Saturday, 27 October 2012

İSLAMDA KURBAN İBADETİ

      KURBAN KESMEK İBADETİ  insanlık tarihi kadar eskidir. İslamda bu ibadet taa Hz.Adem a.s danberi vardır..Bunu yine Kur'andan öğreniyoruz.
     "Ey Rasulün,Ehl-i kitaba,Ademin iki oğlunun haberini hakkıyla oku.Onlar  (Habil ve Kabil),Allah rızasını kazanmak için KURBAN kesmişlerdi de,birinden kabul edilmiş,diğerinden kabul edilmemişti.Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil),diğerine:-seni muhakkak öldüreceğim- demişti.Allah ancak takva sahiplerinin kurbanlarını kabul ederi"    El-Maide suresi,ayet -27
      Gelen her peygamberin getirdiği islamı emirlerin için de Namaz,Oruç, Zekat,Kurban ibadetleri mutlaka vardır.Hac ibadeti ise yine Allahın emriyle Hz.İbrahim a.s mın kabeyi yapmasından sonra farz kılınmıştır.İşte bu nedenle Kurban bir ibadettir ve ilk insandan bu güne kadar var olagelmiş bir ibadettir.FARZ'dır.Vacip olan ise ,Kabeyi tavaf etmek üzerine farz olduğu halde,herhangi bir sebeple Kabeyi ziyaret edememek nedeniyle de ,bunu telafi etmek maksadıyla kurban kesmek vaciptir. "Haccı da,umreyi de Allah için layıkıyla tam yapın.Fakat herhangi bir sebeple bunlardan alıkonursanız,Kurbanlardan hangisi sizin için kolaysa (deve,sığır ve davar cinsinden) onu kesmek size  VACİPTİR...."Bakara suresi ayet-196
     Kurban kesmek ibadetiyle ilgili başka bir ayet de: "Biz her ümmete hayvan cinsinden kendilerine  rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah'ın adını ansınlar diye KURBAN KESMEYİ FARZ KILDIK. Şimdi ilahınız bir tek olan Allahtır.Öyle ise O'na teslim olun.İhlaslı ve mütevazi olanları sen müjdele." Hac suresi ayet-34
      Ayette de açıkça görüldüğü gibi kurban da aynen oruç gibi eski ümmetlere de farz kılınmış bir ibadettir.
    "Biz kurbanlık hayvanları da Allah'ın size verdiği  ve dinin alametleri (işaretleri-belgeleri) kıldık.Sizin için bu kurbanlıklarda bir hayır vardır....."Hac suresi,ayet-36
    Her ibadetin elbette bir şekil biçimi vardır.Namazdaki ruku,secde,oturma hareketleri ,oruçta aç kalma,yemek yememe,su içmeme,cinsel ilişkide bulunmama,hacda da dört duvarlı bina olan kabe, kabenin etrafında dönme,Arafatta vakfe (ayakta durarak dua ederek bekleme) gibi.İşte Kurbanda da Kurbanlık hayvan ve onun eti,derisi,kemikleri vs.Bunlar ibadetlerin sadece şekilleridir.Şekiller asla Allah'a ulaşmaz.Allah'a ulaşacak olan TAKVA'dır.Allah sevgisi ve Allah'a bağlılıktır.Allah'ı RAB olarak her işimizde ölçü almaktır.O'na kul olmaktır.Kulluğumuzu şekillerle de olsa göstermektir. "Elbette Kurbanların ne etleri,ne kanları, (asla) Allah'a ulaşmaz.Fakat ,ancak  sizden TAKVA (halis gönülden bağlılık,ibadet anlayışı) Allah'a ulaşır.İşte kurbanlıkları böyle sizin emrinize verdi ki,size doğru yolu böylece göstermiş olsun.Allah'a tekbir getirerek O'nun adını yüceltin.Ey Rasulüm ihlasla güzel işler yapanları (cennetle) müjdele."Hac suresi,ayet-37
        Demek ki,kurban keserken TEKBİR GETİRMEK DE FARZDIR.Zira Kur'anda bizim için yapılması emredilen her emir Farzdır.Farz sadece 32 tane değil,54  de değil.Kur'anda bize yapılmasının emredildiği her emir farzdır. (camilere giderken temiz ve güzel elbise giymek de bir Allah emridir.O da farzdır)
       Kurban ile ilgili başka bir emir de: "O halde namaz kıl ve kurban kes." Kevser suresi,ayet-2
ayetidir.Yukardaki ayetlerden de anlaşılacağı gibi tüm ibadetler gibi,Kurban kesmek ibadeti de Allah içindir.Buna dikkat çeken Rabbımız Allah " De ki,şüphesiz benim namazım ,kurbanım,hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbı Allah içindir." En'am suresi,ayet-162 diye bu gerçeği bize açıklamıştır.
