Monday, 9 February 2015

HANGİ SINF MÜSLÜMANSINIZ...

HANGİ SINIF MÜSLÜMANSINIZ..

10 Şubat 2015, 01:08
Allah,Kur'anda mü'minleri  şöyle tarif eder:"Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü'ne iman ettiler, sonra hiç bir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir."(HUCURAT-15) 
  1. " Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. O'nun ayetleri okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler. (Enfal Suresi, 2)  23:1 - Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir, 23:2 - Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler, 23:3 - Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler, 23:4 - Onlar ki, zekatlarını verirler, 23:5 - Ve onlar ki, iffetlerini korurlar,23:6 - Ancak eşleriyle birlikte olurlar. 23:7 - Şu halde, kim bunun ötesine gitmeyi isterse, işte bunlar , haddi aşan kimselerdir. 23:8 - Yine onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler, 23:9 - Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler, 23:10 - İşte asıl onlar varislerdir  (Allah'ın vaad ettiği cennetin varisleridir). 23:11 - Ki, Firdevs'e varis olan bu kimseler orada ebedî kalırlar.

    Müslüman , teslim olan,islama giriş yapandır.Mü'min ise dinin gereklerini yapandır.

    ''Bedeviler (dine yeni girenler)  iman ettik dediler. De ki iman etmediniz fakat teslim olduk (İslam  dinini kabul ettik-müslüman olduk ) deyin.  (Zira) Henüz iman kalplerinize girmedi. (Daha islam dininin gereklerini  yerine getirmediniz)  Eğer, Allah'a ve Resulüne itaat ederseniz (Allah) işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Allah Gafur'dur  Rahim'dir'' (Hucurat-14)

    Kur'anda bu ayetlere benzer,daha onlarca ayet vardır.Allah'ın tarif ettiği veya olmasını istediği müslüman,mü'min böyle olmalı veya bu özelliklere sahip olmalıdır.Şimdi gelelim bu günün müslümanları nasıl ve hangi özellikler göstermekteler,onlara bakalım:
    1-MEZHEPÇİ MÜSLÜMANLAR: Bilindiği gibi günümüzde çeşitli mezheplere mensup olduklarını ifade eden müslüman çeşitleri vardır.Mezhep çeşitliliği kadar müslüman çeşiti var.Bunlar her ne kadar kendilerini "HAK MEZHEP" olarak kabul etseler de sonuçta,müslüman olduklarını ifade ederken, "Ben Hanifiyim,Şafiiyim ,Malikiyim " gibi İmamların ( din alimlerinin) adlarıyla anılan mezheplere bağlı olduklarını söyleyerek ifade ederler. Bazıları da takip edilen yol anlamında olan EHL-İ SÜNNET veya ŞİA (şii) adıyla kendilerini ifade ederler.Bunlar kalabalık bir nüfusu içine alanlardır.
    Bunların dışında,Vahhabilik,Rufailik,Mehdilik,Mutezile,Cebriye,Selefilik ve daha başkaları...da vardır.Bunlar mezhepsiz bir müslümanlığın asla olamayacağına şartlanmışlardır."Mezhepsizliği" adeta "dinsizlik" ile aynı eş anlamda,eş değerde görürler.Mezhep imamlarına bir söz söylendiğin de,sanki bir peygambere söz söylenmiş gibi algılarlar ve bunu  kendi dinlerine bir bir hakaret sayarlar.En tutarsız iafadeleri ise: "sen mezhep imamından daha mı iyi bilirsin,sen kendini ne sanıyorsun " ifadesidir.Bunlar mezheplerin hiç olmadığı peygamber,sahabe,tabiin ve daha sonraki yıllardaki müslümanlığın varlığını hiç akıl etmezler.Mezheplerin peygamberin ölümünden yüzyıllar sonra ortaya çıktığını bile düşünemezler.Adeta sanki dinler bu mezhep imamları tarafından açıklanmış,ortaya konmuş gibi algılarlar.Bunların dışında bir dini algılamayı "sapıklık" kabul ederler.Halbuki Allah:
    "Allah katında din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur." AL-İ İMRAN-19
  2. 2-PARTİCİ MÜSLÜMANLAR : Günümüzde partilerin sayısı kadar da partici müslümanlar vardır.Her ne kadar kendilerine genel anlamda müslüman adı verseler de ,söz konusu partileri ve ideolojileri olunca,Kur'anda anlatılan ve tarif edilen müslümanlık yok olur gider. partilerinin çıkarları doğrultusunda müslümanlıkları da şekil alır. Bu anlayışta olanlar  müslümanlıklarını ortaya koyarlarken hep parti çıkarları,lidere bağlıkları öne çıkar.Her ne kadar Kur'anın anlattığı müslümanı tarif etseler de uygulamaları tam anlamıyla partilerinin veya ideolojilerinin tarifine ve hayat görüşüne uygundur ve onu yansıtır.Bu tipler, ülkelere göre de değişkenlik gösterse de sonuçta aynıdır.Partici müslümanın gözünde parti lideri 1.numaradır.o müslüman,onun kölesi gibidir.Onun için partisinin söylemleri,liderinin  söylediği esastır.O ne söylemişse doğrudur.Ona karşı laf söyleyemediği gibi, laf-söz de söyletmez.Söyleyeni  de derhal bozgunculukla ve hatta kafirlikle bile suçlar.Bu tipler için partisi din,lideri adeta din lideridir hata yapmaz.Hatasını görse ,bilse bile asla söylemezler,görmezler ve asla söyleyebilecek cesareti bile gösteremezler.Partilerine ve parti liderleri aleyhine söz söyleyen hangi müslüman olursa olsun,onu düşman ve hain görür.Zaman olur ona hakaretler eder ve hatta canlarına bile kasdederler.Bunların "DAVASI" dinleri değil,partilerinin başarısı,iktidar olmasıdır.

