhal ona secdeye kapanın!"   فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فٖيهِ مِنْ رُوحٖى فَقَعُوا لَهُ سَاجِدٖينَ 
MEARİC-4
Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar. 
   تَعْرُجُ الْمَلٰئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ فٖى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسٖينَ اَلْفَ سَنَةٍ 
KADİR-4
Onda melekler ve Ruh (Cebrail), Rablerinin izniyle (yapılacak) her iş için peyderpey inerler.   تَنَزَّلُ الْمَلٰئِكَةُ وَالرُّوحُ فٖيهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ اَمْرٍ 
NİSA-171
Ey Ehli kitab! dininizde gulüvvetmeyin, Allaha karşı hakk olmıyanı söylemeyin, Mesih Isâ ibni Meryem sade Allahın Resulü ve Meryeme ilka eylediği kelimesi ve ondan bir ruh(program)dır, başka bir şey değil, gelin Allaha ve Resullerine iyman getirin «üç» demeyin, vaz geçin hakkınızda hayırlı olur, Allah ancak bir tek ilâhtır, o sübhan bir veledi olmaktan münezzehtir, göklerde ve yerde ne varsa onun vekil de Allah yeter. 

   يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا فٖى دٖينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّ اِنَّمَا الْمَسٖيحُ عٖيسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُ اَلْقٰيهَا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِهٖ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌ اِنْتَهُوا خَيْرًا لَكُمْ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰـهٌ وَاحِدٌ سُبْحَانَهُ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَكٖيلًا 

Ayetlerden anladığımız kadarıyla,Ruh denince aklımıza öncelikle Allah'ın  yarattığı bir varlık olarak anlamamız gerekir.Allah ,Ademi yarattığında O'na kendi ruhundan üfledi derken,Allah ezelden ebede kadar canlıdır.Bunun için Ruh da bu manada Allah'ın kendine mahsus kıldığı için bakidir.Ruh ölmez,ölen cesettir,bedendir.Bu ruh kıyamet günü başka bir bedenle ahiretin şartlarına uygun olarak yeni bedenlerle birleşecek ve böylece yeni yaratılış gerçekleşmiş olacaktır.Nasıl Adem a.s bir bebek değil,olgun bir insan olarak yaratıldıysa,ahirette de insanlar öyle olacaklar.Bu ruhun bedene girmesi nasıl Allah tarafından olduysa,bedenden çıkış da öyle olacaktır.Ama kimilerinin bedeninden tereyağından kıl çeker gibi çıkarken,kimilerinin bedeninden de dikenli,pıtıraklı,ucları sivri birşeyin bedeni parçalarcasına çıkması gibi olacaktır.
Bundan başka Ruh denince Cebrail anlaşılmaktadır.Ruh aynı zamanda kalbe inen ilham olarak da anlatılır.Musanın annesine gelen ilham gibi. Ya da Meryem annemize gelen insan şeklinde olan melek gibi. Herşeyin özü aslı anlamına da gelmektedir.

