Saturday, 28 August 2021

HARAM VE HELALLER BELLİDİR

 HARAMLAR VE HELALLER BELLİDİR

Haramlar ve hellaller,sadece yemek-içmek ile ilgili değildir.
Yaptığımız her iş,çalışma,ameller için de bu geçerlidir.Hatta kulluk işareti olan ibadetlerde bile bu haram-helal sınırı vardır.Örneğin,Hac ibadeti esnasında tabiat dahil bir canlıya zarar vermek haramdır.Oruçlu kimsenin,iftar zamanını özürsüz uzatması haramdır.Namaz kılarken tadil-i erkan dediğimiz Namazın rirüel (şekil)lerini değiştirmek ya da özürsüz bunları yapmamak haramdır.Sadaka ve zekat verirken malın değersizini vermek haramdır.Kendisine layık görmediğini,bir başkasına sadaka olarak vermek haramdır.
Allah,Kur'anda yenmesi yasak olan etleri sıralarken :
" "Allah size yalnızca murdar eti, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkasının adına kesilmiş olanı haram kıldı. Ama biri zorda kalırsa, haksızlığa sapmadıkça, sınırı aşmadıkça kendisine günah yoktur."
BAKARA-173
Bize bunları haram kıldı.Aslında bu ayette anlatılanlardan bir tanesi isim olarak "HINZIR=Domuz" olarak geçer,diğerleri ise normalde yenilmesi helal olduğu halde,bazı negatif,olumsuz durumlar nedeniyle asliyetinde helal iken özelliğinde haram olanlardır.
Örneğin yenmesi helal olan bir koyun veya tavuk, veya bir başka hayvan eğer Allah adına değil de birileri adına kesilmişse, ya da bir mezarda bulunan ölü adına kesilmişse,ya da bir kişiye duyulan tağutluk derecesindeki saygıya nisbet edilerek kesilirse, aslında helal olan bu etler,özellik ve kesilme amacı bakımından,Allah dışında başka birşey,bir varlık veya amaç için kesildiği için maddeten helal olsa da manen haramdır.Yani Allah'tan başkası adına kesilen yenmesi helal olan etler bile haram olur. Zira "Ameller niyetlere göredir" hadisinde belirtilen NİYYET bu haram-helal durumunu belirler.
Ya da kanın haram olması.İnsandan insana kan nakli helaldir.Eğer uyum sağlamış olsaydı,hayvandan da kanli imkanı olabilseydi,bu da helal olurdu.Ama kanı yemek,ya da içmek haramdır.
Bir başka haram da,aslında helal olduğu halde,MURDAR dediğimiz yollardan,kendiliğinden ölen ya da bir başka hayvan tarafından öldürülen ÖLMÜŞ hayvanın eti de haramdır.Şayet ölmeden müdahale edilip de "Bismillah " diyerek kesmek mümkün olursa,işte o zaman helal olur.
Kestiğimiz hayvanlar ister kurban amaçlı olsun,isterse yemek amaçlı olsun Mutlaka keserken BİLLAH diyerek ya da Bismillahirrahmanirrahim diyerek Allah'ın adını zikrederek kesmek zorundayız.Unutulursa kusurlu olabilir ama kasden yapılırsa bu kesilen haram olur.
" ﴾4﴿ Sana, kendileri için nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “İyi ve temiz olanlar size helâl kılınmıştır.” Yırtıcı hayvanlardan olup Allah’ın size öğrettiği ile eğiterek avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyin; (hayvanı ava salarken besmele çekerek) üzerine Allah’ın adını da anın. Allah’tan korkun, şüphesiz Allah’ın hesabı pek çabuktur."
MAİDE suresi,ayet-4
Bu ayette geçen haramlık sadece "ET"leridir.Yoksa derileri ya da yünleri,tüyleri ya da yemenin dışında kullanılması için değildir.
Müslümanlar arasında en fazla sözü edilen etler,ya da hayvanlar konusunda "Deniz Ürünleri" vardır.Aklına gelen din adına fetva vermeği kendince bir yetki sanar.Halbuki helal ve haram konusunda yetki sadece Allah'a aittir.Bu yetkisini bazen peygamberi üzerinden de,verir.Yani Peygamber Allah'ın elçisi olması nedeniyle bu yetkiyi,uygulanma yetkisini bizzat O'nun adıyla da bize anlatır.Örneğin Ganimetler konusunda bu yetkiyi Rasülüne verirken,helal ve haram konusunda da bu yetkiyi rasulüne tevdi eder.İşte ayet:
