Tuesday, 17 February 2015

ŞİDDET TOPLUMU

ŞİDDET TOPLUMU

18 Şubat 2015, 13:56
  • Konu elbette bizim toplumumuzdur. Koca imparatorluğun yıkılması ve ardından  kurulan yeni cumhuriyetin temellerini oluşturan değerler tesbit edilip uygulamaya konulurken,eskiyi,geçmişi terketme,reddetme ve hatta bazen de cezalandırmalarla yok sayıldı.  

     Yeni cumhuriyetin temellerini oluşturan esaslar M.Kemalin şu sözleriyle özetlenmişti: 
  • "Bizim devlet idaresindeki ana proğramımız, (prensiplerimiz) CHP nin altı okunda ifadesini bulan esaslardır. Gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla  bu, asla bir tutulmamalıdır."     
      İşte bu devletin temelleri bu inkârcı felsefe ve prensipler üzerine kuruldu .Bu topluma, bu anlayışla öğretim ve eğitim verildi. Toplum hayatı bu anlayışla şekillendi.Gökten inen ( Allah'tan gelen) ilahi vahye dayalı hayat anlayışı, bu yeni cumhuriyet yönetiminin tek mücadele alanı oldu.Onu değiştirip yok ederek, batı ve özellikle de İngiliz toplum yapısı örneği bu topluma dayatıldı.Karşı gelenler,direnenler birer birer vatan haini damgasıyla yok edildi. Toplumu  ve özellikle de bu batılı dayatmalara karşı gelenleri korkutmak ve gözdağı vermek için "İdam sehpaları " yıllarca meydanlarda kurulu kaldı.   İşe ilk önce geçmişe dayanan tüm değerlerin yok edilmesiyle başlanıldı.Kılık kıfet yasası çıkartılarak,milletin fesi ,başörtüsü yasaklandı,yerine İtalyan yahudisinin üretip de satamadığı fötr şapkayı ithal edip,halkına zorla giydirmeğe kalkıştılar.Karşı gelenler birer birer idam sehpalarında can verdi.Kadına modern görünüm gerekir diyerek başı  açtırıldı  ve  kadını dekolteliğe teşvik edildi.Kadınlı -erkekli balolar düzenleyerek yeni batı tarzı bir toplum anlayışı oluşturulmağa başladılar.Bu balolara eşlerini açıp getirmeyen bürokratlar ya sürüldü,ya da cezalandırıldı.Deniz kıyafetleri adıyla kadınlar mayo giymeye zorlandılar.Hatta güzellik yarışmalarıyla bu açılmalar teşvik edilerek had safhaya ulaştırıldı . Kadına özgürlük adıyla kadın "OSMANLI KADINI" olmaktan çıkartılarak erkeğin cinsel arzularının tatmin edilmesini gıcıklayan bir obje haline getirildi. 