      Durum böyle olunca,yıllardır,hatta asırlardır bizlere Kurban Kesme ibadetiyle ilgili Hz.İbrahim ve oğlu Hz.İsmail'in Kur'anda geçen Kurban etme olayı anlatılır.Bunun direk olarak bizim kesdiğimiz Kurbanlıklarla asla ilgisi yoktur.O olay sadece ve sadece bu iki muhterem insanın bir imtihanıdır.Elbette o olayda da biz müslümanlar için çok önemli alınması gereken mesajlar vardır.Kur'anda anlatılan KISSALAR elbette birer hikaye değildir.Bize verilmek istenen binlerce MESAJLARI kapsar.Elbette o olayda da Kurban konusunda almamız gereken ibretlikler vardır.Örneğin,insanın kurban keserken en kötü hayvanını değil,en kıymetli, hatta çocuğu gibi kıymet verdiği bir hayvanı kurban etmeli.Kurban ederken sadece ve sadece Allahın emrini yerine getirmek kası ve maksadı olmalı.(et yemek maksadı değil).Allah için en sevdiği şeylerden vaz geçmesini bilmeli.Bunun da bir TAKVA olduğunu kavramalı.Ayrıca İbrahim ve İsmail peygamberlerin bu olayından çıkartılacak en önemli mesajın da SÖZÜNDE DURMAK,SÖZÜNÜ YERİNE GETİRMEK olduğunu da unutmamak gerek.Zira yıllar yılı bir çocuğu olmayan ve ihtiyarlık sınırına dayanmış bir insanın (İbrahim.as.)dusaında "ey Allahım bana bir çocuk nasip et,sana en sevdiğim şeyi kurban bile ederim"demesinin altında bu SIR yatıyor.Onun bu isteğini,ihtiyarlık yaşında da olsa yerine getiren Allah'a karşı ,acaba İbrahim bu sözünü yerine getirebilecek mi? diye de bir imtihan söz konusu.Verdiğ sözü yerine getirebilme söz konudur bu olayda.Ayrıca insan Allah'ı öyle sevebilmeli ki,Allah emri karşısında en sevdiği şeylerden bile fedakarlık yapabilmeli İbrahim peygamber örneğinde olduğu gibi.İşte Kur'anda bu kıssalar bunu için vardır.Bize anlayacağımız dilde anlayışta anlatılan örneklerdir.Heyhat! kaç kişi bu öğütleri anlar ki..
    İşte budur İslamda kurban ibadeti.Bu anlayış ve takvada kurban keselim.Unutmayalım ki kurban ibadetin de niyetler,Allah'a kullukta takınacağımız tavır ve niyetler önemlidir.
     Diğer bir yanlışı da bu arada zikredeyim.Hani derler ya,kıyamette SIRAT KÖPRÜSÜNDE kestiğimiz kurbanlara binerek geçeceğiz diye.Kesinlikle bunun dinde,islam dininde yeri yoktur.Külliyen yalandır,batıldır,hurafedir,sakat inanıştır.Hatta sırat köprüsü diye bir şey de yoktur.Ne Kur'anda ve de ne Kur'ana uyan gerçek hadislerde böyle birşey söz konusu değilidr.Uydurma hadislerde olabilir,o da adı üstünde UYDURMA HADİS.Bunlar sahih hadis kitaplarında da olsa UYDURMADIR.Orada olmaları doğru hadis anlamına gelmez.Ölçü KUR'ANDIR.Kur'ana uymayan bir sözü asla Hz.Muhammed a.s.söylemez söylemez söylemez.Bu her müslümanın tek ölçüsü olsun.Ölçü Kur'andır.Din Kur'andır.Uygulaması ise Peygamber SÜNNETİDİR.Hadisi değil.Sünneti.Kur'ana uymayan bir yaşam biçimi de asla Peygamber sünneti olamaz.