Hamza  SARI

Monday, 26 January 2015

KANDİL GECELERİ :
Kur'an elbette dinin esaslarını gösteren ilahi mesajların toplamıdır.Din elbette Allah'a aittir ve bu konuda da tam yetki de O'nundur.Kur'anda olmadığı,hakkında hiçbir bilgi verilmediği halde bazı toplumsal yaşam biçimleri ilahi vahye aykırı değilse,bunların kutlanılmasında asla dini bir sakınca yoktur.Ayrıca toplumsal kutlamalar,bayramlar zaten Kur'anda ve diğer hiçbir ilahi kitaplarda geçmez.Örneğin Kurban ve Ramazan bayramları da Kur'anda geçmez ve kutlanılmasıyla ilgili de bir emir yoktur.Bilindiği gibi bize bu alışkanlığı,kutlamayı tavsiye eden ve zamanında da bunları kutlayan, Allah rasulüydü.Dayanağı doğrudan Kur'an olmasa da,o zamanki geleneklerde kutlanan bazı günlere nisbeten peygamber efendimiz de bu bayramların toplu halde kutlanmasını tavsiye eder.
Buradan hareket ederek,kutlanılan bayram günleri,arafe ve kandil günleri de müslümanlarca kutlanmağa başlandı.Kimileri kandil günleri peygamber kutlamadı dese de bayramları kıyaslayarak bu günlerin kutlanılmasında hiçbir islami zıdlık yok,tam tersine islamın CEM olma,birlikte ibadet etme,birlikte sevinçlerini ve üzüntülerini paylaşma vardır.Cuma namazının topluca kılınması,cemaatla namazın tavsiye edilmesi de hep bu mantıkla açıklanır.Kandil gecelerinde müslümanlar gece klubüne gitmiyorlar,Topluca Allah'ı anmak,ibadet etmek için camilere koşuyorlar.Bunun neresi kötü.Efendim dini emir değilmiş,peki sevabın alınması için binbir yollar tavsiye edilmiyor mu Kur'anda.Belki de bu kandil geceleri de bu yollardan birini tamamlıyor.Allah ,sizin bir ibadetinize,sadakanıza,hayrınıza 7 ve hatta 700 karşılık veririm demiyor mu? Cemaatla kılınan namaz daha sevap denmiyor mu?Peki cemaatla insanlar başka bir namaz mı kılıyor ki sevabı fazla oluyor ? Hayır,aynı namazı topluca kılıyorlar.Fark sadece budur..O halde bu sevabın fazla olması,müslümanların topluluğuna bağlanmış olmuyor mu? Bıraksınlar müslümanlar bu günleri KANDİL (NURLU_IŞIK SAÇAN) aydınlık günler olarak görsünler camilere koşsunlar.birbirlerinin kandillerini kutlasınlar.Bunda dine bir ilave yapılmış olmuyorki.Bu gecelere ve özellikle de Ramazan gelince Teravih namazına çatan zihniyet islamı anlamayan,kendi kafasına göre islam anlayışı koyarak bozgunculuk yapanlardır.3-5 hurafeyi bahane ederek Müslümanların birliğinin oluşmasına neden olan bu geceleri reddediyorlar.Akıllı bir müslüman bunu yapmaz.Müslüman şirke karşıdır.İslamın saptırılmasına karşıdır.Müslümanların bu geceleri bahane ederek bir araya gelmesine karşı olamaz.İslamda yeri yok diyemez.İslam ferde hitap ettiği gibi topluma da hitap eden bir dindir.Toplumsal birlikteliği destekleyen bu gecelere müslümanların bir bayram havası içerisinde kutladıkları bu gecelere karşı çıkmak,asıl islama zarar verir.Bazen isabetli bir zamanda,isabetli kararlar almak,nasıl insanın hayatını değiştiriyorsa,belki de bu zamanlar,bu kandil geceleri de bazı müslümanların,insanların hayatlarını hayra değiştirecek zamanlar olabilir.Bunun zararı değil tam tersine yararı vardır.Allah Kur'anda: "siz iyiliği emreden,kötülüğe engel olan bir orta ümmet olun" derken neyi kasdediyor.Burada bu gecelerin kutlanılmasında müslümanlar birbirlerine hep iyiliği tavsiye etmiyor mu? Şu paylaşılan kutlama mesajlarına bir baksınlar,müslümanlar bu mesajlarda birbirlerine hep hayır duada bulunmuyor mu? Bu hayrın tavsiyesiyesi değil mi? Buna vesile olan kandil günleri,neden islama aykırı olsun,neden bunların islamda yeri olmasın.Yazıklar olsun kandil geceleri ve teravih düşmanlığı yaparak müslümanların birliğini bozanlara,yazıklar olsun bu kafada olanlara.İslamı anlamadan anladık diyenlere.
Hamza SARI
KUR'ANI ANLAMAK