      Kadına özgürlük adıyla,kadın  " sokakların kadını "  olmağa başladı.Birinci görevi "analık "olan kadın ana olmaktan yavaş yavaş uzaklaştırıldı.Böylece toplum "anasız" kaldı. Anasız kalan toplumda,yıkılmalar baş gösterdi.Yetişen nesiller artık ananın değil,sokakların elinde şekil almağa başladı. Kadın sokağa itilmekle  kalmadı,tabir yerinde ise tam bir "sex objesi" haline dönüştürüldü.Filmlerle,tv.şovlarıyla ,reklam aracı yapılarak kadın,kadın olmaktan çıkartıldı.Bunu da "sanat" adıyla topluma sundular.Ahlaksızlıklarıyla zirveye ulaşmış kadın ve erkek müsvettelerine "sanatçı" dendi.Bunların yaptıkları ahlâksız filmler,tv.şovları  bu millete sanat diye yutturuldu ve  dayatıldı.Bu ahlaksız anlayış o kadar ileri gitti ki,şehrin  orta yerindeki parklara  koca koca çırılçıplak  kadın-erkek  heykelleri yaptırıldı.Allah'tan şuurlu belediye başkanları devlet adamları çıkt da "içine tüküreyim böyle sanatın" diyerek bu pislikleri kaldırdılar.Bunların kaldırılmasına da yine en büyük tepkiyi bu Kemalis-laik denenler karşı çıktılar.İşte bu ülkede  böylece toplumda aklâksız,hayasız,ipsiz-sapsız, hırsız,yolsuz,cani  nesiller  oluşturuldu.Değerlerinden uzaklaşan bu nesil artık doyumsuz hale geldi.Ne erkeği,erkeğe,ne de kadını ,kadına benzemez hale geldi. 
     Bir tarafta bunlar yapılırken,insana şekil veren eğitim sistemimiz de tamamen batıya dayalı hale getirildi.İmparatorluk eğitim sistemi  değiştirilerek kökünden kesildi.Hatta  bin yıldan fazla kullandığımız alfabe,bir kararla,bir  günde kaldırıldı.Yerine latin alfabesi kondu.Yani bir günde okuma-yazma bilen,toplum,okuyamaz-yazamaz hale getirildi.Bu bir toplum için büyük bir yıkımdı.Bunun sonucu olarak İmparatorluk mirasına sahip bir cumhuriyet olan ülkemiz,bir daha belini doğrultamadı. İlmi,teknolojiyi,gelişmeyi yakalayamadı.Bizden sonra savaşa giren Japonya,Almanya ve hatta Rusya ,Çin dünyanın gelişen ülkeleri olurken biz okumadığımız,okduğumuzu anlayamadığımız ve daha da önemlisi,millî ve manevî değerlerimizden koparıldığımız için bu gelişmeyi yakalıyamadık.Bu harf değişimyle birlikte Osmanlıya ait ne kadar  yazılmış eser varsa,hepsi hurda kağıt olarak Bulgaristan'a satıldı. 
     Bu toplumu inancından uzaklaştırmak için çeşitli baskı yasaları çıkarıldı.Camileri ahır -meyhane yapılırken,ezanı değiştirildi,Kur'anı yasaklandı.Diktatörce bu toplum  yıllarca yönetildi. Adına denokrasi,cumhuriyet dendi,ama millete "tek parti" yönetimi yıllarca dayatıldı.Seçin dediler,ama ortada tek partiden başka tercih edilecek parti yoktu .Bu böylece 1950 lere kadar sürdü geldi.   Bu dönemde şekilenen toplum  ise ,dinden uzak,maneviyattan yoksun,nemelazımcı,bencil,kavgacı,şiddetle dolu duygularla yetişti ve oluştu.Cumhuriyet dendi,demokrasi dendi,seçim dendi ama hep sonuçta "diktatörler" hakim oldu bu topluma yıllarca.Halk sandıkta seçti, ama onlar  da darbelerle devirip el koydular yönetimlere.    Bu dikta yönetimler halkı kolay yönetmek,yaptıkları pisliklerin anlaşılmaması için de halkı onlarca kamplara ayırdılar.Aralarına nifak,fitne,kin soktular.Yani gökten gelen ilahi vahyin eğitimiyle şekillenen vicdanlı toplum yok oldu,yerine batının "tek dişi kalmış canavar" ca eğitimi sonucunda "canavarlaşmış" bir toplum ortaya çıktı. Sağcı-solcu dediler birbirnin boğazını kestiler.Alevi-sünni dediler,birbirlerini yaktılar,katliamlar yaptılar.Bu da yetmedi,Türk-Kürt dediler 40 senedir bu millein başına PKK denen kanlı belayı sardılar.İşte Kemalist-laik sistemin oluturduğu toplum örneği budur.Şiddet toplumu.  
     Toplumu bu hale getiren bu sistemdir.Bu sistemin diktatörleridir.Bu sisteme çanak tutanlardır,savunanlardır,devamını isteyenlerdir.Bugün kadın cinayetlerinin,uyuşturucu cinayetlerinin,çocuk kaçırmaların,hırsızlık yapanların,terör çıkartanların,topluca halka zulmedenlerin,milleti ,yüce bir millet olmaktan  çıkartanların sorumlusu bunlardır. Gökten  (Allah'tan) gelen ilahi vahye karşı savaş  açanların bu zulmüne son verilmedikçe bu şiddetler artarak devam edecektir.Bunun tekrar seven,sevilen,saygı duyan yani "sevginin-hoşgörünün" olduğu bir toplum olmanın tek ve vazgeçilmez yolu,yeniden İlahi vahye yönelmektir.Onun esaslarını yerleştirmek,prensipleriyle yeniden bir toplum oluşturmaktır.Bu uzun zaman alsa da  bu böyledir.Gerçek asla değişmez.Allah :