"....Peygamber onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder; yine onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar...."
A'RAF suresi,ayet-157
Bildiğiniz gibi,Allah yaşamımızda karşılaştığımız sorunları çözmek için bazen bir,bazen 7 ayetle konuyu örnekle anlatır.Her derdimize,her sorumuza özel ayetler yoktur.Ama her derdimize çare,her sorumuza cevap olabilecek bilgiler Kur'anda vardır.
İşte ayet:
"...Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık...."
EN'AM suresi,ayet-38
Yukarda anlamını verdiğimiz A'RAF-157 ayetinde Allah bize helal ve haramlar konusunda bir ÖLÇÜ veriyor.Bu ölçü: İyi ve güzel (temiz) olanlar=HELAL,kötü ve çirkin (pis) olanlar ise=HARAM'dır.
Şimdi bir müslüman bu ölçüyü bildiği zaman,neyin helal,neyin de haram olduğunu aşağı yukarı tesbit edebilir.Bu ölçü sadece yemek-içmek konusunda değil,yaşamın her alanında uygulanabilir ve geçerlidir.
Şimdi gelelim deniz ürünleri konusunda müslümanların yanıldıkları ve kafalarına göre konuştuklarına delil olarak gösterdikleri ayete:
" ﴾96﴿ Kendinize ve yolculara geçimlik olmak üzere sularda avlanmak ve onu yemek size helâl kılındı. Kara avı ise ihramda bulunduğunuz sürece size haram kılındı. Toplanıp huzuruna varacağınız Allah’tan korkun."
MAİDE suresi,ayet-96
Bu ayetin birinci bölümünde geçen "denizde avlanmak ve oradan çıkardığınız şeyler size helal kılındı" ifadesi aslında Hacca giderken MİKAD denilen sınırda giyilen İHRAM'dan sonra kara avcılığının yasaklanmasına buna rağmen deniz yolculuğunda böyle bir yasaklamanın olmadığına işarettir.
Çünkü insanlar kara yolculuğu yaparken,avlanmadan,herhangi bir eti yenen hayvanı öldürüp de yemeden de yolculuğuna devam edebilir.Başka yiyecekler de bulabilir.Ama deniz yolculuğunda bu mümkün değildir.Ancak denizden tutulan ürünleri yiyerek yaşamı sürdürmek gerekebilir.İşte bu ayet bunu anlatır.Yani yaşamın denizde açlıktan tehlikeye girmesi söz konusu olduğu için bu avlanma aslında İhramlı birine haram iken siz ihramlı olanlara helal kılındı denir.
Aynı durum,Bakara-173 ayetinde başka bir anlamda geçer.Şayet açlıktan yaşamınız tehlikeye girecek olursa,o haram olarak sayılan etlerden domuz eti de dahil olmak üzere haddi aşmamak üzere size helaldir denir.
Allah bize A'RAF-157 ayetinde bir ölçü vermişti.Bu ölçüyü yaşamımızda uygulayarak neyin helal,neyin haram olduğunu bulabiliriz.Bu arada sağlık açısında zararlı olan yiyecekler ve içecekler de ismi geçmese de haramdır.
Haramlar bazen NASS ile (Ayet ile),bazen de ÖRF ile olabilir.İslam örfe de önem verir.Ama elbette örflerde doğrudan Kur'anda anlatılan haramlar olmamak şartıyla.
Allah şu ayette de,başka şeyleri haram kılmıştır:
" ﴾90﴿ Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi iğrenç şeylerden ibarettir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz."
MAİDE suresi,ayet-90
Allah bu ayette الْخَمْرُ HAMR ifadesini kullanmış.HAMR,aslında sadece alkollü içki anlamına gelmez.Gerçek anlamı "AKLI ÖRTEN" şeylerin tamamını kapsamına alır.Her türlü uyuşturucu da bu kapsama gire.Mealciler bunu sadece içki,ya da şarap olarak anlam vermişler ama yanlıştır.
