Saturday, 22 September 2012

KAZA VE KADERİ NEDEN YANLIŞ ANLARIZ

     KADER:Ölçü,  yasa,kurallar gibi anlama gelir.
     KAZA :Yerine getirilme,yapılma,eda etme,yaratılma gibi anlamlara gelir.
   Şimdi bu anlamlar ışığında Kader ve Kaza inancımız nasıl olmalıdır onun üzerinde duralım.Kader  planlama,ölçü  anlamına gelirken, kaza da onun icaplarına uygun davranarak birşeyler yapma,ortaya koyma,ortaya çıkarma iş ve hareketlerin tamamına gelir.
   Allah elbette ,yaratıcı olması nedeniyle,yaratılacak herşeyi önceden planlar ve zamanı gelince de o şeylerin olması için sadec "ol" der ve o şeyler "oluverir".Yani yaratılır.Bu Allahın Yaratması anlamında olan Kader ve Kazasıdır.
    Kulların kader ve kazasına gelince,Allah yarattığı varlıklara da yapacakları işlerinden dolayı bir kader ve kaza yazmıştır.Yani bir ölçü ve ölçünün gereğini yerine getirmek anlamında olan bir kaza koymuştur.Kainatta hiçbir zerre dahi yoktur ki,Allahın koyduğu bu ölçünün dışında,kendine bir ölçü koyarak,kendi varlığını devam ettirsin.Bu asla ve asla mümkün değildir.Çünkü yaratılanlar kendi başlarına ölçü koyamaz ve konan ölçüyü de değiştiremezler.Yani Kaza edemezler.
   Kaderi daha iyi anlamak için,yaratılan varlıkları iyi tanımak gerek.Örneğin bir ağacı düşünelim,bir ağaç tohumundan,bir bitki tohumundan bu ağaç ve bitkinin olması için,öncelikle bu tohuma ihtiyaç vardır.O tohum olmadan birşey olmaz.Sonra o tohumuların ağaç ve bitki olacağı besleneceği bir toprak olması gerek.Topraktan gıdalanmak için toprağın ıslak olması gerek,bunun için de su gerek.Toprak ve suyun oluşması için milyonlarca diğer atomların bir araya gelerek bunları oluşturması gerek.İşte bütün bu oluşumlarda kendiliğinden oluşma diye birşey söz konusu değil,hepsinin belli ölçülerde ve belli şartlarda ve belli zamanlarda bir araya gelmesi söz konusu.İşte bunların takdir (kader) edilmesi birer ölçüdür.Yasadır.Kuraldır.Bunlar olmadan hiçbir varlık olamaz.İnsan da böyle,çocuk olması için anaya-babaya ihtiyaç var.Ananın yumurtasına,babanın spermine ihtiyaç var.Bunların belli ölçülerde birleşmesine ihtiyaç var.Birleşen bu ikilinin belli bir ortama yerleştirilmesi var.Yerleştirilen ortamda bu döllenen yumurtanın beslenenip gelişmesine ihtiyaç var.Bu gelişen  hücrenin büyümesi için parçalanıp çoğalmasına ihtiyaç var.Bu çoğalan hüçrenin et ve kemik haline dönüşmesine gerek var.Bu et ve kemikten olan varlılığn insan şekline girmesine ihtiyaç var.İnsan varlığına giren bu varlığın cinsiyeti de dahil olmak üzere birçok organlara sahip olmasına ihtiyaç var.Bunlar tamamlandıktan sonra,onun RUH dediğimiz onu hayatta tutan başka bir varlığa ihtiyacı var.Birleşen bu iki varlığın belli bir müddet ana rahminde gelişmesine ihtiyaç var.Daha sonra zamanı gelince dünyaya teşrif etmesine gerek var.Dünyaya gelen bu korumasız varlığın öncelikle korunmasına ve daha sonra beslenmesine ihtiyaç var.Beslenmesi için anasının südüne ihtiyaç var.Südün oluşması için de yine vücutta bir takım değişmelerin olmasına ihtiyaç var.Daha yüzlercesi,binlercesini sayabiliriz.İşte bütün bunların tamamı hep bir ölçü ve yasalar çerçevesinde olur.Asla kendiliğinden birşey olmaz.Daima bunları yapan bir yaratıcı vardır ki,O da Allahtır.
   "Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattk." KAMER SURESİ, AYET-49
   "
   "Gaybın  (bilinmeyen alemin) anahtarları Allah'ın elindedir.Onları  O'ndan başkası bilemez.O deniz ve karada ne varsa bilir.O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez.O, yerin karanlıkları içindeki bir tek taneyi (tohumu) dahi bilir.Yaş ve kuru  ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır."
           EN'AM  SURESİ, AYET-59
   