"Bir toplum kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." buyurmuştur.  ( Enfal sûresi, 53)

Peki bu Kemalistlerin,laiklerin inkâr ettikleri,inkâra kalkıştıkları ve değiştirmek istedikleri  ilahi vahiyle nasıl bir toplum hedefleniyordu buna bir bakalım.İşte emredilen ilahi vahiy ve hedeflenen toplum:

1-Allah'tan başka tanrılar edinmeyeceksin.

2-Kendine yeni putlar edinme,kula kulluk yapmayacaksın.

3-Rabbinin ismini boş yere ağzına almayacaksın. (Yalan söylemeyeceksin)

4-Babana ve anana hürmet edeceksin.

5-Suçsuz yere insan öldürmeyeceksin.  ( Suçsuz yere bir kişiyi öldüren,tüm insanlığı öldürmüş gibidir.)

 6-Zina etmeyeceksin,sarhoşluk verici şeylerin,büyücülüğün,falcılığın şeytanın pislikleri olduğunu bileceksin.

7-Çalmayacaksın. (yolsuzluk yapmayacaksın).Hırsızlık yapanın elini keserek en ağır cezaya çaptıracaksın.

8-Komşuna karşı iyi davranacaksın.Onun malına,ırzına,namusuna göz koymayacaksın.

9-Yalan yere şahitlik  etmeyeceksin.Adaleti yerine getiren,adalet örnekleri olacaksın.

10-Emrin altında çalışan ve yönettiklerine asla zulüm yapmayacaksın. Haklının hakkını vereceksin.

11-Sizin mallarınız üzerinde,fakirlerin de hakkının olduğunu unutmayacaksın.Allah için bu hakları yerine getireceksin.

 12-Evlatlarınızın ve mallarınızın ,sizin için bir imtihan olduğunu unutmayacaksın.Onları bu anlayışla kazanacaksın.


Buna benzer emirler,hemen hemen tüm ilahi kitaplarda mevcuttur.Şimdi bu prensipler doğrultusunda eğitilen,şekillenen bir toplumda  şiddet olur mu? OLMAZ elbette.İşte bu toplum, bu yola  dönmek ,bu prensipler doğrultusunda eğitime tabi tutulmak,bunu gerçekleştirici yasalar çıkarmak zorundadır.Herkesin başına bir polis dikemezsin,ama herkesin kalbine ,aklına,vicdanına bu prensipleri rahatça yerleştirirsin.yerleştirmek istemeyenleri de cezaların en ağırıyla cezalandırırsın.Bugün adaletsiz,hukuksuz bir toplum yapısı olduğundan haksızlığa uğrayan kendi hakkını bizzat kendi  almak için yola çıkıyor ve kan davaları uzayıp gidiyor.Halbuki İlahi mesajlarda yer bulan "KISAS" uygulansa bütün bunlara son verilir.  Yani kısacası Kemalizmin dikta ettiği laik sistemin sakatlığı artık belgelendi.Bu millet tarihine,millî ve manevi değerlerine geri dönmek zorundadır.Şiddet toplumu olmaktan ancak bu yolla kurtuluruz.


Hamza SARI 


No comments:

Post a Comment