Wednesday, 22 September 2021

YUSUF SURESİ

 YUSUF SURESİ ve BİZE VERİLEN BİLGİLER

Kur'anın 12.suresi olup,111 ayettir.
Yusuf suresinde,adından da anlaşılacağı gibi Rasul,peygamber Hz.Yusuf a.s. hakkında bilgiler vardır.Allah,Yusuf a.s. üzerinden bizlere çok önemli bilgiler,mesajlar ve sorumluluklar vermiştir.Aslında Yusuf a.s.ın kıssası gibi anlatılsa da ,bu surede anlatılanlar sadece Yusuf a.s. bağlamaz.Bizi de ,hatta bizden sonrakileri de bağlar.Zira Kur'an kıyamete kadar gelecek tüm insanlara hitap eder.
Allah Kur'anda değişik isimlerden ve değişik olaylardan bahseder,örnekler anlatır ama aslında bunların tamamı şu anda yaşayan insanları ilgilendiren,bağlayan,sorumluluklar yükleyen anlatımlardır.
Allah bal arısından,üzüm ve zeytinden,dağlardan ve denizlerden,güneş ve yıldızlardan,yer ve göklerden,kuşlardan ve balıklardan bahsederken de hep bize birşeyler anlatır.Velhasıl,Allah mesajlarını bize çeşitli anlatım yollarıyla ve örneklemelerle ulaştırmış ve anlatmıştır.
" And olsun ki, Biz bu Kuran'da insanlara türlü türlü misali gösterip açıkladık. İnsanın en çok yaptığı iş tartışmadır."
KEHF suresi,ayet-54
" Yemin olsun ki biz bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği çeşitli şekillerde anlattık.* İnsanların çoğu sadece nankörler olarak yüz çevirdiler."
İSRA suresi,ayet-89
İşte Yusuf suresi de bu anlatım çeşitlerinden birirdir.Allah bu surede Yusuf üzerinden bize mesajlar bildirir.Hatta bu gerçeği anlatan Allah,bu surenin son ayetinde de :
" Andolsun onların kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır. Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir; fakat o, kendinden öncekiler için onay, her şey için detaylı açıklama, iman eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir."
YUSUF suresi,ayet-111
Şimdi bu surede bize anlatılanları şöyle maddeler halinde görelim :
1-Bilindiği gibi Yusuf,Yakup a.s.ın çocuklarından biridir.Yakup a.s. çocukları arasında istemeden de olsa,Yusuf'a karşı ilgisi ve sevgisi açık bir şekilde öne çıkar.Bu davranışı da diğer çocukları üzerinde olumsuz olarak "Kıskançlık" duygusunu kamçılar.
Burada bize,peygamber de olsanız,çocuklarınız arasında sevgi ve ilgi konusunda ayrım yapmayın.Yaptığınız ayrımın diğer çocuklar üzerinde yanlış etkiler ve algılar bıraktığını da asla unutmayın.
Dikkat ederseniz bu konuda,kıskan.lığa götüren davranışlar konusunda,Allah en uç örneği,yani bir peygamberi gösteriyor.En yüksek makam sahibi kişi de olsanız asla çocuklarınız ve yönetimini üstlendiğiniz insanlar arasında " Kıskançlığı,Haseti" çağrıştıran,körükleyen işler ve davranışlar yapmayın.
2-Yusuf a.s. küçükken bir rüya görür.Rüyasında 12 yıldız ile Ay ve Güneşin kendisine secde (İtaat ) ettiğini görür .Bu rüyasını babasına anlatır ve babası da "aman bu rüyanı kardeşlerine anlatma,olur ki onlar kendilerince yorumlar yaparak sana karşı olumsuz davranışlarda,kıskançlıklarda bulunur der.
Gerçekten bu rüya ve babasının da bu rüyayı kardeşlerine anlatmamasını tenbihlemesi bu surenin başlangıcı sayılır.Yani Allah Yusuf'a başına gelecekleri daha çocukken bir rüya olarak O'na göstermiş oluyor.Bu da Allah'ın insan ve yaratılanlar üzerindeki takdirini,insanın kaderinde neler olacağını daha önceden bildiğini gösterir.
Bize düşen kendi emeğimize,amellerimize bakmak ve sonucun takdir edilmesini,yaratılmasını da Allah'a bırakmaktır.Bu anlayışta olursak asla şaşırmayız,üzülmeyiz,hayal kırıklığına da uğramayız.Bize verilen iyilik ve güzelliklerin Allah'tan,kötülük ve çirkinliklerin de kendi elimizden olduğunu kabullenmek.
3-Her ne kadar aynı ana-babadan doğmuş olsak da,çoğu zaman kardeşler arasında çekememezlikler,kıskançlıklar olabilir.Nitekim Yusuf suresinde de özellikle buna vurgu yapılır.
Bu kıskançlıklar bazen kolay ve basit şeylerle atlatılsa da çoğu zaman içinden çıkılmaz felaketlere de neden olabilir.Ya da felaket gibi görünüp de,hakkımızda hayırlısı da olabilir.Nitekim başlangıçta Yusuf için kardeşlerinin kıskançlığı bir felaket gibi görünse de,sonuç olarak Yusufun Mısırda bakanlık makamına çıkmasına da neden olmuştur.
