Thursday, 27 August 2015

ALLAH,BİZE KİMİN YANINDA OLACAĞIMIZI SÖYLER
VE
BİZE YOL GÖSTERİR
" Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? " NİSA suresi-114.ayet
“Ey iman edenler! Küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (dahi) dost edinmeyin.Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zâlimlerdir.” Tevbe Suresi, 23.ayet
"Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır."Al-i İmran suresi-28.ayet
"Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez." Maide suresi-51.ayet
"Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının."
Maide Suresi-57.ayet
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir." Mücadele Suresi-22.ayet
"Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği, kabirlerdeki kafirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin." Mümtehine Suresi-13.ayet
"Allah, “Ey Nûh! O senin ailenden değildir. Çünkü o, doğru olmayan bir iş yapmıştır. Öyleyse, hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Doğrusu, câhillerden olman konusunda seni uyarıyorum” dedi." HUD Suresi-46.ayet
Daha bu manalara gelen ,Kur'anda ,onlarca ayetler vardır.
Şimdi,ben "müslüman oldum= Allah'a teslim oldum" diyen biri bu ayetleri bir tarafa bırakarak kendi heva ve heveslerine göre veya dünyalık çıkarlarına,siyasi görüşlerine göre hareket ederek bu ayetlerin tersini yaparsa,buna müslüman denir mi? Ya da kendine , "ben demüslümanım" diyen biri doğru söylemiş veya doğru hareket etmiş olur mu? OLMAZ elbette.Yani sözü ile özü bir olmayan durumuna düşer.Dinimizde bu tiplere MÜNAFIK denir.Münafıklar hakkında da Kur'anda onlarca ayet vardır:
Kur’ân-ı Kerim’e Göre Münâfıkların Özellikleri
1- Müslümanları aldatmaya çalışırlar: “Allah’ı da, mü’minleri de güya aldatırlar. Hâlbuki onlar kendilerinden başkasını aldatamazlar da yine farkına varmazlar.” Bakara-9
2- Kalplerinde hastalık vardır: “Onların kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için acıklı bir azap vardır.” Bakara -10
3- Fesatçıdırlar: “Kendilerine yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman ‘biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Gözünü aç, onlar muhakkak ki fesatçıların ta kendileridir. Fakat farkında değildirler.” Bakara, 11 ve 12.ayetler
4- Müslümanları Küçümserler: “Onlara ‘insanların (müslümanların) inandığı gibi inanın’ denilince, ‘biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?’ derler. Dikkat et ki (asıl) beyinsizler hiç şüphesiz kendileridir. Fakat bilmezler.” Bakara,-13
5- Müslümanları alaya alırlar: “Onlar mü’minlerle karşılaştıkları zaman ‘(biz de) iman ettik’ derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile başbaşa kaldıklarında ise: ‘biz sizinle beraberiz, biz onlarla sadece alay ediyoruz’ derler.” Bakara, 14
6- Kâfirleri dost edinirler: “Onlar, mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenlerdir. İzzeti (güç ve şerefi) onların yanında mı arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.” Nisâ, 139
7- İki taraf arasında yalpalarlar. hem haktan görünürler hemde batıldan görünürler.Ne bu tarafa ve ne de o tarafa yar olurlar. Allah'ın şaşırttığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın.Nisa-142
8-İman ile küfür arasında bocalarlar: “Onlar, iman ile küfür arasında bocalayan bir sürü kararsızlardır. Ne onlara ne (bağlanıyorlar), ne bunlara.” Nisâ, 143
9- Allah’ın indirdiği ile değil; tağutun hükmü ile hükmedilmek isterler: “Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tağuta küfretmeleri (inanmamaları) kendilerine emrolunduğu halde, tâğutun önünde muhakemeleşmek, onunla hükm edilmek istiyorlar. Hâlbuki şeytan, onları büsbütün saptırmak istiyor. Onlara Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Rasûl’e gelin (onlara başvuralım, onlarla hükm edelim) denildiği zaman, münâfıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.” Nisâ, 60-61
Değişik izmlere, İslâm dışı düzenlere bağlanıp onları hakem yapanlar, onların hükmünü, uygulamalarını tercih edenlerin bu ayetlere göre hükmü çok nettir.
