ÖLÜM VE ÖTESİ
Ölüm, genelde hayatın sonu anlamına gelir.Ama insan ve cinler için ise ölüm,yeni bir hayata doğuş olarak da anlaşılmalı.Zira kıyamet dediğimiz büyük olaydan sonra insan ve cin ruhları yeni birer bedenle tekrar ahiret aleminde doğacaklar.Bu nedenle "ölüm" onlar için yeni bir hayata başlangıç için geçiştir.
Allah hayatı ve ölümü birlikte yaratmıştır.Daha doğrusu hayatta,kainatta herşey "zıddıyla kaimdir" Yani herşeyin bir zıddı vardır.Acı-tatlı,iyi-kötü,sıcak-soğuk,yaz-kış,ilbahar-sonbahar,güzel-çirkin,helal-haram....daha yüzlece,binlercesini sayabiliriz.Önemli olan bu dengelemenin olmasında mutlaka bir "HİKMET" olduğunu anlamak,kavramaktır.
Ölüm ,insan ve cin varlıklarının dışında yok olmak,kaybolmak,bir daha ortaya çıkmamak gibi anlaşılır.Bunun yanında bazı cansız dediğimiz tabiatta,aynı çekirdekten ,aynı özellikleri taşıyan varlıkların olması da,bizim ahiret inancımızı kuvvetlendirmek,örnek olmak için yaratılmışlardır.Yoksa kainatın yok oluşuyla herşey yok olup gidecektir.Allah "kurumuş toprağa,biz yağmur bulutlarını gönderek,oraya su indirerek,toprağın yeniden canlandığını göreceksiniz" diyerek de açıkça bize ahiret hayatının ,yeniden dirilmenin mutlak olacağını anlatmak için açık-seçik örnekler verir.
Ölüm,insan ve cinler için bu dünya ile ilişkilerinin tamamen kesilmesi demektir.Nası ki,bu iki varlık önceden bu dünyada yok iken sonradan gelmişlerse,tekrar dirilecekleri ahiret alemine geçince de bu dünya ile ilişkileri tamamen kesilmiş oluyor.Yani anlayacağınız insan ölünce bu dünyada çürümüş,toprak olmuş cesedinden başka birşey kalmıyor.Zaten o beden de bu dünyaya aitti,ancak o burada kalacak.Ölen birinin yıllar sonra kabrini açın,kemiklerini şöyle ufalayın,ancak bir avucumuzu dolduracak kadardır.O da hiçbir mana ifade etmez,yani insanın hiçbir özelliği o kurumuş kemiklerde bulamazsınız.Kurumuş bitki tohumunda o bitkiyi oluşturan canlı atomlar olmasına rağmen,çürümüş insan kemiklerinde insanı oluşturacak atomlar asla bulunmaz.O kemikler incelenirse,topraktaki bazı cansız minarelleri belki bulabilirsiniz.Onları da zaten insan hayatta iken topraktan aldığı gıdalardan almıştı.yani insanı insan yapan bedeni değil,onun ruhudur.Ruh gitti,bedenin işi bitti.Ruh, bedeni insan yapan bir enerji gibidir.O enerji ölüm olayıyla başka bir aleme,ahiret alemine yani geldiği aleme, geri döner.Orada da kendisine verilecek başka bir bedenle buluşuncaya ,yani kıyamet dediğimiz yeniden ayağa kalkma zamanına kadar Allahın ruhlar için ayırdığı mekanda muhafaza edilir.Daha sonra hesap günü için yeni bedenle birleşir ve daha sonra da gideceği,daha doğrusu hak ettiği yere gider.Yani anlayacağınız bu dünyadaki mezarlar,mezarlıklar bomboş birer çukurdan başka birşey değildir.Bu nedenle burada kabir azabı diye de bir şey yok.Azap sadece cehennemde var.Orada da ancak oraya gidecekler bu azabı yaşayacaklar.Mezarlıklar bizler için "ey insan sen ne kadar anlamaz,akletmez bir varlıksın.Bak senin gibi bir zamanlar dünyaya kazık çakmağa çalışanların hallerine,işte sen de bunlar gibi toprak olup,bir hiç olacaksın.Hala anlamaz mısın?İbret almaz mısın?"der gibi karşımızda durur.yoksa orada ölen falan asla yok.
Ruh,kıyamet,cennet-cehennem,hesaba çekilme,ahiretteki beden ile ilgili bilgilerimiz sınırlıdır.Allah bu konu ahirete ait olduğu için bize fazla bilgi vermemiştir.Bu da O'nun başka bir hikmeti,yaratmasıdır.Bize düşen görev Kuran ışığında ölüm ötesine hazırlıklı olmaktır.Ölüm ,kabul etsek de,etmesek de mutlak olacak bir son ve aynı zamanda bir başlangıçtır.Sadece şunu açıkça anlamak ve bilmek gerekir ki,ahiretteki yeni hayat bu hayata asla ve asla benzemiyecek.Orada sabah işe gidip,akşam gelmek yok,iş bulma,para kazanma,araba-ev alma, derdi yok.Terör,kazalar,kavgalar,sürtüşmeler,kıskançlıklar,iftiralar,katliamlar asla yok.kimsenin bir başkası tarafından sömürülmediği,herkese hakkının en adil bir şekilde verildiği,kimseye haksızlık yapılmadığı bir "ilahi düzen" var orada.Orada tek hakim sadece ALLAH olacak.Orada insan ve cin tayfası ancak bu dünyada yaptıklarının " tam karşılığını" alacaklar.Ne bir gram eksik,ne de fazla.
Orada ancak iki ayrı dünya olacak: Biri gece-gündüz (tabiririyle) azab gören insan ve varlıklarının yeri olan CEHENNEM ile bu dünyada Allahına tam anlamıyla kul olmuş insan ve cinlerin mutlu olduğu,neşelendiği,huzur ve sürurun olduğu CENNET olacak.Bunların arasında da BERZAH dediğimiz,ikisini ayıran başka bir alem olacak.Bu berzahta hesaba çekilmeyecek,çocuklar,deliler yani Kuran mesajlarından sorumlu olamadan ölen insanlar olacaklar.Ahiret alemi dediğimiz bu üç alemde başka bir ölüm asla olmayacak.Orada hayat baki olacak.İşte bu nedenle orada yeni yaratılacak beden de o alemin özünden,maddesin olacak.Cehennemdekiler cehennemin maddesinden,cennetiler cennetin maddesinden,berzahtakiler de oranın maddesinden oluşacak bedenlerle yeniden yaratılacaklar.
Bunları kavrayarak dünya hayatının ne kadar kısa ve basit olduğunu anlayarak ona göre bağlanmak ve değer vermek gerekmez mi?Allah insanı en iyi tanıyan yaratn olduğu için,zaman zaman,"insan ne kadar zalimdir,insan sonunu hiç düşünmez mi?insan daima nisyandadır (unutkandır),insan hiç akıl etmez mi? " gibi yüzlerce değişik ifadelerle insanları uyarır,dikkatini ebedi hayata çekmek ister.Ama heyhat kaç kişi bu uyarıyı dikkate alarak yaşar. Siz bari bu uyarıya kulak verin.Ölümsüz bir hayat bizi bekliyor.Cennet dururken,işkencenin,ezanın eksik olmadığı,ilelebet devam edeceği bir alemi,cehennemi neden seçmeğe çalışırız. TAKDİR SİZİN !
No comments:
Post a Comment