4-İnsanlar kendilerini korumak için ellerinden gelecek tüm güç ve kuvveti kullanmalıdır,ama buna rağmen başlarına gelebilecek olaylardan hatta felaketlerden de kurtulamamışlarsa,mutlaka bunda da bir hikmet vardır diyerek Allah'a tevekkül etmek zorundalar.
Nitekim Yusufun babası ,Yusuf hakkında ne kadar tedbirli davransa da ,olacakların önüne yine geçemedi.Yanından bir an olsun ayırmadığı Yusufundan yıllarca ayrı kaldı,hatta Onun hasretiyle gözleri bile görmez oldu.
5-Hoşunuza gitmeyen bir olay,durum veya kişi hakkında bile karar verirken vicdanı elden bırakmamak gerekir.Yani insaflı ve insani davranmak,kararları bu ölçü dahilinde vermek bile güzeldir.
Nitekim Yusufun kardeşlerinden bazıları Onu öldürmeyi planlarken,içlerinden birisi daha vicdanlık davranıp,Onu öldürmeyelim de bir kuyuya atalım,belki Onu bulup çıkarırlar ve daha uzak beldelere götürürler ve böylece biz de Ondan temelli kurtulmuş oluruz dediği gibi.
6-Neyin ve kimin değerli,kıymetli olduğunu ancak Allah bilir.Hatta bunun ortaya çıkması bile belki de uzunca bir zaman alır.Hemen anında şu değerlidir,bu değersizdir demek bize yakışmaz.
Nitekim Yusufu bulup da kuyadan çıkartanlar,Onu değersiz bir kaç akçeye birilerine satıvermişlerdi.
Onu satın alan kişi,devlet yetkilisi,Onu evine getirdiğinde hanımına bu çocuğa iyi bakıver,belki ilerde büyüdüğünde bize yardımcı olur veya biz Onu evlat ediniriz demişti.
7-Evlatlıklarınız sizin öz çocuklarınız değildir,ayeti gereğince,Yusufu evlatlık alan vezir ve eşi de,her ne kadar Ona bir evlatmış gibi baksalar da,zaman içerisinde hiç beklenmedik olaylar olabilir.
Nitekim Vezirin hanımı da yıllar sonra, Yusufa karşı sevgi beslemesi,Onun erkekliğinden cinsel olarak yararlanmasını tasarlaması gibi.
8-Herhangi bir olayda ani karar vermeyin.Hatta gerekirse karar vermekte daha ehil olan kişilere de mevcut durumu anlatın.Belki onlar sizden daha mantıklı açıklamalar,kararlar verebilir.
Nitekim,vezirin karısı,Yusuf'dan yararlanmak için Onu yatağına davet ettiğinde,Yusufun bunu şiddetle reddedip,dışarı kaçmak için kapıya doğru yönelmesi anında kadının Yusuf'un gömleğini arkadan tutup şiddetle kendisini çekmesiyle Yusufun gömleğinin arkadan yırtılması bu arada kapının açılmasıyla vezirin onların karşısında olması ve bu çirkin olayı ,kadının Yusufun aleyhinde kullanmağa kalkması sırasında,ehil bir kişinin: "Eğer Yusufun gömleği önden yırtılmışsa kadın haklı,Yusuf haksızdır.Zira kadın kendini koruyabilmek için mücadele ettiği esnada gömlek önden yırtılmış olabilir,yok eğer gömlek arkadan yırtılmışsa,kadın haksız,Yusuf haklıdır.Bu halde de Yusuf kadından kurtulmak için kaçarken,kadın,Onu yakalamak için gömleğini arkadan tutmuş ve gömlek de böylece yırtılmış olur" dedi.
Yani bir konu ve durum hakkında karar verirken geniş düşünüp ve mantıklı karar vermek esastır.Bize düşen de budur.
9-Kişi öncelikle kendi bedenini,ahlak ve namusunu,izzet ve şerefini korumakla mükelleftir.Buna gücü yeterse yapmalı,yetmezse,Rabbine tevekkül etmelidir.Zira Allah her zaman darda kalanların yardımcısıdır.Peygamberlerin uğradıkları zulümlerden korunmak için Hicret etmeleri bir kaçış gibi görünse de,aslında Rabbimizin bir lutfudur.
İşte Yusuf a.s. da vezirin karısının şerrinden imanını ve izzetini ve hatta kendisini evlatlık alan vezirin şerefini düşünmesi ve kurtuluş çaresi olarak,"Rabbim bu kadın benden mutlak surette yararlanmak isteyeyecek,ben belki buna karşı koyamayacağım.Belki nefsime de yenik düşeceğim,bu durumda beni bu kadından uzak tutmak için hapiste kalmayı bile tercih ederim" demesi de bir takdir-i ilahidir.Nitekim kadın her ne pahasına olursa olsun Yusuftan yararlanmak,Onunla birlikte olmak istiyorum diye yemin etmişti.
10-Bazı büyük musibetlerden,zararlardan korunmak için,daha az belalara razı olmak da gerekebilir.