Thursday, 11 October 2012

İSLAM VE SAVAŞ

      İslam barış demektir,Sulh demektir.Allaha teslim olmak demektir.Savaş ise cehd kelimesinden gelen Cihad demektir.Cehd aynı zamanda kararlı hareket etmek demektir.Allah yolunda karar verip,verdiği karardan dönmemek demektir.Allah yolunda mücadele etmek,mücahade temek demektir.Allah yolunda malını canını feda edecek kadar bağlı olmak demektir.
     İslamda savaşmak elbette vardır.Ama ne zaman savaş gerektiğini de yine bize Kuran haber verir.İslamda savaş,masum insanları öldürmek için yapılmaz.Sivil halkın üzerine bomba  atarak olmaz.Çarşı-pazarı bombalayarak olmaz.Bunlar islamın öngördüğü savaş değildir.Bunlar islam düşmanlarının,islamı kötü göstermek için,terör dini yapmak için,bazı cahil-fanatikleri kullanmalarından başka birşey değildir.Bu yolda olanlara müslüman bile denmez.Kuran haksız yere bir cana kıyan ,bütün insanlığı öldürmüş gibi kabul eder.İşte islam bu islam dışı savaşmayı kesinlikle yasak eder.Bunları Cani-katil sayar.Gizli örgütlerin maşaları olan bu terör yanlılarını asla müslüman saymaz.
      İslam savaşan,savaşla dini tebliğ eden bir anlayışı kesinlikle reddeder."DİNDE ZORLAMA YOKTUR.ÇÜNKÜ İYİLİK VE KÖTÜLÜKLER APAÇIK BELİRTİLMİŞTİR.KİM KÖTÜLÜKLERE SON VERİR,ALLAHA İNANIRSA,ASLA KOPMAYAN BİR BAĞA (YOLA) BAĞLANMIŞ OLUR." Bakara suresi,ayet-256
     "EĞER MÜŞRİKLERDEN BİRİSİ SANA SIĞINIRSA,SEN ONU KORU Kİ,ALLAHIN SÖZÜNÜ ( KURANI) İŞİTSİN.SONRA  YİNE DE İNANMAZSA KENDİNİ EMİN (GÜVENDE) HİSSEDECEĞİ YANDAŞLARININ YANINA KADAR GÖTÜRÜN TESLİM EDİN.ÇÜNKÜ ONLAR ALLAHIN DİNİNİ BİLMEZLER." Tevbe  suresi,  ayet-6
      islam değil bir topluma suçsuz yere savaş açmayı, onlara karşı adaletsizlik yapmayı bile yasaklar.  " BİR TOPLUMA OLAN KİNİNİZ,SAKIN SİZİ ADALETSİZLİĞE SÜRÜKLEMESİN.ADİL OLUN.ÇÜNKÜ ALLAHA YAKIN OLMANIN TEK YOLU ODUR.ALLAHTAN KORKUN VE BÖYLECE KORUNMUŞ OLURSUNUZ." El-Maide-8
        islamın öngördüğü savaş ise yine ayetlerde açıklanır.İşte bunlardan biri: "SADECE   RABBIMIZ ALLAH DEDİKLERİ İÇİN YURTLARINDAN HAKSIZ YERE ÇIKARTILANLAR,ZULME UĞRAMIŞ OLANLAR İÇİN  SAVAŞMALARINA  İZİN VERİLMİŞTİR.ALLAH ONLARI MUZAFFER ETMEĞE KADİRDİR..." El-Hac suresi-39,40
    İslam barışı savunur.Dünya insanlığının islam ile barışa kavuşacağını ilan eder. "TEK DİN ALLAHIN DİNİ OLUNCAYA KADAR,DÜNYA BARIŞINI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN GAYRET EDİN,ÇALIŞIN" Bakara suresi ayet-193.