***********************
Kur'anı anlamak,islamı yaşamaktır.İslamı yaşamayan Kur'anı anlayamaz.Kur'anı anlıyorum diye birkaç meal okuyup da,Kur'an dışı fikirler yaymak Kur'anı anlamadığını gösterir.Örneğin,geçenlerde birileri kalkmış,Kur'anda yenmesi haram olan etler bellidir,bunun dışındakiler helaldir.gibi saçmalıklar sergileyerek,kedi-köpek,sinek-böcek vs.nin helal olduğunu savunur.Halbuki Kur'anı anlamak bir bütünlük ister.Bir kısım ayetleri alıp,diğerlerini dışta bırakmak Kur'anı anlamak değildir.Allah helal ve haramlarla ilgili bir de genelleme yapar Allah,A'raf-157 de."İyi ve temiz şeyleri size helal, kötü ve çirkin olan şeyler de size haram kılındı" der. .Bu ayetin ucu ve sonu açıktır,Yani .Kur'anda ismen geçmeyen ve fakat,TIBBEN,AHLAKEN,GÖRÜNTÜ OLARAK insanlara ve toplumlara fayda ve zararları da dikkate alınarak yenilmesi veya yenilmemesi gereken etler ve yiyecekler,içecekler ve hatta giyecekler,davranışlar,yaşam biçimleri hakkında KIYASLAMA yapılabilinir.Bazen haram ve helaller de işte bu yolla, böyle anlaşılmış ve belirlenmiş olunur.Bu da yine Allahın haram ve helal saydıklarının içine girer.Bunu yaparken kullar kendi kafasından helal veya haram ortaya koymuş olmuyorlar.Allah'ın koyduğu genel kurala bağlı kalarak kıyaslama yoluyla hükümler çıkarmış oluyorlar.Buna Kur'anı anlamak ve uygulamak denir.İnsanlığı ilgilendiren her konu da bu şekilde Kur'an ayetleriyle kıyaslama yapılarak halledilmiş olur.Bu yolu tıkarsak,Kur'anın anlaşılmasına engel olmuş oluruz.Allah içki ,kumar,fal okları için doğrudan bunlar haramdır demiyor,"BUNLAR ŞEYTANIN PİSLİKLERİDİR" diyor..Bu yolu Allah bize yine Kur'anda göstermiştir.İslamda Hüküm elbette Allah'ındır.Ama Allah bize HİKMETİ verdiğini açıklar.Özellikle de bunun anlaşılması için "sana Kur'anı ve yanında da Hikmeti verdik" der.Kur'anı anlamak ayetlerden hüküm çıkarmaktır.Müslüman Kur'andan hükümler çıkaramıyorsa Kur'anı anlamamış demektir.Kur'anda geçen peygamber kıssaları birer hikaye değildir.Hükümler çıkarılması gereken olayların anlatılmasıdır.Bunları hikaye gibi okuyan ve anlayanlar Kur'anı anlamış değillerdir.Yine Kur'anda geçen benzetmeler yani "müteşabihler" bize kıyaslama yapmanın yolunu ve bu yolla da yüzlerce değişik hükümler çıkarmamıza yardım eder.Sakın olaki,Kur'anı anladım diyerek ,fakat Kur'anla ilgisi olmayan saçmalıklara düşerek Kur'anı anladığını sanan sapıklardan olmayın.
.Bazıları biz Kur'anı sahabe gibi anlamak zorundayız derler.Bu da dar bir görüştür.Sahabelerin bulunduğu asırda olmayan binlerce ve hatta yüzbinlerce yenilikler ve değişiklikler vardır.İslam,Kur'an bunlar hakkında da bilgiler,hükümler koymak zorundadır.İşte bunu Kur'an KIYASLAMA yoluyla yapar.Yeni hükümler ortaya koyar.Bunların da temel kaynağı yine Kur'andır.İşte Kur'an bu anlayış ve bu yollarla kıyamete kadar insanlığa hitap eder,çözümler üretir.Allah:"size sivri sineği bile örnek vermekten çekinmez" derken,bal arısından bahsederken,örümcek yuvasının ne dayanaksız bir ev olduğundan bahsederken de hep bu kıyaslamaları yapmıştır.Hatta Yusuf a.s ın gömleğinin arkadan yırtılmasıyla,gerçeğin ortaya çıkmasını göstermiştir.Allah'ı bir an bile unuttuğunda buna mukabil fazladan 2-3 yıl daha hapiste kaldığını anlatır bu bile bundan birçok hüküm çıkarmağa yeter.
Kur'anı, gereği gibi anlamak ve yaşamak müslümanın birinci hedefi olmalı.Şu Kur'anda yok,öyleyse yap,yaşa kafana göre anlayışı islamın hedeflediği anlayış değildir.
Allah faizi haram kılar.Ama hangi faizi,kat kat olan faizi.Yani tefeciliği haram sayar.Enflasyona karşı paranın değerini koruyanı,başkasının parasıyla para kazanıp da bu kazançtan bir miktarını da para sahibine verilmeyi faizden,haram olan faizden saymaz.Çünkü karşılıklı bir ticaret vardır bunda.Ama tefecilikte bu başkadır.Haram olan faiz de işte budur.Daha yüzlerce örnek vermek mümkündür.Önemli olan Kur'anı,Allah'ın istediği gibi anlamaktır.
Hamza SARI