Nitekim Yusuf büyük günah olan ZİNA'dan korunmak ve kaçmak için,hapiste kalmayı,mahkum olmayı istedi.Efendisi de kadının şerrinden ve hatta dedi-kodudan kurtulmak için bir bahane ile Yusufu zindana attırmıştı.Aslında O da Yusufun suçsuz olduğundan emindi.Ama çevre baskısı,toplumsal baskı çok ağır geldiği için istemese de Yusufun zindana gitmesine göz yumdu.Yani bazen sizden daha güçlü olanlar,kendilerini,namus ve şereflerini,hatta makamlarını korumak için sizleri harcaya bilirler.Bu durumlarda bile Allah'a tevekkül etmekten başka çaremiz yoktur.Nitekim Yusuf da buna razı olarak " zindan bana, bu kadının davet ettiği zina günahından daha hayırlıdır" demişti.
11-Her rüya gerçekleşmez ama bazen gerçekleşen rüyalar da olabilir.Örneğin İbrahim a.s.ın oğlu İsmaili kurban etme rüyası gerçekleşmemiştir.Ama bunun yanın da Yusuf a.s.ın gördüğü rüya gerçekleşmiştir.Hatta sadece Yusufun değil,Mısır kıralının gördüğü rüya bile gerçekleşmiştir.
Önemli olan rüyaları yorumlarken hak ve hikmetle bunu derinlemesine düşünmek,hikmetle bakmak gerekir.
İbrahim a.s. bir rüya görmüş ama rüyayı yorumlarken hataya düşmüş ve oğlunu boğazlamağa kalkışmış.Halbuki suçsuz yere bir cana kıymanın,tüm insanlığı öldürmek gibidir ayetinin hikmetini kavrayarak,oğlunu boğazlamağa kalkışmak gibi yanlış bir işi yapmamalıydı.Peygamber de olsa bazen insanların hatalar yapacağını göstermek için Allah bu olayı bize açık ve net olarak kitabında aktarmıştır.
Ama Yusuf a.s.ın ilk rüyasını yorumlayan babası,o rüyayının hikmetini bildiği için "sakın bu rüyanı kardeşlerine anlatma" diye uyarmıştı.
12-Rüya yorumlarken çok derin hikmetlere ulaşmak,hikmet sahibi olmak gerekir.Nitekim,Yusuf,hapishane arkadaşlarının rüyasını yorumlarken,hikmetle açıklama yapmış ve açıkladığı rüyalar da o kişilerin başlarına gelmiştir.Bu asla Yusufun gelecekten,gaibten haber vermesi anlamına gelmez.Gaibten haberdar olan,geleceği bilen sadece Allahtır.Yusuf sadece,Allahın Ona bildirdiğini,arkadaşlarına aktarmıştır.Gelecekten haberdar olan ancak Allah'tır.
Biz de rüyalarımızı yorumlarken,ya da yorumlatırken mutlaka ehli olan,bilge ve hikmet sahibi olanlara anlatmamız yerinde olur.Yoksa falcılara,büyücülere ,rüya tabircilerine yorumlatılan rüyalar asla doğru yorumlanmaz.Yani işi ehlinden sormak gerekir.
13-Yusuf rüyalarını yorumladığı ve sarayda eski görevine tekrar gelen kişiye,"şayet efendine benim de suçsuz olduğumu anlatırsan memnum olurum" demişti.
İşte Yusufun bu yanlış temennisi ,Onun 3 yıl daha cezalı olarak hapiste kalmasına neden olmuştu.
Zira Allah Fatiha suresinde anlattığı gibi "sadece baba kulluk edin ve ancak benden yardım dileyin" sözünü bir an da olsa unuttu.Bunun sonucunda da,şeytan da o hapisten çıkan arkadaşına Yusufun sözünü unutturdu ve böylece 3 yıl daha fazladan hapiste kaldı.
İşte bu bize,ne olursa olsun,hangi durum ve şartlarda olursanız olun,mutlaka ve mutlaka son yardım kapınız,müracaat edeceğiniz makam Allah olsun.Yoksa istemeden de olsa bunun cezasını görürsünüz denmek istenir.
14-Eğer kişi doğru yolda yürümek,yaptığı işlerde Allah'ın rızasını önceliğine almışsa,değişik dönemlerde,istenmeyen zararlar ve zorluklar da görse,mutlaka sonunda Rabbimizin yardımını görecektir.
Nitekim Yusuf a.s. da bunca gördüğü,geçirdiği sıkıntılar ve zorluklara,sadece Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla katlandıysa,sonunda da mutlu sona ermiştir.Daha dünyada iken bile Allah Ona ulaşılamayacak niğmetler makamlar nasip etmiştir.Hem ülkenin maliye bakanı olmuş,hem de yıllarca uzak kaldığı ailesine,babasına ve anasına,kardeşlerine tekrar kavuşmuştur.Bu mutlaka Allah'ın bir takdiri olsa da,aslında bu niğmetlere kavuşabilecek amellerin bizzat Yusuf tarafından yapılmasıdır.Eğer Yusuf nefsine uyup da zinaya başvursaydı bu niğmetlerin hiçbirisine kavuşamayacaktı.İşte cennet niğmeti de böyledir.Dünyada iken çeşitli zorluk ve sıkıntılar çektiğimizde,asla ve asla Allah'ın rızasına muhalif ameller yapmazsak,Allah'ın rızasını önceliğimiz edinirsek,Rabbimiz de bunun karşılığında hem dünyada,hem de ahirette bizi en güzel ödüllerle ödüllendirir.