   İslamı anlamak için Kuranı  iyi anlamak gerek.Aksi takdirde gizli ajanların,kirli emellerine alet olursunuz.İşte el-Kaide örgütü.önderi bin Ladin 20 seneden fazla CIA ile birlikte çalıştı.ABD Onu öldürdük dedi ama asla gerçek değil.Ölüsünü bile göstermediler,oyunları ortaya çıkmasın diye.Müslüman allah yolunda giden BARIŞIN SEMBOLÜDÜR. Her türlü terörü şiddetle kınar ve reddeder.Onların yaptığı islama hizmet değil,islamı kötülemedir.Özellikle bazı gizli örgütler müslümanları tuzağa düşürmek için hadi vuralım,hadi öldürelim gibi kışkırtıcı provakatör eylemlerde bulunurlar.Asla bunlara alet olmayın.Bir yerlere saldıralım diyenler kesinlikle ajandır.Müslüman asla böyle bir duygu ve inançta olamaz.Müslüman insanları inançlarından dolayı da asla yargılayamaz.Çünkü  "dinde zorlama yoktur".Müslüman islamı güzel ahlakıyla,karekteri  ile temsil eder.Müslüman barış insanıdır.Yardım severdir,komşusuyla iyi geçinendir.Emin insandır.Başkasının malına,canına asla zarar vermeyendir.Müslüman asla kendini Tanrı yerine koyarak ceza kesemez.Hüküm veremez.Tek hüküm sahibi Allahtır.Müslüman ancak Allahın emirlerine uyduğu müddetçe değer kazanır.Dinde olmayan şeyleri,asla din gibi,dini emir gibi algılayamaz.

KULLARIN İMTİHANI

      Allah kainatı yarattı,onun imarını da insana bıraktı.Ama insan bazı zaman Allaha kulluğu bıraktı,asli görevini bıraktı şeytanın ve nefsinin emrine girerek hem kendini,hem de kainatı zulme (karanlığa) götürdü.İlahi emirlere kulak vermedikleri için de her zaman başlarına felaketler geldi.
      İnsan kainata başı boş gönderilen bir varlık değil.Sorumluluğu olan bir varlıktır.Bu sorumluluğunu hatırlatmak için zaman zaman Allah kullarını imtihana tabi tutar.Bunların içinde peygamberler  de ve hatta melekler ve cinler de vardır.Allah  bu üç varlığı yani insan,cin,melek olan yaratıkları hep imtihan etmek istemiştir.Önce melekleri imtihan etmek için Ademi, (ilk insanı) yarattı.Sonra onlara " Ademe secde (itaat) edin" diye emretti.Melekler emir Allahtandır diyerek neden ve niçin gibi soruları bile akıllarına getirmeden derhal secde (itaat) ederek,Allahın emrine uyarak imtihanı kazandılar.Ama İblis,bu emre uymadı.Kendine göre bilgiçlik tasladı,akıl yürüttü.Allah kendisine niçin emrime uyup da secde etmedin deyince "çünkü beni ateşten,onu (Ademi) topraktan yarattın.Böylece ben ondan üstünüm" demek istedi.Halbuki melekler asla böyle bir yoruma mahal bırakmadan derhal ilahi emre uymuşlardı.İblisin bu davranışı elbette Allahın hoşuna gitmedi.Onu huzurdan kovdu.İblis Allah'tan kıyamete kadar yaşama müddeti istedi.Halen iddiasında kararlıydı.Ben Ademden üstünüm sevdasındaydı.Allah ona izin verince O yine diklendi, "ben de senin doğru yolun üzerine oturup onun (Ademin ) soyunu senin doğru yolundan sapıttıracağım diye ükalalığına devam etti.