Tuesday, 20 January 2015

وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ فَلَمَّا جَاءهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ إِلَى رَبِّكَ فَاسْأَلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ للاَّتِي قَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ إِنَّ رَبِّي بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌHükümdar dedi ki :Onu bana getirin Bunun üzerine,O'na elçi gelince:efendine dön ve ellerini kesen o kadınların zoru neydi kendine sor.Şüphesiz ki benim Rabbim onların düzenini bilir dedi YUSUF-50

Monday, 19 January 2015

İSLAM İS A RELİGİON OF PEACE
İslam is opposed to all forms of terrorism.İslam is a religion of peace.Zionism is behind the terrorism.Zionists show islam as a terrorist religion.Bkack propaganda is the number one weapon of Zionists.Today,the world is under control by the Zionist media.Zionsits are not only the enemy of İslam,but also they are the enemy of other nations.Zionists are the controling power in the world today.Today,Masons also controling by Zionists.All the economic crisis in the world started by these peole.Behind all the terrorist organization has this power.
Poeple must read the Koran, to understand islam,.İslam says: "killing a person,is like to kill all of humannity.
All muslims must firstly understand of Koran and live by.Muslims must only take as a role model prophet Muhammed up on him.and live by his example.
Muslims must convey true islam to other people.so that they don't understand it wrongly.This is an obligation up on all muslims.
Hamza SARI

ŞEHİD KİMDİR

Kur'anda şehitlik ile ilgili ayetler:

Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Tam aksine, onlar diridirler ama siz farkında olmazsınız./Bakara154
 Eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, şunu bilin ki, Allah'ın mağfireti ve rahmeti onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır./Ali İmran157
 Allah yolunda öldürülmüş olanları ölüler sanma sakın. Hayır! Onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklandırılıyorlar./Ali İmran169
 Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiğiyle sevinçlidirler. Ve arkada kalıp kendilerine katılmamış olanlara şunu müjdeliyorlar: Onlar için korku yoktur; tasalanmayacaklardır onlar. /Ali İmran170
 
Değersiz hayatı, âhiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Allah yolunda çarpışıp da öldürülen yahut galip gelene biz, yakında, büyük bir ödül vereceğiz./Nisa74

O müminler ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra bile Allah'ın ve resulün çağrısına cevap verdiler. Onlar içinden, güzel işler yapıp takvaya sarılanlara büyük bir ödül vardır./Ali İmran172

Yukardaki ayetlerde açıkça görülmektedir ki,"ŞEHİDLİK" sadece Allah yolunda ölmek ve öldürülmektir.Bunun dışındaki ölüm ve öldürmelere şehid denmez.Allah katında Şehidlikle muamele görmezler
Demek ki,sadece Allah için savaşa çıkan ve bu savaşta ölen veya yaralanıp daha sonra ölenlere Allah şehid dediği gibi:,Savaş olmadığı halde ve fakat Allah yolunda değişik yollarla mücadele eden,şalışan-çaba gösteren ve bu esnada ölenler de "şehidlik" ile muamele görüleceklerdir.Örneğin Allah için islamı tebliğ eden,Allah için ilim tahsil eden,Allah yolunda,Allah'ın davasına değişik yollarla hizmet eden ve bu çalışmaları esnasında hayatlarını kaybedenler de "şehid"tirler.
Bunun dışında ölenlere Allah şehid demiyor.Şehidlik denen yüce makamı sulandırmak ve bulandırmak için yüzlerce çeşit şehidlik icad ettiler.Hatta PKK teröristleri,komunist dinsizleri,ihtilalci zalimleri bile şehid yapıp çıktılar.Küçük yaşta ölen bebekleri,suda boğulanları,sokak kavgasında ölenleri bile şehid yaptılar.Halbuki HÜKÜM (karar,yetki) Allah'a aittir.Allah'ın vermediği bir hükmü sizler nasıl O'nun adına kullanır da böyle iğreti laflar edersiniz.

Bu ayetlerin dışında,Kur'anda geçen şu ayetler de savaşla ilgilidir.(Nisa 69,72,74,75,76,84,89,95,100-enfal60,enfal74-tevbe19,41,111-h ac58-muhammed4-ali İmran 140,157,169-Hadid19……..)

