Saturday, 17 July 2021

AHİRETTE YARATILIŞ

 AHİRETTE YARATILIŞ

İslam inancına yerleşmiş olan,yanlış inanışlardan birisi de, insanların ,öldükten sonra,Mahşer günü tekrar bu dünyadaki mezarlarından kalkıp da, Mahşer yerine gitme diye bir inanışları var. Bu Külliyyen Kur'ana uymaz.Allah'ın bahsettiği Kabir de, ölen bedenlerin konduğu toprak değil,Ruhların saklandığı,korunduğu yerdir.Zira onbinlerce belki de milyonlarca insanların yeryüzünde mezarları bile yok.Ya ateşte yanıp kül oldular, ya bombalarla paramparça oldular, ya da hayvanların karnında yem oldular. Hatta ve hatta Kıyamet gününün başladığını haber veren ilk SUR'a üflendiğinde dünya diye,kainat diye ortada hiçbir varlık dahi kalmayacak yok olacak.Yani mezarlar bile ortada bulunmayacak.
Eğer bazılarının inandığı gibi Kabir azabı olsaydı,Kabirleri bulunmayan,olmayan insanların azabı nasıl söz konusu olabilirdi ki. Zira ortada mezar denen her hangi bir toprak parçası yok. Aslında azap cansız bedene değil, ruh ve bedenin birlikte olduğu canlı bedene uygulanır. Durum böyleyken,çürümüş toprak olmuş beden nasıl azap görür ki..
Kabir azabını var diyenler Fravunla ilgili ayeti örnek gösterseler de,
" ﴾45﴿ Nihayet Allah, onların kurdukları kötü tuzaklardan bu kişiyi korudu; Firavun ailesini ise şiddetli bir azap kuşatıp yok etti.
﴾46﴿ Bu azap, onların sabah akşam sokulacakları ateştir. Kıyamet koptuğunda, "Firavun ailesini en şiddetli azabın içine atın!" denilecek."
MÜ'MİN Suresi,ayet-45-46
Kaldıki bu ayet kabir azabını değil,cehennem azabını anlatır.
İnsanlar yeni yaratılışlarında orada,yani bu dünyanın,kainatın dışında bir alemde (Berzah alemi denen yerde) korunan ruhlarının ahiretin maddesinden yaratılacak olan,cansız bedenleriyle buluşması sonucunda,canlı hale gelerek yaratılacaklar.Yani beden ahiretin ruh ise hem dünyanın,hem de ahiretin varlığıdır. O alemde (Ahiret aleminde ) yaratılan bedenler ise Ahiretin yani cennet veya cehennemin maddesinden olacak.Cehennemdekiler yanacak,işkence görecek ama bedenleri asla yok olmayacak.Cennettekiler de yok olmayacak.Yani cennet ve cehennemde ölümsüzlük vardır.Ölüm olmadığı için,doğum da yok, yaşlanıp,ihtiyarlama,ya da başkasına muhtaç durumda çocuk veya engelli de olmayacaklar.Cennette ve cehennemde var olan nüfus azalmayacak,çoğalmayacaktır. Orada cinsel ilişki ve dolayısıyla çocuk doğurma gibi şeyler de olmayacak.İnsanlar,kadın veya erkek evlenmeleri de yok.Eşler olacak ama bunlar cinselliği yerinde getiren değil,arkadaş,dost,sevgili olanlar olacak.Bütün bunlar sadece bu dünya alemi için geçerlidir ki, o da bu alemin "GEÇİCİ" oluşundandır.
" "Gerçek şu ki, kim Rabbine suçlu-günahkar olarak gelirse, hiç şüphe yok, onun için cehennem vardır. Onun içinde ise, ne ölebilir, ne dirilebilir."
TA-HA suresi,ayet -74
1-Öncelikle ölüm olayı sadece bu dünya maddesinden oluşan,yaratılan bedendir.Ruh ise bu dünyaya ait olmadığı için bedenin ölümüyle,yani Ruhun bedeni terketmesiyle,bu dünyadan ayrılır ve Kıyamet Gününün ikinci SUR'a üfleneceği güne kadar,ahirette yaratılacağı bedene girmek üzere korunduğu yere gider ve orada o güne kadar korunur.Yani ölmez.
2-Ruh ölmez,ölümsüzdür.Zira Ruh Allah'ın zatındandır.
" Sonra ona düzgün bir şekil vermiş ve ruhundan ona üflemiş; sizi kulak, göz ve gönüllerle donatmıştır. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
SECDE Suresi,Ayet-9
"Onun şeklini tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim vakit siz de hemen onun için secdeye kapanın."
HİCR Suresi,Ayet-29
" İffetini koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu âlemlere ders kılmıştık." ENBİYA suresi,ayet-91