     Allah bu kez Ademi ve eşini imtihan etmek istedi.Onlara cennetteki bütün yiyecekleri helal kılarken,bir meyvenin yenmesini de yasakladı.Doğru yol üzerine oturacağını söyleyen şeytan,işte bunu fırsat bildi ve Adem ile eşini sapıttırmağa karar verdi.Öyle de oldu.Alttan girdi-üstten çıktı,ve onlara "bakın Allah niçin bu yasak meyveyi yasakladı biliyor mususnuz? eğer siz bu yasak meyveden yerseniz,sizler ölümsüzlüğe kavuşacaksınız,yani ölmeyeceksiniz,işte Allah bu nedenle bu meyveyi size yasakladı" diyerek onları yoldan çıkarttı.Yani sapıttırdı.Onlar o meyveden yer yemez,onlara ayıp,çirkin olan yerleri birden göründü.Çünkü onları Allah TAKVA ELBİSESİYLE ÖRTMÜŞTÜ. Bu haramı işler işlemez,takva ortadan kalktı ve işledikleri günah onlara çirkin göründü.Bunu bilen ve gören Allah "ben size o meyveden yemeyin demedm mi?" diye sordu.Onlar da derhal tevbe ederek,pişman olduklarını,Allah kendilerini affetmezse hallerinin perişan olacaklarını dile getirdiler.Allah tevbelerini kabul etti.Fakat imtihanı kaybettikleri için Adem,eşi ve iblisi yeryüzüne indirdi." orada yeyip-için,orada ölün,orada birbirinizle uğraşın diyerek ikinci bir imtihanı ortaya koydu.
        Bundan sonra,Adem soyu insanlar ile iblis soyu cinler hep birer imtihan için didinip durdular.Allah buna rağmen insanları ve cinleri yalnız bırakmadı.Onlara kitaplar ve peygamberler gönderdi.Bu arada gönderdiği peygamberleri de ayrı ayrı imtihan etti.Ademi yasak meyve ile,Musayı adam öldürmek ve hızır ile,ibrahimi karısı  Sara ve Hacerle ve özellikle  verdiği sözde sadık olup-olmadığını ölçmek için oğlu İsmaili  kurban etmekle,Yusufu kardeşleri ve  züleyhayla,Yunusu  balıkla, Lutu Harut ve Marut isimli meleklerle ve homoseksüel kavmiyle,Nuhu tufan ve boğulan oğluyla,Ademin çocukları Habil ve Kabili kurbanın kabulüyle,Muhammed as da en yakın akrabalarıyla hep imtihan etmiştir.
     Şimdi de bizlerde imtihan sırası.Bize de haram ve helal  çizgiler koymuş.Bizi kendine ibadet etmemiz için imtihanlara tabi tutmuş. Kimi zaman bollukla,kimi zaman darlıkla,kimi zaman sağlıkla-hastalıkla,kimi zaman da mal ve evlatla.Velhasın bize sunulan her nimetin bir bedeli olduğunu unutmamak için Allaha daima şükür borcumuz  olduğunu hatırlatarak imtihan etmiştir.
      "Biz hangi ülkeye bir rasül gönderdiysek,ora halkını rasule başkaldırdıkları için tekrar Allaha yalvarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır." ARAF SURESİ,AYET-94
        "Sonra bu darlığı kaldırıp,yerine bolluk getirdik.Nihayet çoğaldılar ve atalarımızda böyle sıkıntı ve sevinç yaşamaışlardı.dediler.Biz de onları kendileri farkına varmadan yakaladık."
             ARAF SURESİ,AYET-95
        "Ayetlerimizi yalanlayanlar ve büyüklenip onlardan yüz çevirenler var ya,işte onlar ateş ehlidir.Onlar orada ebedi kalacaklar." ARAF SURESİ,  AYET-45
       İmtihan için daha binlerce örnek vardır.Önemli olan yanıldığımız da Adem babamız -havva anamız gibi hemen tevbeye sarılmak gerek.Yoksa iblis gibi günahta ayak dirememek gerek.
       "Kötülükler yaptıktan sonra,pişman olarak tevbe edip te iman edenlere gelince,şüphesiz ki o tevbe ve imandan sonra Rabbin elbette bağışlayan ve esirgeyendir."ARAF SURESİ,AYET-153