KUR'ANDAN RUH-RIZIK- AYETLERİ

"Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın" 
(HİCR SURESİ / 29)
Kullarından dilediklerine, melekleri emrinden olan ruh ile indirir: Benden başka ilah yoktur, şu halde benden korkup-sakının, diye uyarın" 
(NAHL SURESİ / 2)
Sana ruh'tan sorarlar; de ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir" 
(İSRA SURESİ / 85)
Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti Ne az şükrediyorsunuz? 
(SECDE SURESİ / 9)
"Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın" 
(SAD SURESİ / 72)
İmran'ın kızı Meryem'i de Ki o kendi ırzını korumuştu Böylece Biz ona ruhumuzdan üfledik O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti O, (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı 
(TAHRİM SURESİ / 12 )
Andolsun, biz Ademoğlunu yücelttik; onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz, güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık 
(İSRA SURESİ / 70)
Böylece, aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik (uyandırdık) İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Ne kadar kaldınız?" Dediler ki: "Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık" Dediler ki: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin" 
(KEHF SURESİ / 19)
Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam (ı işitirler) Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır 
(MERYEM SURESİ / 62)
Size, rızık olarak verdiklerimizden temiz olanlarından yiyin, bu konuda azgınlık yapmayın, yoksa gazabım üzerinize kaçınılmaz olarak iner: benim gazabım, kimin üzerine inerse, muhakkak o, tepetaklak düşmüştür 
(TAHA SURESİ / 81)
Onlardan bazı gruplara, kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir 
(TAHA SURESİ / 131)
Ehline (ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran Biz senden rızık istemiyoruz, biz sana rızık veriyoruz Sonuç da takvanındır 
(TAHA SURESİ / 132)
Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun 
(HAC SURESİ / 28)
Biz her ümmet için bir "Mensek" kıldık, O'nun kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar diye İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır, artık yalnızca O'na teslim olun Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver 
(HAC SURESİ / 34)
Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir 
(HAC SURESİ / 35)
Buna göre, iman edip salih amellerde bulunanlar, onlar için bir bağışlanma (mağfiret) ve üstün bir rızık vardır 
(HAC SURESİ / 50)
Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktırŞüphesiz Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır 
(HAC SURESİ / 58)
Yoksa sen onlardan haraç mı istiyorsun? İşte Rabbinin haracı (dünya ve ahiret armağanı) daha hayırlıdır O, rızık verenlerin en hayırlısıdır 
(MÜ'MİNUN SURESİ / 72)
Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara; iyi ve temiz erkekler, iyi ve temiz kadınlara (yaraşır)Bunlar, onların demekte olduklarından uzaktırlar Bunlar için bir bağışlanma ve kerim (üstün) bir rızık vardır 
(NUR SURESİ / 26)
Çünkü Allah, yaptıklarının en güzeliyle karşılık verecek ve onlara kendi fazlından arttıracaktır Allah, dilediğini hesapsız rızıklandırır 
(NUR SURESİ / 38)
Ya da halkı sürekli yaratmakta olan, sonra onu iade edecek olan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı? De ki: "Eğer doğru söylüyor iseniz, kesin-kanıt (burhan)ınızı getiriniz" 
(NEML SURESİ / 64)
İşte onlar; sabretmeleri dolayısıyla ecirleri iki defa verilir ve onlar kötülüğü iyilikle uzaklaştırıp kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler 
(KASAS SURESİ / 54)
Dediler ki: "Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak, yerimizden (yurdumuzdan ve konumumuzdan) çekilip-kopartılırız" Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı, güvenli bir harem'de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar 
(KASAS SURESİ / 57)
Dün, onun yerinde olmayı dileyenler, sabahladıklarında: "Vay, demek ki Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletip-yaymakta ve kısıp-daraltmaktadır Eğer Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de şüphesiz batırırdı Vay, demek gerçekten inkâr edenler felah bulamaz" demeye başladılar 
(KASAS SURESİ / 82)
"Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve bir takım yalanlar uyduruyorsunuz Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin Siz O'na döndürüleceksiniz" 
(ANKEBUT SURESİ / 17)
Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır O, işitendir, bilendir 
(ANKEBUT SURESİ / 60)
Allah, kullarından dilediğine rızkı yayıp-genişletir, (ve) kısar da Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir 
(ANKEBUT SURESİ / 62)
Geceleyin ve gündüzün uyumanız ile O'nun fazlından (geçiminizi temin için rızkınızı) aramanız, O'nun ayetlerindendirŞüphesiz işitebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır 
(RUM SURESİ / 23)
Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır? "İşte biz, aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız 
(RUM SURESİ / 28)
Görmüyorlar mı ki, Allah, dilediğine rızkı yayıp-genişletir ve kısar da Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır 
(RUM SURESİ / 37)
