Mü'min ,kendini Allah'a emanet edendir.Her işinde Allah'ın yasalarına uyma gayreti vardır.Dünya hayatında ahireti kazanma arzusundadır.Şeytanla ve nefsiyle tam bir mücadele içindedir Mü'min.
Mü'min olmak için çetin yollardan geçmek gerek.Azgın nefse gem vurmak,dünyaya meydan okumak gerek.Dünyanın şatafatlı ,gösterişli aldatıcılığına eyvallah etmeyendir.Dünya nimetleriyle ahireti kazanma yarışında önde olandır.Ahireti için dünyasını,dünyası için ahireti terketmeyendir.İki günü eşit olan değil,daima son günü,bir önceki gününden daha iyi olandır.
Müminin hayatı elbette güllük-gülüstanlık değildir.Ahireti kazanmak için binbir çetrefilli yollardan geçer.Bu yollarda bazen içinden çıkamadığı anlar olur,olaylar ve sorunlar olur.Bunları bazen kendi gücü ve gayretiyle aşamaz,sıkıntıya düşer.Sıkıntıya düştüğünde Mümin kendini kapıp koyvermez.Kendini boşluğa bırakmaz.O bilir ki,dar kaldığı her anda,Rabbı ona ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINDIR. Rabbı onun dertlerinin de dermanıdır.İşte burada Rabbının buyurduğu gibi "İÇTEN İÇE,SESSİZCE RABBİNE DUA EDER".
Duanın kabulü,içten ve sessizce Allaha yalvarmaktır.Yoksa bağıra -çağıra,haşa Rabbına meydan okur gibi yüksek sesle dua yapmak,duanın kabulünü zorlaştırır.İşte mümin duada da bu ölçüyü en iyi bulan ve yerine getirendir.
No comments:
Post a Comment