Monday, 29 December 2014

VATANSEVERLİK
Herkes ağzını açtığı zaman vatanseverlikten bahseder.Fakat vatanı ve insanları için ne yaptığına,vatanına ne katkı yaptığına ,kimlerin yanında yer aldığına bakmaz.Vatanseverlik siyasetin özüdür ama kirli politika değildir.
Vatanseverlik particilik değildir.Hatta partisine milliyetçi adını vermek hiç değildir.Vatanseverlik,ülkesini soymak,soyanlara göz yummak,ülkeyi kaosa sürüklemek,bunlarla işbirliği yapmak,kardeş kavgasını körüklemek,kandan beslenen siyasetin içinde olmak,ırkçı söylemlerle ülkeyi bölünmelere sürüklemek,öteleştirmek, ırka dayalı söylemler değildir.Vatanseverlik,ülkesini 70 sente muhtaç bırakmak,IMF gibi yahudi kuruluşlarına borçlanıp,ülkeyi ipotek vermek,halkını eknomik çıkmazlar içinde bırakmak değildir.Vatanseverlik,TSK'da,poliste,yargıda örgütlenerek,halkın seçtiği iktidarlara kumpaslarla darbeler hazırlamak,olmadığı gibi onları desteklemek,yanlarında olmak da değildir.Vatanseverlik ,ülkesini sevmek ve bunu da icraatlarıyla belgelemektir.Ülkesinin kalkınması için gerektiğinde başını ortaya koymaktır.Yol,köprü,havaalanı,hızlı trenler,savunma sanayi için top,tüfek,uçak,gemi,helikopter,tank,denizaltı yapmaktır.Yapanların yanında olmaktır.Onları desteklemektir.Vatanseverlik,ülkede 35 seneden fazla devam eden ve kangrenleşmiş kardeş kavgasına son vermek için,siyasi geleceğini bile riske atarak çözüme odaklanmaktır.Vatanseverlik,ülkesini 70 sente muhtaç olduğu bir ekonomik krizden çıkararak,dünyanın sayılı ülkeleri haline getirmektir.Vatanseverlik,dinini yaşamak isteyen vatandaşların önüne konan sahte ve kanunsuz,hukuksuz engelleri birer birer kaldırmak,okullarında dini eğitime yer vererek Kur'an,dindersi,gibi derslerin gelecek nesillere okutulmasını istemek ve buna ugun yasalar çıkarmaktır.Vatanseverlik vatanını dış egemen güçlere ve onların yerli işbirlikçilerine karşı kahramanca savunmaktır.vatanseverlik,siyasi bağnazlıktan uzak kalarak,kimin,kimlerin vatanı için çalıştığını görebilmek ve onların yanında olabilmektir.Vatanseverlik,dünyada ezilen müslümanlara el uzatabilmek,onlara yardımlar yapabilmekir.Vatanseverlik kara propağandalara aldırmadan Hakkın ve hak yolunda olanların yanında olmaktır.
YILBAŞI
Yılbaşı gelince satılır piyango bileti
Helal-haram demeden alırlar bu zilleti
Çalışarak,emekle kazanmak var iken,
Şansla ,kumarla aldatırlar milleti.
Kazançların en güzelidir alın teri
Bu yolda olmalı milletin her neferi
Doğru ve Hak yollar var iken
Neden kötülüklerden olmayalım beri
Örfünü,âdetini değiştiren milleti
Peşini bırakmaz,hainlerin zilleti
Başkasını taklide devam ederse
Ya zilletle yaşar,ya da yıkılır devleti
Yol yakınken gel kendine,al aklını başına
Helaller var iken,sakın haram katma aşına
Dünya fânidir,aldanma onun şaşasına
Kişi hesaba çekileceği günü düşüne-taşına
Hamza SARI
DEVLET-MİLLET
Devlet malı, olmaya ki deniz,
Haksızlıkla yiyenler keriz oğlu keriz.
Onda tüyü bitmemişin hakkı vardır
Onu hile ile yiyenler sahtekardır.
Kim ki,hizmetiyle ayakta tutar devleti
Onu gönülden bağrına basar milleti
Hamza SARI
GÜN DÖNER-HESAP ÖDER
Dünya gece-gündüz demez döner,
Her gün yüzlerce ocaklar söner
Dünyada kalacağını sanma
Zaman gelir, ecel sana da döner.
Bildiğin güzellikleri başkasına da öner,
Unutma ki,bir gün onlar sana döner
Kim haksızlık yaparsa,başkasına
Gün gelir,yaptıklarının hesabını öder.
Hamza SARI
ANKEBUT (Dişi Örümcek)
Allah’tan başka dostlar edinenlerin örneği, kendisine ev edinen dişi örümceğin örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en çürüğü (en güvensizi) dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi !(29:41)
Ayette “ankebut” kelimesi ile dişi örümcek kastedilmektedir. Ayetteki “ittehazet” (edinme) fiilinin dişiliğe göre yapılması da bunu gösterir(Arapça’da erkek ve dişi çekimleri farklıdır). Ne yazık ki çevirmenlerin bir kısmı ayetteki bu ayrıntıya özen göstermemişler, “dişi örümcek” yerine ayeti sadece “örümcek” diye çevirmişlerdir.
Hayvanlar üzerine yapılan araştırmalarda örümcekler ile ilgili çok ilginç saptamalar yapıldı. Öncelikle örümcekte evi yapanlar (ağ örenler) genelde dişilerdir; erkekler genç yaşlarda ağ örseler de ilerleyen yaşlarda ağ örme işi tamamen dişilere kalır.
Ayrıca örümcekler üzerine çalışmalar, Kuran’da, “evlerin en güvenilmezi” olarak neden özellikle dişi örümceğin evinin gösterildiğini de ortaya koymaktadır. Dişi örümcek, cinsel ilişkiye girdikten sonra kendi erkeğini de yemektedir. Bu yüzden dişi örümceğin evi bırakın başkalarını, kendi erkeği için bile güvenilmezdir. Canlı türleri genelde evlerini; sıcaktan, soğuktan, düşmanlardan ve her türlü zarardan korunmak için inşa ederler. Oysa örümcek evini; yok etmek, zarar vermek, evine yanlışlıkla uğrayanları yemek için inşa eder. Bu yüzden evlerin en güvenilmezi, örümceğin evidir. Eğer erkek örümcek cinsel ilişkiden sonra kaçmayı başarabilen ender şanslı erkeklerden değilse, dişisinin evi kendi mezarı olacaktır.
Canlıların çok büyük bir bölümünde erkekler dişilere nazaran daha iri, daha kuvvetlidir. Örümcekler dişilerin erkeklerden daha büyük olduğu azınlıktaki canlı türlerinden biridir. Örneğin örümceklerin “Saatli Karadul (Latrodectus Mactons)” türünde, dişilerin uzunluğu, erkeklerin uzunluğunun dört katına kadar ulaşabilmektedir.
NOT:Alıntıdır
KALEM
Kalem, yazmak için vardır.Kalem bazen yazarak hayat kurtarır,bazan da hayat karartır. Elbette sorumlu olan kalem değil,kalem tutan eldir,ele hükmeden irade,iradeye yol gösteren akıldır.Akla da seçme yetkisini veren imandır.İmanı küfürle karartanın kalemi de karalar yazar.İmanı nurlarla süsleyenler de etrafına ışıklar saçar
Hamza SARI