3- Ahirette ölüm yoktur.Doğmak ve doğrulmak da yoktur.Kadinlar çocuk doğurmazlar.Nüfus azalıp-çoğalmaz.Bu nedenle cinsel ilişki de söz konusu değildir.
4-Cehennemlikler cehennemin maddesinden,cennetlikler ise cennetin maddesinden yaratılacaklar.Zira ahirette iki alem olacak.Biri cennet alemi,diğeri ise cehennem alemi.
5-Cehennemlikler,Cehenneme girenler,Cehennemde yanacak ama bedenler yok olmayacak.Hep aynı kalacak.
Cennette olanlar istediklerini yiyecekler-içecekler ama asla tuvalete çıkma ihtiyaçları olmayacak.Aynen çocuğun ana rahminde,beslenmesi,beslendiği halde tuvalet ihtiyacı duymadığı gibi.Yani yedikleri içtikleri onların karınlarda ure veya püre şeklinde oluşmayacak. İstedikleri yerde,istedikleri zaman olabilecek bir bedenleri olacak.Yani orada uçak,araba,bisiklet olmayacak ama insanlar anında istedikleri yerde olabilecek özellikte olacaklar.
Cennette savaşlar,kavgalar,olmadığı için insan öldüren savaş ve savunma aletleri de olmayacak.İnsanlar istedikleri anda,istediklerine seslerini duyurabilecekleri ,hatta kendilerine ayrılan yaşama alanlarındakileri istedikleri gibi görebilecekleri için herhangi bir haberleşme aracına da ihtiyaç duyulmayacak.
Cennette asla kırgınlık,dedi-kodu,küslük, yalan-dolan,aldatmaca-kandırmaca,düşmanlık gibi kötü ahlaki durumlar olmayacak.İnsanlar her karşılaştıklarında birbirlerini "SELAM" diye selamlayacaklar.
6-Ne cehennemde,ne de cennette ölüm asla olmayacak.Cehennemdekiler ve cennettekiler ebediyyen orada kalacaklar.Cehennemde azap çekip de,cennete girme olayı asla mümkün değildir.Dünya hapishanesiyle kıyaslamak yanlıştır.
Cehennemdekiler birbirleriyle karşılaştıklarında,hele hele kendilerini aldatarak,cehenneme girmelerine neden olanları gördükçe,sizin yüzünüzden buralara düştük,Allah size iki kat azap versin diye beddua edecekler.Cennette barış ve huzur olurken,cehennemdekiler sürekli birbirleriyle çekişip tartışacaklar,Birbirlerine lanet edecekler.Bu böyle sürüp gidecek.
7-Bu nedenle Kabir azabı değil Ahirette hesaba çekildikten sonra gidilecek yer olan Cehennem azabı ve bir de bu dünyada yaşarken görülen,çekilen azap vardır.Üçüncü bir azap şekli yoktur.
Her iki azap da kişinin ameliyle ilgilidir.Bazı insanlar için dünyada görülen azaplardan ,daha doğrusu çektiği sıkıntılardan bazıları ise kişinin sınanması,imtihan olunmasıyla ilgilidir.
Yani Rabbimiz, kimini bollukla,kimini darlık,yoklukla dener,sınar,imtihan eder.Kimini hastalıkla,kimini sağlık ve güçlü olmakla sınar,imtihan eder.
Örneğin Kur'anda hayatından bazı kesitleri anlatılan Hz.Eyyub a.s.ın hastalıkları,sıkıntıları nasıl bir imtihan ise,Hz.Süleymanın bolluklar,saltanatlar içinde yaşaması da bir imtihandır,Fravunun,Nemrutun sahip olduğu güç ve olanaklar da birer imtihandır.Hatta Hz.İbrahim a.s.ın,oğlu İsmaili rüyasında Kurban eder olması da bir imtihandır.
" ...Biz kiminizi kiminiz için imtihan vesilesi yaptık ki bakalım sabredecek misiniz! Rabbin her şeyi görüp gözetlemektedir."
FURKAN suresi,ayet-20
" Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz."
ENBİYA suresi,ayet-35
Anlayacağımız, bu dünya hakkında peygamber a.s.ın ifadesiye " dünya ahiretin tarlasıdır." Bu dünyada ne ekersek,hangi amelleri yaparsak o amellerin karşılığı olan iki yerden birisine,yani ya cehenneme,ya da cennete gideriz.Bunun bir üçünsü yok.Allah katında zerre kadar hayır da,şer de kaybolmaz,kayıt altına alınır.İster inansınlar,isterse inanmasınlar doğru olan da,gerçek olan da budur.
"Amenna ve saddakna"=İnandık ve tasdikledik demekten başka şansımız yok.Rabbim bize cennete götüren ameller yapmak nasip eder inşallah.Selam ve dualarımla
H.SARI

No comments:

Post a Comment