15- Bir diğer önemli konu da,makamları,görevi ehline vermek gerekir. Mısır kralının rüyasını akla ve hikmete uygun olarak açıklayan,yorumlayan Hz.Yusuf'u,kral kendisine danışman yapmak ister.Fakat Yusuf,ondan kendisinin hazineden sorumlu bakan yapmasını ister.Yani Yusuf,daha ehil olduğu makamı,görevi talep eder.Hatta "bunda ben daha başarılı olabilirim" diyerek de isteğini tasdik eder. Bazen görevler size uygun değilse,illa da onu makam sahibi olmak için kabullenmek pek hoş değildir.Kişi daha iyi yapacağı işe ve makama talip olmalı. Zira kişi kendi ehil olduğu işi,kendisi daha iyi bilir.
Günümüzde makamlar ,o makamlara layık ve ehil kişiler tarafından doldurulmadığı için yönetimde hep problemler olagelmiştir.

Yusuf suresinde daha yüzlerce,binlerce ders alınacak,hikmetler çıkartılacak anlatımlar vardır
Burada sadece kısa ve öz bir anlatım yaptım.Elbette benden daha güzel anlayanlar ve anlatanlar da olacaktır.
Rabbim Rızasına uygun ameller yapmayı hepimize nasip etsin inşallah.

H.SARI

No comments:

Post a Comment