YALAN-İFTİRA-GIYBET
Allah, "Yalan sözden kaçının" (Hac,-60) diye emrettiği halde çıkarları için yalan söyleyen müslüman,bu davranışını nasıl izah edebilir. Hatta bazıları,yalan söleyerek insanları kandırmakla kalmıyorlar, bazı insanlar aleyhine "yalancı şahitlik" yaprak adaletin yerie gelmesine de sebep oluyorlar. Gerçek bir müslüman kendi aleyhinde de olsa, doğru söylemeli ve asla yalana yaklaşmamalıdır. Çünkü Allah Teâla şöyle buyurmuştur:
"Ey iman edenler ! Hak üzere durup adaleti yerine getirmeğe çalışan hâkimler ve Allah için doğru söyleyen şâhidler olun. Velev ki, o şahitliğiniz nefisleriniz yahut ana babanızla yakın akrabanız aleyhine olsun. İster üzerine şahitlik yapılan kimseler zengin veya fakir bulunsun" (Nisa, -135).
Bildiğiniz gibi yalancılık aynı zamanda münafıklık alâmetlerinden birdir. bu konuda hadis vardır.Müslim, İman, 107
Dinimizde sadece üç yerde yalan söylemeye izin verilmiştir diye bir yanlış anlayış vardır.Şu durumlarda yalan söylenebilir diyerek yalana kılıf bulmağa çalışırlar ve bunu da bir hadise dayandırdıklarını söyleyerek peyambere de iftira atarlar .
" a) Zulüm ve haksızlığa uğramış bir adamın can, mal veya namusunun zarar görmekten kurtarılması için;
b) Dargın olan karı-kocayı veya iki kişiyi barıştırmak için. Çünkü Rasûlullah, İnsanlar arasını düzelten, bunun için hayırlı söz söyleyen ve hayırlı söz ulaştıran kimse yalancı değildir" (Müslim, Birr ve Sıla, 27) buyurmuştur.
c) Harpte düşmanı yenmek için."
Yukarda açıkça ayette yalan söylemeyin derken,peygamber buna açık kapı gösterebilir mi? Demek ki,bu konuda aktarılan sözler hadis olamaz.Hurafedir.
Halbuki peygamber a.s:
"Yalan kötülüğe, kötülük Cehennem'e götürür. İnsan yalancılık yapa yapa, nihayet Allah katında yalancılardan yazılır" (Buharî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103-105) buyurmuştur. Yalanın en büyük kötülüğü işte budur. Yani, insanı Allah Teâla'nın rızasından uzaklaştırıp Cehennem'e götürmesidir. Ayrıca yalan insanları birbirine düşürür, güven duygusunu yok eder, toplum içinde karışıklıklara sebep olur; dostlukları yıkar, yerine düşmanlık tohumları eker. Yalan er geç ortaya çıkacağından, yalancılar, kendilerine güvenilemeyen, saygı duyulmayan ve sevilmeyen insanlar durumuna düşerler. Yalan, insanı dünyada rezil ettiği gib, ahirette de felâkete sürükler.
İftiraya gelince:
İftira,insanların yapmadığı,işlemediği suçları,kabahatları,yapmışlar gibi söylemek ve hatta bu yalanlarını başkalarıyla paylaşmaktır.İnsanın başına gelebilecek en çirkin bir çamur atma işidir.Çamur tutmasa bile en azından iz bırakır,karşı taraf,iftraya uğrayanları zan altında tutar.Hatta bazen iftiralara uğrayanların hayatları kararır.Bunu bir müslümn asla yapamaz.İftira konusunda Kur'anda onlarca örneker vardır.Vezirin karısının Yusuf a.s iftira atmasıyla hapis yatmasına sebep olmuştur.Hatta peygamberin hanımı Ayşe anamıza bile münafıklar zina iftirası yaparak,peygamberin bu eşiyle bir müddet ayrılık yaşamasına sebep olmuşlardır.Bu konuda ayet geldikten sonra peygamber hanımından özür dileyerek tekrar evliliğini sürdürmüştür.Yani peygamberler bile maalesef zaman zaman buna uğramışlardır.Bu konuda Kur'anda uyarı vardır:
" Nur -15: “Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi
ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük (bir suç) tur.” Bir başka ayette de,Nur -4 : “Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar.”
Gıybete gelince:
Gıybet Kur'anda "tecessüs=aleyte olacak araştırmalar" olarak anlatılır ve bundan da şiddetle uzak durmak gerektiği vurgulanır.
" Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.” (Hucurat Suresi, 12)
Hümeze suresi ayet-1: Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
Görüldüğü gibi bu çirkin davranışlar dinimizce yasaklanmıştır.İnsanları zalimlerin,kötü insanların şerlerinden,belalarından korumak veya korunmak amacıyla yapılan araştırmalar ve hatta bu bilgilerin paylaşılması gıybet,iftira,yalan olamaz.Hatta bazı insaları,önemli görevlere veya sıradan işlere almak,onlara görev verebilmk için yapılan ön araştırma ve inclemeler de gıybetten sayılmaz.Gıybet,toplanan bilgilerin aleyhinde kullanılmasıdır.Bu bilgiler,bir suçun aydınlatılması veya suçlunun bulunması için kullanılırsa yine gıybetten sayılmaz.
Hamza SARI
No comments:
Post a Comment