Allah; sizi yarattı, sonra size rızık verdi, sonra sizi öldürmekte, daha sonra sizi diriltmektedir Ortaklarınızdan bunlardan herhangi birini yapacak var mı? O, şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir 
(RUM SURESİ / 40 Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler 
(SECDE SURESİ / 16)
Ama sizden kim Allah'a ve Resûlü'ne gönülden -itaat eder ve salih bir amelde bulunursa, ona ecrini iki kat veririz Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır 
(AHZAB SURESİ / 31)
(Çünkü O) İman edip salih amellerde bulunanları ödüllendirecek İşte mağfiret ve üstün rızık onlarındır 
(SEBE' SURESİ / 4)
Andolsun, Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi (Onlara demiştik ki "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var)" 
(SEBE' SURESİ / 15)
De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?" De ki: " Allah, gerçekten ya biz, ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta" 
(SEBE' SURESİ / 24)
De ki: "Şüphesiz benim Rabbim rızkı dilediğine genişletir-yayar ve kısar da Ancak insanların çoğu bilmiyorlar" 
(SEBE' SURESİ / 36)
De ki: "Şüphesiz benim Rabbim, kullarından rızkı dilediğine genişletip-yayar ve ona kısar da Her neyi infak ederseniz, O (Allah), yerine bir başkasını verir; O, rızık verenlerin en hayırlısıdır" 
(SEBE' SURESİ / 39)
Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka yaratıcı var mı? O'ndan başka ilah yoktur Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz? 
(FATIR SURESİ / 3)
Gerçekten Allah'ın Kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler 
(FATIR SURESİ / 29)
Ve onlara: "Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o inkâr edenler iman edenlere dediler ki: " Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz"(YASİN SURESİ / 47)
İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır 
(SAFFAT SURESİ / 41)
Şüphesiz bu, Bizim rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok 
(SAD SURESİ / 54)
Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip-yayar ve (dilediğine) kısar da Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır 
(ZÜMER SURESİ / 52)
O, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor İçten (Allah'a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez 
(MÜ'MİN SURESİ / 13)
"Kim bir kötülük işlerse, kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun, dişi olsun- bir mü'min olarak salih bir amelde bulunursa, işte onlar, içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler" 
(MÜ'MİN SURESİ / 40)
Allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi İşte sizin Rabbiniz Allah budur Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir
(MÜ'MİN SURESİ / 64)
Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti 
(FUSSİLET SURESİ / 10)
Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur O, dilediğine rızkı genişletip-yayar ve kısar da Çünkü O, her şeyi bilendir 
(ŞURA SURESİ / 12)
Allah, kullarına karşı lütuf sahibidir; dilediğini rızıklandırır O, kuvvetlidir, azizdir 
(ŞURA SURESİ / 19)
Eğer Allah, kulları için rızkı (sınırsızca) geniş tutup-yaysaydı, gerçekten yeryüzünde azarlardı Ancak O, dilediği miktar ile indirir Çünkü O, kullarından haberi olandır, görendir 
(ŞURA SURESİ / 27)
Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler, 
(ŞURA SURESİ / 38)
Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında), Allah'ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır 
(CASİYE SURESİ / 5)
Andolsun, biz İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık 
(CASİYE SURESİ / 16)
Kullara rızık olmak üzere Ve onunla (o suyla) ölü bir şehri dirilttik İşte (ölümden sonra) diriliş de böyledir 
(KAF SURESİ / 11)
Gökte rızkınız vardır ve size va'dolunmakta olan da 
(ZARİYAT SURESİ / 22)
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum 
(ZARİYAT SURESİ / 57)
Hiç şüphesiz, rızık veren O, metin kuvvet sahibi olan Allah'tır 
(ZARİYAT SURESİ / 58)
Ve rızkınızı (Kur'an'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz? 
(VAKIA SURESİ / 82)
Bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur) 
(VAKIA SURESİ / 89)
Oysa onlar (kendilerini tümüyle Allah'a ve İslam'a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman, (hemen) ona sökün ettiler ve seni ayakta bıraktılar De ki: "Allah'ın katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır" 
(CUM'A SURESİ / 11)
Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin 
(MÜNAFİKUN SURESİ / 10)
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır 
(TALAK SURESİ / 3)
Geniş-imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin Allah, hiç bir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir 
(TALAK SURESİ / 7)
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik) Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir 
(TALAK SURESİ / 11)
Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin Sonunda gidiş O'nadır 
(MÜLK SURESİ / 15)
Eğer O, rızkını tutsa (vermese), rızkınızı verecek olan kimmiş? Hayır; onlar, bir azgınlık ve nefret içinde inatla direniyorlar 
(MÜLK SURESİ / 21)
Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik 
(CİN SURESİ / 16)
Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der 
(FECR SURESİ / 16 )