10- Yalan yere yemin ederler: “Onlar, yeminlerini bir kalkan edindiler de (bununla insanları) Allah yolundan çevirdiler. İşte onların hakkı, horlatıcı bir azaptır.” Mücâdele, 16
11- Mü’minlere kin beslerler: “Onlar sizinle buluştukları zaman ‘inandık’ derler; Sizden ayrıldıklarında size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) geberin! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.” Âl-i İmran, 119
12- Mü’minlerin iyiliğe uğramalarına üzülüp başlarına bir bela geldiğinde sevinirler: “Eğer size bir iyilik dokunursa onları tasaya düşürür; başınıza bir musibet gelse, buna sevinirler. Eğer sabreder ve korunursanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez.” Âl-i İmran, 120
13- Korkaktırlar: “Sizden olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Halbuki onlar sizden değillerdir, fakat onlar korkak bir topluluktur.” Tevbe, 56
14- Ellerine fırsat geçince müslümanlara suikast tertip eder ve gizli planlar kurarlar: “Andolsun ki onlar, daha önce de fitne (ve fesat) çıkarmak istemişler, senin hakkında birtakım işler (dolaplar) çevirmişlerdi. Nihayet hak (nusret) geldi ve onlar istemedikleri halde Allah’ın emri yerini buldu (Allah’ın dini galebe çaldı).” Tevbe, 48
15- Mü’minlere iftira atarlar: “O uydurma haberi (iftirayı) ortaya atanlar, içinizden (belli) bir gruptur… Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın mü’minlerin, kendi vicdanlarıyla hüsn-i zanda bulunup da: ‘Bu apaçık bir iftiradır’ demeleri gerekmez miydi?” …Onlar yalancıların ta kendisidirler.” Nur, 11-13
16- Namaz konusunda üşengeç ve tembeldirler. Gösteriş yaparlar: “Namaza kalktıkları zaman üşene üşene gelirler, istemeye istemeye infak ederler.” Tevbe, 54
“Onlar, namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı da çok az hatıra getirip anarlar.” Nisâ, 142
17- Kâfirler hesabına casusluk yaparlar: “Onlar durmadan yalana kulak verirler ve senin huzuruna gelmeyen diğer bir kavim hesabına casusluk eden kimselerdir. Kelimeleri yerlerinden kaydırıp değiştirirler.” ( NOT:Paralelciler gibi) Mâide, 41
18- Kur’an’ı yanlış yorumlarlar: “İşte kalplerinde eğrilik bulunanlar, sırf fitne aramak (ötekini berikini saptırmak) ve (kendi arzularına göre) te’viline yeltenmek için onun müteşâbih olanına tâbi olurlar.” Âl-i İmran, 7
19- Müslümanları kâfir yapmaya çalışırlar: “Onlar, kendilerinin küfrettikleri gibi sizin de küfredip inkâr ederek onlarla beraber olmanızı arzu ederler.” Nisâ, 89
20- Müslüman olduklarını iddia ettikleri halde, Kur’an’ın bir kısmını kabul etmezler: “Yoksa siz, Kitab’ın bir kısmına inanıp da bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında rezil ve rüsvaylıktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde de onlar, azabın en çetinine iletileceklerdir. Alla, yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir.” Bakara, 85
21- Dış görünüşleri aldatıcıdır: “Onları gördüğün zaman, kalıpları (kıyafetleri) hoşuna gider. Konuştuklarında sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler (giydirilmiş odunlar) gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar. Asıl düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah gebertsin onları. Nasıl da bu hale geliyorlar?” Münâfıkun, 4
22- Kötülüğü emredip, iyilikten men ederler: “Münâfık erkekler de, münâfık kadınlar da birbirinin (tamamlayıcı) parçasıdırlar (hepsi birbirine benzer). Onlar kötülüğü emrederler. İyilikten vazgeçirmeye uğraşırlar. Ellerini (cimrilikle sımsıkı) yumarlar. Onlar, Allah’ı unuttular (O’na tâati bıraktılar). Allah da onları unuttu (onlara lutfunu terk etti). Şüphesiz ki münâfıklar, fâsıkların ta kendileridir.” Tevbe, 67
23- Zekât vermek istemezler, dönektirler: “Onlar, istemeye istemeye infak edip harcarlar.” (9/Tevbe, 54) “Onlardan kimi de, ‘Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka zekât vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız’ diye Allah’a and içti. Fakat Allah lutfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah’ın emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler. Onlar öyle dönektirler.”Tevbe, 75-76
Kur’an, onlar ( Münafıklar) hakkında şu hükmü verir:
“Doğrusu münâfıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlar için hiçbir yardımcı bulamazsın.” Nisâ, 45
Şimdi bunca ayeti gördüğünüz halde,kimlerle dost olmanız gerektiğini,ya da dost edinirken kimlere ve nelere dikkat edeceğinizi anladınız mı? Daha doğrusu ANLAYABİLDİK Mİ ?
Allah,iman,feraset (gerçekleri görebilen) özelliği nasip etsin inşallah.Unutmayın en güzel dost Allah'tır,O'nun yolunda olanlardır.Üç kuruşluk dünyalık çıkarlarınız için ebedi hayatınızı perişan etmeyin. En güzel selamlar Mü'minler üzerine olsun.
Hamza SARI