    3-TARİKATÇI- CEMAATÇI MÜSLÜMANLAR : Bazı müslümanlar kendilerine bazı efendiler,rehberler,önderler kabul ederler ve onların anlattıkları,önerdikleri yolları,yaşam tarzı olarak seçerek,kendine has  yaşam biçimiyle  bir müslümanlık örneği gösterirler ve bu yolda olanların ancak kurtuluşa ereceğine inanırlar.Bunlar da edindikleri efendilerinin,şeyhlerinin çeşitiliği kadar çeşitlidirler.Onlar da Kur'an derler,ama söz konusu  uygulama olunca efendilerinin sözü öne geçer.Bunlar kurtuluşu şeyhlerine teslimiyette ve şartsız itaatta görürler.Bunlar din kardeşi olarak tarikatlarındakileri kabul ederler.Öncelik onlaradır. Halbuki Allah :
    " Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz."  (Hucurat-10)  diye buyurmuştur.
  3. Bu tipler, Allah'ın verdiği "müslüman" ismi,sanki yetmezmiş gibi bir de bulundukları cemaatıntarın,tarikatın,meşrebin adıyla anılmak istenirler. Nurcular,Süleymancılar,Nakşi bendiciler,Rufailer,Gülenciler vs. gibi.

    4-MENFAATÇI MÜSLÜMANLAR : Bu sınıftakiler,değişik gruplar da olsalar da,söz konusu menfaat olunca,bir noktada birleşirler.Ortak noktaları menfaattır,çıkardır,makamdır.Bu tipler için Kur'anın emirleri pek dikkate alınmaz.Hatta işlerine gelmeyince kulak ardı bile  ederler.Ya da ayetleri kendi heva ve heveslerine uydururlar.Bu tipler,çıkarları ve elde edecekleri makamları için dini,dini yaşamını anında terkedebilirler.Tesettürlüyse açılabilirler,namazı-orucu bile terkettikleri gibi ,çıkarları sözkonusu olunca, dinsizlere hoş görünmek,onlar gibi olduğunu göstermek için içki bile içerler,diskolara ve uygunsuz yerlere de gidebilirler.Yani bunların dini "menfaattır" artık.

    5-AJAN MÜSLÜMANLAR : Bu da nerden çıktı demeyin.Bugün öyle müslüman olduklarını söyleyenler varki,başkaları adına ajanlık yapmayı görev sayarlar.Hatta bu ajanlık yaptıkları ülkeler islam düşmanı ,müslümanlara zulmeden ülkeler bile olsa ,bu tipler asla işin bu tarafını düşünmeden onlara hizmet eder ve onlar adına ajanlık yaparlar.Kendilerine sorulduğunda da "elhamdulillah müslümanım" demekten de utanmazlar. Paralel yapı kod adlılar buna en güzel örnektir.Terör örgütleri olarak adlandırılan El-Kaide,IŞID,BEDAŞ,BOKO HARAM,-EL-ŞEBAP,PKK, gibiler  hep bu sınıftandırlar.  Bunlar hep müslüman,görünüp,müslümanları katleden,arkadan vuran,hainlik yapan,İslamı kötü gösteren adı müslüman,kalbi küfür dolu olanlardır.

