Monday, 29 December 2014

ARANAN MUTLULUK
Mutluluk,insanın daima aradığı,yakalamak için tüm hayatını harcadığı bir olgudur.Mutluluk,sadece insana has bir olgu değildir.İnsan kadar hayvan da,canlı tabiat da mutluluk arar.İnsan birşey elde edince mutlu olur.Hayvan da öyle.Tabiatta yağmurla bir şey elde ettiği için mutlu olur,bunu yeşilliği ve açtığı rengarenk çiçekleriyle gösterir.Mutluluk hem kendi için hem de etrafındakiler için bir özveridir.Özünden vereceksin ki,karşılığında mutlu olacaksın.Vermeden istenmez,karşılık beklenmez.Mutlu olmak için önce kendimizden fedakarlık yaparak,dışımızdakilere birşeyler vereceğiz ki,karşılığında da bize birşeyler dönsün ve bizler de onunla mutlu olalım.
Mutlu olmak için kimileri malı-mülkü,makam-saltanatı veya güzelliği,ararlar.Bu gerçek mutluluk değildir.Bunlar insanı mutlu eder gibi zannedilir ama gerçekten bunlara sahip binlerce insan vardır ama mutlu değillerdir.Hani bir söz vardır PARAYLA SAADET (MUTLULUK) OLMAZ diye.
İnsan mutlu olmak istiyorsa,öncelikle FEDAKARLIK duygusunu geliştirmeli.Var olunan imkanlarıyla yetinmesini bilmeli.Kıskançlık duygusundan kesinlikle kurtulmalı.Kusur aramak hastalığına yakalanmamalı.Dedi-kodu,başkasını çekiştirme,yerme,kötüleme huylarından arınmalı.Kendini beğenme,övünme,hava atma,başkalarına yukardan bakma,gücüne,makamına ve varlığına bakarak,başkalarını hor görme,dışlama,ezme alışkanlıklarından kurtulmak ZORUNDADIR.İnsana yakışmayan,Allahın da asla HOŞ GÖRMEDİĞİ bu yanlış davranışlara sahip olanlar,nerede olursa olsun,hangi makamda olursa olsun asla mutlu olamazlar.
Mutlu olmak için,başka başka yollar aramağa gerek yok.Mutluluk bizde,bizim elimizde,bizim içimizde saklı.Önemli olan Onu bulup çıkarmak,hayatımızın bir parçası haline getirmektir.Bunun için de öncelikle kendimizi iyi tanımamız gerek.İnsan olduğumuzu ve özellikle KUL olduğumuzu,verilen sayılı ömrümüzün,bir sınırı olduğunu,sonunda istemesek de bir gün ÖLECEĞİMİZİ UNUTMAMAK gerektiğini,inansak da inanmasak da ölümden sonra bir hayatın bizi beklediğini bilerek yaşamalıyız.
İnsan,yaratılış olarak NEFİS sahibidir.Nefis insandan,daima çok şey ister,hatta ulaşamayacağı,elde etmesi mümkün olmayan isteklerin peşinden koşturmayı ister.Bundan da zevk alır.Nefis bizi yorar,üzer,yarı yolda bırakır,yapılmaması gerekenleri bize telkin ederek,bazen bizi çıkmazlara sürükler.Bu her insanda vardır.İşte eskiler bunun önüne geçmek için NEFİS TERBİYESİ denen bir eğitimle kendilerini nefsin esaretinden kurtarmışlar.
Nefsin terbiyesi için,öncelikle kendimize KUL olduğumuzu israrla benimsetmeliyiz.Çalışmanın bir ibadet gibi kutsal olduğunu bilerek çalışacağız,ama elde ettiğimiz kadarıyla yetinmesini bileceğiz.Elimizdeki olanaklarla mutlu olmağa çalışacağız.Gerektiğinde imkanlarımızdan da başkalarına paylar ayırmasını,bağışta bulunmasını bileceğiz Başkalarının mutlu olması bizi de mutlu etmeli.Başkalarına yardım ederek onları mutlu yapmak bizi de mutlu eder..Nefis bize cimriliği,kıskançlığı tavsiye eder,ama biz mutlu olmak için bunun tersini yapmalıyız.Mutlu olmak için YUKARDA OLANLARA DEĞİL,BİZDEN AŞAĞIDA OLANLARA BAKMASINI bilmeliyiz.Bunu kendimize ölçü yapmalıyız.
Mutsuz,yoksul,hasta,sakat insanlara yardım etmek insanı mutlu eder.Bu yolu daima kendimize rehber edelim.Bir düşeni görünce,elinden tutmasını bilelim.Bir tekme de biz vurarak ZALİMLER SINIFINA girmeyelim.Allah kulları birbirine emanet etmiş.Fakiri zengine,hastayı doktora,bilmeyeni bir bilene emanet ettiğini asla unutmayalım.Kendimizi birilerine yardım etmek için zorlayalım.Nefsimiz isteme de bunu yapmağa çalışalım.Çalışmanın yaşı olmaığını, bilelim.Allah İNSAN ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞINI ALIR diyor.Öyle ise biz de bu emre uyarak çalışalım.AMA DAİMA HAYIRLI OLAN YOLDA ÇALIŞALIM.
Mutlu olmayı engelleyen bir hastalık da,daima olaylara tersinden,yani kötü tarafından bakmadır.Siz bunun tersini yapın.Bakın size bir örnek vereyim,unutmayın bunu.Birgün Biligili,alim,iyi huylu biri yanında arkadaşlarıyla birlikte sokakta giderlerken,kenarda ölmüş bir köpek cesedi görürler.Arkadaşları oooff ne kadar da pis kokuyor,kimileri de bak şu hale her tarafını kurtlar kap
lamış,kimileri de cesedin her tarafı leş halini almış gibi hep olumsuz taraftan bakarak,kendi kendilerinin mutsuzluklarını,olumsuz şikayetlerini dillendirmişler.Alim,iyi kişi de,AMAN ALLAHIM ŞU HAYVANIN DİŞİNE BAK,CESET ÇÜRÜDÜĞÜ HALDE HALEN BEMBEYAZ GÖRÜNÜYOR.BU NE KADAR OLAGANÜSTÜ BİRŞEY diyerek onların dikkatini oraya çekiyor.İşte mutluluk budur.Mutluluğu yakalamak bu karaktere ve anlayışa sahip olmaktır.Mutlu olmak dileğimle Allaha emanet olun.

Hamza SARI

No comments:

Post a Comment