Wednesday, 21 March 2018

YAŞAM TARZI


İSLAM KİŞİNİN YAŞAM TARZINA MÜDAHALE EDER
Öncelikle bunu anlamak için İslamı öğrenmek,Kur'an ayetlerini anlamak ve peygamberlerin mücadelelerini bilmek gerekir.
Allah'ın kutsal kitaplardaki (aslında tek bir kutsal kitap vardır.O da Levh-i Mahfuzda korunan KUR'ANdır) mesejları ve peygamberlerin tüm mücadeleleri FITRAT'a (yaratılışa) uygun bir insan ve o insanlardan oluşan birer toplum oluşturmaktır.Bu nedenle yaratılışa uygun yaşamak anlamına gelen AHLAK'a çok önem verir.İşte bunun için peygamberimiz Hz.Muhammed a.s. hakkında "Onda sizin için çok güzel örnekler vardır" denmektedir. (AHZAB-21)
Peygamberlerin mücadeleleri,hep islama uymayan,insanlığı Alah'a kulluktan uzaklaştıran sistemlere ve zorbalara karşı olmuştur.
Mesela Musa a.s. zorba Fravuna ve onun sistemine başkaldırdi.İşte İbrahim a.s. babasına ve ülkenin zalim putçu kralı Nemruta karşı tek başına savaş başlattı,onların putlarını,yaşam tarzını parçaladı.İşte Süleyman a.s. Güneşe tapan Belkis'e bu sapıklıktan vazgeçmesi için ÜLTİMATOM niteliğindeki mektubu yazması.İşte Hz.Muhammed a.s. Kabedeki putları kırıp,kralları Hakka çağırması,hep bunun içindir.Yani sapkın insanların,şaşırıp kötü yolda olan toplumların yaşam tarzlarına birer müdahale örnekleridir.
İnsanın yaratana kulluğunu gösteren belirti de Ahlak üzere yaşamını sürdürmesidir.Ahlaklı yaşamanın tüm kuralları da kutsal kitapta detaylarıyla açıklanmıştır.
İşte bu ahlak kurallarını tanımayan,ahlak dışı kuralları dayatmağa çalışan tüm kişi ve sistemlere islam karşıdır ve onların bu tavırlarına ,yaşam tarzlarına islam müdahale eder.
Emr-i bil mağruf,Nehy-i an-il münker = İyiliği emredin,kötülüklerle mücadele edin emri bize Rabbimizin emridir.Kötülüklere müdahale hakkını bize Rabbimiz verir.
Peygamber a.s. :
" Bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle düzeltin,buna gücünüz yetmezse,dilinizle düzeltin,buna da gücünüz yetmezse BUĞZ edin " derken,islama uymayan yaşam tarzlarına müdahele edilmesinin gerektiğini anlatır.
İslamın, bu ahlaksız yaşam tarzına müdahale etmesi,kişinin özgürlüğüne müdahale değildir.Aksine kişinin yaratılışına uygun yaşam tarzına dönmesine teşviktir,uyarıdır.Buna uymayanları da gerekirse ceza ile yaptırımlara maruz bırakır.Yani bozuk yaşamın devamından yana olanlara cezalar uygular.
İslamın müdahil olduğdayattığı,zorladığı iman değil,kişinin,toplumun AMELLERİDİR.İslam kişinin imanında zorlama yapmaz.( BAKARA-256 )
Kişinin imanına karışmaz ama amellerine karışır.Onların fıtrata uygun hale gelmesi için Allahın emirlerine uygun yasalar kor.Yani islam kişinin yaşam tarzına karışır,müdahale eder.Gerekirse CEZA bile verir.Bunu yaparken de asla kişinin imanına bakmaz.Zira amel eğer sadece kişiyi ilgilendirir,kişiye özel ise o sınırda kalmak şartıyla karışmaz.Ama işlediği kötü ameller başkalarını da ilgilendiriyorsa işte o zaman islam ona karışır ve hatta yaptırımlar uygular.Hatta bazı özel gibi görünen ilişkilere bile yaptırımlar vardır.
Mesela kişinin içki içmesine,kumar oynamasına, karışmaz.Ama içkiyi alenen sokaklarda içerse,kumarı ortalıkta oynarsa ona karışır.Zira bu toplumu rahatsız etme ve kötü örnek olmağa girer.
Mesela ZİNA yapana,bunu iki kişinin özel hayatı olarak bakamaz.Zina yapanlar bize kimse karışamaz diyemez.Bu doğrudan toplumu da ilgilendirir.İşte bu nedenle zina yapan kadın ve erkeğe,sopa cezası uygulanır.Bunda da müslüman ya da gayr-i müslim olması fark etmez.
Mesela HIRSIZLIK.Hırsızlık yapan kadın ve erkeğe ceza verilir.Bunda da kişinin imanına bakılmaz.
Bunu yapmak zorbalık değildir.Örneğin Fransada "DANSI" yasaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han bunu yaparken bir zorba değildi.Toplumunu,toplumun ahlakını düşünmüştü.