   Şimdi gelelim kaderi ve kazayı nasıl anlamamız gerektiğine:Yaratılışımızla birlikte bizim için de bir kader (ölçü) konmuştur. Ömrümüz boyunca neler yapacağımız,hangi yollardan gideceğimiz,ne elde edip,neleri kaybedeceğimiz,neler yapılırsa cennet kazanılır,neler yapılırsa cehhennem gidilir hep bunların yolları Allah tarafından bir ölçüye bağlanmıştır.Bu ölçü konurken asla bir zorlama yoktur.Ölçüler kurallar yazılır ortaya konur.Kullar bu ölçüler içerisinde serbesttirler.İstediklerini yapabilirler bunlarda engel yoktur.Ama sadece iyi şeylerin yapılması,istenir.Ölçü hem iyi şeyler,hem de kötü şeyler için geçerlidir.İyinin ölçüleri ve kötünün ölçüleri ayrıdır.İnsan iyinin ölçülerine uyarsa kazanır,kötünün ölçülerine uyarsa kaybeder.Örneğin,hastalanmamak için çeşitli kurallar vardır.Bu kurallara uymayanlar hasta olur.Bu kez de hastalandıktan sonra iyileşme ölçüleri vardır.Bunlara da uyulursa bu kez de iyileşir.Önemli olan kötülükte israr etmemek.İsrar edilirse sonu kötü biter.

     "Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki,biz onu yaratmadan önce  (o olay) bir kitapta yazılmamış olmasın.Şüphesiz Allah'a göre bu çok kolaydır."
                     HADİD  SURESİ,  AYET-22

     Allah bizim hayatta karşılaşacağımız herşeyi bildiği için bunları bir kitapta kaydetmiştir.Yoksa Allah yazdığı için başımıza bu olaylar gelmez.Burada söz konusu olan Allah'ın herşeyi önceden bilmesidir.Yoksa Allah bizi asla işi yapmamıza zorlar anlamı yoktur.Böyle olsaydı yargılama ve cennet-cehennem diye bir yer olmazdı.ALLAH SONSUZ ADALET SAHİBİDİR.ASLA KULLARINA ZULÜM YAPMAZ.Kullar ne yaparsa kendileri yapar.Allah sadece kulların yapmak istediği fiilleri,işleri onlara seçme ve yapma gücü vererek yapılmasına (kazasına) izin verir.Bu da imtihanın bir gereğidir.Örneğin bir öğretmen sınav için soru hazırlar.hazırladığı soruların cevabını da elbette bilir.Öğrencilere bunu sorar.Cevaplarında da zorlama yapmaz.İsteyen istediği soruyu cevaplar veya cevaplamaz veya yanlış cevaplar.sorumluluk sadece öğrencilerdedir.Değerlendirme ise öğretmendedir.

     Biz de kader ve kaza anlayışını bu şekilde anlamamız gerekiçKader ve Kazada asla zorlama söz konusu olamaz.Allah ezelde bunu yazdı da ben buna mecburum deme hakkımız yoktur.Allah ölçüyü koymuş,kul ister iyiliğe,isterse kötülüğe giden yolu tercih eder.Allah sen niye onu tercih ettin gel bunu seç demez.İşte bu nedenle de yargılama söz konusudur.Allah kaderini en güzel yaşayanlardan eylesin.

No comments:

Post a Comment