    6-BAŞKA DİNLERE VE ÖRGÜTLERE HİZMET EDEN MÜSLÜMANLAR : Bazı müslümanlar vardır ki,islam dininin asla kabul edemeyeceği din mensuplarıyla ortak çalışmalar içinde olurlar ve onlarla işbirliğinden çekinmezler.Hatta bazıları vardır ki,beynelmilel faaliyetlerde bulunan örgütlerle, o  örgütlerin emelleri ve hedefleri doğrultusunda  şerefsizce çalışmayı şeref sayarlar.Mason örgütlerinde çalışan müslüman olduklarını sananlar buna en güzel örnektir.Elbette bunlar arasında "dinlerarası diyalogçuları" da zikredebiliriz.

    7-SORUMSUZ MÜSLÜMANLAR : Bazı müslümanlar,etliye-sütlüye karışmazlar.Neme-lazımcıdırlar.Dünya batsa umurlarında olmazlar.Sorumluluk altına girmezler,sorumluluk almazlar.İşi başkası yapsın biz hazıra konalım diyenlerdir.Bu tipler toplumda çoktur.Bazı müslümanlar da vardır ki,dünyayı terkettiklerini söylerler.Dünyalık birşey yapmazlar.Tembelliklerine kılıf olarak da "kefenin cebi yok ki" sözünü kullanırlar Hatta bazıları kendilerini softalığa vururlar.Kendilerini dünyadan el-etek çekmiş kisvesine bürürler.Başka müslümanların dertleriyle,problemleriyle asla ilgilenmezler.Çoğu zaman ailelerini bile ihmal  ederler.Bu konuda Allah uyarıda bulunur:

    " Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır. " (Enfal-28) de buyurmuştur.

    8-MÜSLÜMAN GÖRÜNENLER : Bunlar,bir anlamda "münafıklardır".Görünüşte müslüman olduklarını söylerler.Hatta bazıları,dedelerinin,babalarının hacı-hoca olduklarıyla bile yeri gelince övünürler.Hatta ve hatta bazıları soysuzluklarınıgizlemek için soylarını peygambere dayarlar ve "Seyyid" olduklarını savunurlar.Ama yaptıkları işler,yaşam biçimleri kelimenin tam anlamıyla "kafircedir,münafıkçadır" bunlar çok tehlikelidirler.Zira bunlardan gelebilecek tehlikeleri müslümanlar ilk bakışta kavrayamazlar,aldanırlar,aldatılırlar.Bu tip müslüman görünenlerde en belirgin özellikler:- Konuştukları zaman yalan söylerler.-Birşey emanet etseniz,ona ihanet ederler. -Söz verip,sözlerinde durmazlar.Sürekli müslümanların aleyhinde olurlar ve çalışırlar.İçleri kızıl ,dışları yeşildir.Peygamber a.s :
    . مَنْ غَشَّنَا فَلَيْسَ مِنَّا

    “Bizi aldatan bizden değildir.” buyurmuştur.
    [Müslim, Îmân 164, Fiten 16]

    9-AHKAM KESEN MÜSLÜMANLAR :Bu tipler kendileri yaşamadıkları halde islamdan,Kur'andan dem vuranlardır.Tabir yerinde ise  "mangalda kül bırakmayanlar"dır.Bunlar bol bol nutuk atarlar.Olduklarından fazla görünen "tavuz kuşu" misali gibi.Bunlar için Allah: 
    ”Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?(Sâf–2)
  4.  “Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.(Sâf–3)
10-SÖZÜ ÖZÜNE UYMAYAN MÜSLÜMANLAR :Bazı müslüman tipleri vardır ki,söyledikleriyle yapıkları,yaşam biçimleri birbirine uymaz,zıddır.Bunlar çok kötü örneklerdir.Bu konuda,sonradan müslüman olanların,bunları kasderek ,"Eğer biz sizlere baksaydık asla müslüman olamazdık,çünkü yaşamınız Kur'anın tam tersi" sözleri çok önemlidir. Bu tiplerin bir adı da "münafık"tır.
Allah bunları şöyle anlatır:

" İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir." (Bakara Suresi, 8)

" (Sözde) Allah'ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değiller." (Bakara Suresi, 9)

" Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır. "(Bakara Suresi, 10)
  1. 11-HADİS MÜSLÜMANLARI : Bu tip müslümanlar,elbette Kur'an kutsal kitabım,ona bağlıyım,ona uyarım der,ama Kur'andan pek haberi yoktur.Dinin temel kitabı Kur'andır der ama,iş hadislere gelince,"olur mu,peygamberin de sözlerini dışarı atamayız derler ve bu sözlerde uydurmalar  olabileceğine asla inanmaz,kabul etmezler.İşte bu sözler "Kütüb-ü sitte" denen 6 kitapta geçmişse bunlarla amel etmek onlar için bir esastır.Hatta bu hadisleri kabul etmeyenler dinden çıkar,kafir olur bile derler.Halbuki,din Allah'ın dinidir.Allah dininde ,hükümlerinde asla "ortak-şerik" kabul etmez.Buna "şirk" der.Şirki ise en büyük günah sayar.Ebedi cehennem olarak ceza ile korkutur.Ama bu tip müslümanlar bunu asla dikkate bile almadan,peygamber ne söylediyse ve bu sözler de bu hadis kitaplarında geçiyorsa buna uymak "farzdır" derler.Halbuki farz,Allah'ın "uyun- yapın" dediği Kur'an ayetiyle emredilen yasalarıdır.Allah,insanları sadece kendi kitabından sorguya çekeceğini ifade eder. (Zuhruf-44).Bu tip müslümanlarda dini anlayış tam anlamıyla din dışı hurafelerle doludur.İslam düşmanları,Kur'ana el uzatamadıkları için,islama sokmak istedikleri hurafeleri,sapıklıkları kolayca bu yolla (hadis adında) sokmuşlardır.Örneğin islamda,"RECM" (zina yapanın taşlanarak öldürme ) cezası yoktur. Fakat bunu savunanlar buna rağmen bunun bir emir olduğuna inanırlar.Kabir azabı,şefaat,kıyamet alametleri,miraç olayı,deccal,mehdinin gelmesi...vs.gibi inançlar Kur'anda  ve islamda yoktur.Ama bu yolda olanlar için adeta bunlr inanmanın zorunlu olduğu konulardır. Allah:
     "Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız."  HAKKA SURESİ-44-47 buyurmuştur.

  1. 12-DİNDEN PARA KAZANAN MÜSLÜMANLAR : Bazı müslüman tipleri var ki,dini adeta bir kazanç kapısı görmüşler.Son dönemlerde TV.hocaları buna çok güzel örneklerdir.Anlattıkları gerçekten islam dini olsa,gam yemem de,anlattıkları hayal ürünü hikayeler,%90 uydurma rivayetler (hadis derler ya).Allah adına kimilerini cennete,kimilerini cehenneme koyan tipler.Yani insanları "Allah ile aldatanlar"dır.
     "Allah ehli kitaptan, kitabın içindeki emirlerini insanlara açıklayacaklarına ve o emirlerden hiçbir şey gizlemeyeceklerine dair kesin söz almıştı. Verdikleri sözleri arkalarına attılar ve az bir ücret karşılığında sözlerini sattılar. Satın aldıkları şey ne kadar kötü."  Al-i İmran -187” buyurmuştur.
    13-CAHİL MÜSLÜMANLAR : İslam ilmi,gelişmeyi,teknolojiyi emrettiği halde,bu tipler dinlerini bilmezler.Bilmek ,öğrenmek için de çaba göstermezler.Bunlar sadece müslüman oldukları söylemekle yetinirler.Dinleri hakkında bir soru sorulsa,hemen  "ben hoca değilim" diyerek sorumlulukktan kaçarlar.Dini konuda hemen hemen hiç bilgi sahibi değillerdir.Bu tipler maalesef çoğunluktadır.Cahil müslümanların en belirgin örnekleri ise kurtuluşu,yardımı  Allah'tan değil de ya bazı insanlardan,ya da  "YATIR" denen ölü mezarlarından,muskalardan,büyülerden beklemeleri, ümit etmeleridir.Bunlar en ufak bir sıkıntılarında hemen yatır denen,evliya kabul ettikleri,ermiş dedikleri kişilerin mezarlarına koşarlar.orada dua etmeyi,mum yakmayı,tavuk-horoz kesmeyi,hatta çaput bağlamayı kutsallık sayarlar.Bazıları da ölüleri için ilahiler ve mevlidler okutmayı bir görev sanarlar.Böylece sevap aldıklarını umarlar.