Toplumun ya da insanın fıtratına uymayan yaşam tarzına islam hep müdahale etmiştir.
İslam kişinin yaşam tarzına karışmaz demek,ya islamı bilmemek,ya da negatif propagandaların etkisinde kalmaktır.
Toplumsal düzen,her zaman güzel ve insani olmayabilir.Toplumunların inanç ve düşünce sistemlerine göre toplumsal yapılar şekil kazanır.Örneğin, önceden Nikahsız evlilikler toplumda en kötü örnekler olarak algılanırken,şimdilerde batı tarzında nikah akdi olmadan beraberlikler hoş görülür oldu.Hatta imrenilir oldu.Eskiden toplum islamın birazcık hakim olduğu toplum yapımızda akraba birliği,aile bütünlüğü önemliydi.Şimdilerde bunu görmek çok zor oldu.
Eskiden camilerimizde tek bir sandalye,tabure üzerinde namaz kılan yok iken şimdilerde camilerimiz nerdeyse kilise haline geldi,sandalyalerle doldu.
Eskiden ramazan geldiğinde,oruç tutmayanlar,hatta gayr-i müslümler,oruç tutanlara saygısızlık olmasın diyerek açıktan birlşeyler yemezlerken,şimdi,ben müslümanım diyen koca-koca kalaslar açıktan oruç yer oldular.
Eskiden,dinin icaplarını yerine getirenlere gıpta ile bakılırken,şimdilerde dini yerine getirme çabasında olanlar "gerici,çağdışı" damgasıyla damgalanır oldular.
Eskiden zina yapanlar parmakla gösterilecek kadar az iken,şimdilerde nerdeyse her köşe başında batakhaneler,türedi.Zinanın adı kadın-erkek birlikteliği adını aldı.Hatta kız arkadaşı olmayan erkek,erkek olarak görülmez,erkek arkadaşı olmayan kadın,çağdışında kalmış zavallı kadın olarak algılanır oldu.Elbise,ayakkabı değiştirir gibi eş,sevgili değiştirilir oldu.
Bazıları,erkek çocuklarını çayıra salınmış azgın yabani at misali zina da,fuhşiyatta alabildiğine serbest bırakırken,kız çocuklarına sınırlmalar koyar ve bunu da NAMUS meselesi olduğu için yaptıklarını söylerler.Yani erkek çocukarın işlediği her türlü namussuzluk göze batmazken,kızların yaptıkları yada yapackları çirkinlikler namus meselesi oldu.Çok garip bir sosyal yapı,yaşam tarzı değil mi?
Ne zaman islam kişi ve toplum yaşamına yön vermez oldu,toplumdaki yıkım da işte o zaman başladı.
Toplumumuzu bozmak için dini önce toplumsal hayattan kaldırdılar."Din ile Devlet işleri bir olamaz" dediler ve böylece sistemi kökten değiştirdiler.Ardından da değiştirtirdikleri bu gayr-i islami sisteme karşı duranlar birer birer yok edildiler,hapislerde,darağaçlarında sallandırdılar.
Hatta toplum üzerinde öyle diktatörce uygulamalar yaptılar ki,akıllara bile sığmaz.Örneğin şapka giymeğe karşı geldi diye nice insanları astılar.
Zaman geldi,sistemin yetiştirdiği çocukları sistemi kemiren kanser oldular.Sistem bu kanserli hücrelerle artık yaşanmaz hale geldi.Her köşe başı uyuşturucu tacirleri,her köşe fuhuş yuvası haline dönüştü.Cinsel tacizler o kadar arttı ki,artık insanlar sokaklara korkarak çıkar oldular.Hırsızlık o kadar arttı ki,mal ve can güvenliği tehlike altına girdi.Öyle durumlar olmağa başladı ki,baba oğlunu,oğul babayı,kız annesini,annesi kızını boğazlar hale geldiler.
Eğer bugün toplumsal yapıda bu kadar sakatlıklar varsa,toplumun her bireyi güven altında değilse,kazancımızın bereketi yoksa,ahlaksızlık bu kadar tavan yapmışsa,bunun tek nedeni vardır,o da İslamın yaşam tarzından kaldırılması,uzak tutulması ya da islam adına ortaya çıkanların Münafık oluşlarındandır.
Çözüm tektir.İnsan fıtratına uygun yaşam tarzını emreden, islama tekrar dönmektir.İslamı tekrar yaşam tarzımıza getirmektir.
İslam öyle sokaklarda,ya da din tacirlerinin ağzında olan islam değil,KUR'ANda olan,Kur'anda emredilen islam olmalıdır.
Bunu getirecek de toplumların yine kendisidir.Zira Allah "siz ne ile yönetilmek istenirseniz,Allah da sizi o yönetime layık görür" demiştir. (RAD-11)
Hamza SARI

No comments:

Post a Comment