Allah burada fal okları derken,sadece falcılığı değil,aynı zaman da ŞANS oyunlarını da haram kılmıştır.Milli piyango,lotto,toto vs. gibi.Yani emek harcanmadan kazanılan paralar,birilerini kandırarak,aldatarak elde edilen kazanımlar haramdır.Bu sadece para da olmayabilir.Mal da,araba da ev de olabilir.
Allah bir de "dikili taşlar"dan söz eder.Bu da genel de mezar taşları diye akla gelir.Mezar taşlarına yapılan masraflar,resimli,şato gibi lüks mezar taşları da aslında ISRAF olarak haramdır.
Mezarları puthaneye çevirmek islamda yoktur.Toplumun kendi kafasından YATIR diye isimlendirdikleri insanların mezarlarını dilek ve istek kapısı haline getirmek,ölüden yardım dilemek kesinlikle haramdır.Onlar adına kesilen hayvanların etleri haramdır.Hatta onlar adına sadaka kutusu koymak,para atmak bile islama uygun düşmez.Zira sadakalar canlı olanlara verilir.Onların türbelerinin temizliği,tamiri vs. masrafları için de olsa haramdır.Zira mezarda sadece kokmasın,canlıları kokularıyla,çürüyerek saçtığı mikroplarla hastalandırmasın diye cesetlerin konması saklanmasıdır.
Dünyada ilk mezar Hz.Ademin oğlu Kabil'in kıskanarak öldürdüğü kardeşi Habil'in mezarıdır.Onu da Allah bize şçyle anlatır :
" ﴾31﴿ Ardından Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim?” dedi, ettiğine de pişman oldu."
MAİDE suresi ayet-31
İşte dünyadaki mezarın gerçek durumu ve anlamı da bu ayette anlatılanlardır.
Ahiret aleminde hiçbir insan konduğu mezardan kalkıp da gitmeyecek.Hatta binlerce insanın bu dünyada bir mezarı bile yok.Ya kurta kuşa yem olmuş,ya da yanarak kül olmuştur.
Ahirette yaratılan vücut ise dünyanın maddesinden değil,ahiretin maddesinden yaratılacaktır.Dünya ve dünyanın maddesi geçicidir,Ahiretin yani cennet ve cehennemin kendisi de maddesi de ölümsüzdür.Dolayısıyla ahiret aleminde yaratılan bedenler de ölümsüz olacaklardır.Bir daha ölme yoktur.
Ayrıca ahiret aleminde yaratılan vücutta olan cennetlikler,yiyecekler,içecekler ama asla tuvalet ihtiyacı duymayacaklar.Yani cennette tuvalet yok.İstedikleri yere,istedikleri anda olabilecekler,zira cennette araba-uçak,taşıt yok.
Akıllı müslüman dini konularda bilgili olmak zorunda olduğunu bilir.Bu nedenle kulaktan duyma ve özellikle de Kur'anda ve sünnette yeri olmayan hurafelere pek itibar etmez.
Bize düşen inandığımız dinin Kitabı Kur'anı ve O kitabı getiren Rasül Hz.Muhammed a.s.ın sünnetini ,yaşamını bilmektir.
Haram ve Helal konusunda bize Rabbimiz ve O'nun elçisi Hz.Muhammed a.s. yeteri kadar bilgi vermiş,yol göstermiştir.Bunu bilelim yeter.Dinde heva ve hevese uymak yasaktır.Bu anlayışta olanların imanları makbul değildir.
Şunu da asla unutmayalım,her kul kendi amelinden sorumludur,kendi amellerinden hesaba çekilecek,kendi amellerinin karşılığı olan cennet ya da cehenneme gidecektir.
Kimse bir başkasının günahını da sevabını da yüklenemez.
" ﴾18﴿ Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Günah yükü ağır gelen kimse onun taşınması için yardım çağrısında bulunsa -çağrılan yakını bile olsa- o yükten hiçbir şeyi başkası üzerine alamaz. Sen ancak, görmedikleri halde rablerinden korkanları ve namazı özenle kılanları uyarabilirsin. Kim arınırsa sadece kendi yararına arınmış olur. Her şeyin sonu Allah’a varır."
FATIR suresi ayet-18
Rabbim bize bu yolda,Sırat-ı Müstakıym adı olan dğru yolda olmamız için yardımcımız olur inşallah.Selam ve dualarımla.
H.SARI

No comments:

Post a Comment