    14-ATALARININ YOLUNDA GİDEN MÜSLÜMANLAR: Bazı müslümanlar vardır ki,hiç düşünmeden,araştırmadan atalarından ne gördüyse onu din olarak kabul ederler.Ataları hata yapsa bile bunlar bundan vazgeçmezler.Gelişmeye,araştırmaya kapalıdırlar. Bunların hataları söylendiğinde: "biz babalarımızdan böyle gördük,böyle öğrendik " derler.Kendileri hiç araştırma yapmazlar.
    "Onlara, "Allah’ın indirdiğine uyun" dendiği zaman, "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız dediler. Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu bulamamışlarsa? Kâfirlerin hali, bağırıp çağırmak dışında bir şey duymayan, yine de haykıran kişiye benzer. O kâfirler sağır, dilsiz ve kör oldukları için akledemezler."  [BAKARA- 170, 171]

    " Kâfirler Allah’a karşı yalan uydururlar ve çoğu da akletmez. Onlara, “Gelin Allah’ın indirdiği Kitaba ve Resule uyun” denildiğinde, “Atalarımızın yolu bize yeter” derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyse? " 
     [MAİDE- 103, 104]
      15-DİNDEN ÇIKAN MÜSLÜMANLAR: Bazı müslüman oldukları söyleyenler vardır ki,gerçekten dinden çıktıklarının,küfre girdiklerinin farkında bile olmadan yaşarlar.Allah'ın bir ayetini inkar edenin dinden çıkabileceğinin farkında bile olmadan, Allah'ın ayetleri için bu zamanda bunların hükmü yoktur veya geçmezler,uygulanamazlar gibi laflar ederlerse dinden çıkarlar.
    "İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir. " NİSA-137
      Şu da  mutlaka bilinmelidir ki,Peygamberler,sadece bir elçidir.O kendi kafalarına göre din koyamaz.Dinden çıkarmalar ya da dine eklemeler yapamaz.O heva hevesinden birşey söylemez.Yani peygamber,Allah ne bildirdiyse onları bildirmiştir.Ne bir eksik,ne de bir fazla yok.Peygamberi böyle anlamak ve kabul etmek zorundayız.Peygambere bu görevin dışında başka bir misyon vermek yakışmaz.Ona ve Allah'a iftiradır.
Bu arada,sünnet ile hadisi karıştırmamak gerek.SÜNNET:Peygamberin Kur'an ayetlerine uygun olarak yaptığı uygulamalar,yaşam tarzıdır.Hükümler,yaptırımlardır.Bunun dayandığı kaynak doğrudan KUR'ANIN KENDİSİDİR.  Allah:

"..
 Hüküm sadece Allah'a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” YUSUF-40
 "Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridir" MAİDE-44 buyurmuştur

HADİS ise,peygamberin söylediği kabul edilen sözlü ifadeleridir.Peygamber zamanında,sözlerini asla yazdırmamıştır.Bazıları yazdırdı deseler de dayanaksızdır.Kılıf bulmaktan  i
leri geçmez.Hadisler,ilk defa peygamberin ölümünden 100-150 yıl sonra söz konusu alimlerce toplanmağa başlanmıştır. Bu kadar geçen zaman içerisinde bu sözlerin %100 doğruluğu elbette kabul görmez.Mutlaka ilaveler,eksiltmeler olabilir.Daima bu olasılığı göz önünde bulundurarak hadislere bakmalıyız.Ve hele hele,bir söz ki, Kur'an ayetiyle zıd düşüyorsa,ya da Kur'ana dayanan bir tarafı yoksa asla hadis olarak kabul edilemez.İsterse bu iafadeler söz konusu hadis kitaplarında da geçse yine kabul edilemez.Çünkü dinde tek ölçümüz  KUR'ANDIR.Dinin temel ve tek kaynağı odur.İnsan sözü asla din olarak alınamaz,isterse bu söz peygambere ait olduğu söylensin.Zaten peygamber de asla böyle bir söz söylemez.
Dini,yanlış anlatanların başında,din adına görev yapanlar gelmektedir.Bunlar Kur'ana dayalı din yerine hurafelerle dolu ,uydurma hadislere dayalı yalan- yanlış bilgilerle dini anlatmalarıdır.Halbuki,peygamber yolu bu değildir.peygamber ilahi vahiyden başka insanlara din olarak birşey anlatmadı.Dini anlatan hocaların %90 nı Kur'anın anlamını bile bilmekten uzaktalar.Kendileri bilmedikleri Kur'anı,halka nasıl anlatsınlar.Maalesef günün müslümanları da hep onların ağızlarına bakar oldular.Onlar da bunu fırsat bilerek,halk içinde üstünlük tasladılar.Halbuki üstünlük ancak takvadadır.
 Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sâhib çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki ALLÂH'ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvâda en ileri olanınızdır. Muhakkak ki ALLÂH herşeyi bilir, her şeyden hakkıyla haberdârdır." HÜCURAT SURESİ-13

Hamza SARI 

No comments:

Post a Comment