Thursday, 18 September 2014

İSLAM BARIŞ DİNİDİR

İslam,selam,selamet,kurtuluş,barış gibi anlamlara gelir.Allah'ın insanlığa ilk ve son olarak gönderdiği dinin adıdır islam."Allah katında tek din islamdır" Al-i İmran-19 .
İslam savaş istemez,barış ister.İsam insanların dünya ve ahiret mutluluğunu ister.İslamın yasaları uygulandığı zaman,insanlar arasında savaş olmaz.Savaş hep daima şeytanın ve şeytanlaşmış insanların işidir.İslam savaşa,ancak saldırı anında izin verir ki,bu da savunmadır.Hiçbir kişi ve topluluk üzerine gerekçe gösterilmeksizin  savaş açılmaz.Hatta yapılacak savaşlarda eli silah tutmayan,müslümanlara karşı savaşmayan kişilere asla el kalkmaz.Onlar koruma altındadırlar.Bunun örneklerini hem sahabe döneminde,hem de islam anlayışının hakim olduğu Osmanlı imparatorluğunda açıkça görmek mümkündür.Mekkenin fethi sırasında,peygamber a.s.size karşı koymayan halka sakın dokunmayın diyerek bizzat sahabeye emir verir.İstanbulun fethinde,Sultan Fatih Mehmet,kiliseye sığınanlara,savaşa katılmayanlara da aynı saygıyı göstermiş ve onlara barış ve emniyette olduklarını bizzat kendisi müjdelemiştir.
  İslamda esir alınanlar için iki hüküm vardır: 1-Ya fidye karşılığı serbest bırakılmak,2- Ya da fidyesiz serbest bırakılmak.Üçüncü bir şık yoktur.Hele hele bıyunlarını vurmak asla yoktur.Ayrıca boyun vurmak,kelle kesmek,islamın bir ceza uygulaması değildir.Eski çağlarda uygulanan bir ölüm cezasıdır.Bunu bazı ülkeler kurşuna dizmekle,bazıları da zehirli iğne ile yerine getirir.sonuçta ölüme verilecek bir ceza uygulamasıdır.Bugün islam adına çıkan IŞID denen örgütün,islami esaslarla asla uzaktan yakından ilgisi yoktur.İçerisinde görev almış,aldatılmış müslüman gençler olsa da,bu örgüt tamamen ABD-Batı ve İsrail ve onların gizli ajanlarının kontrolu altında olan bir ŞER örgütüdür.Aynen El-Kaide,El-Şabap,Taliban  gibi.İslam düşmanları yayılmacı politikalarına kılıf bulmak için eskiden Komünizm denen şer  dinsiz uygulamayı bahane ederdi,ne zaman Komünizm iflas etti,çöktü yerini aynı anda Terörizm aldı.Hem de bu öyle bir terör ki,PKK terörü değil,İslami terörizm adını kullanarak,doğrudan hedeflerine islam ülkelerini koydular.Önce düzmece bir planla insansız uçaklarla 11 eylülde ikiz kuleleri vurdular.Kuleler tamamen yıkılsınlar,daha büyük infial olsun diye önceden de direklerine patlayıcı yerleştirdiler.Aynı anda onları da patlatarak binaların yerle bir olmasını sağladılar.Hatta bi hafta öncesinden de ,bu binalarda saklı olan altın ve kıymetli eşyalar başka yerlere taşındı.O patlama günü 2 binin üzerinde Yahudi  o kulelerde çalışmalarına rağmen,o gün gelmediler.
  Bunu bahane ederek,Irak üzerine,Libya üzerine saldırı yapıldı.Kendi kuklaları,yine kendi elleriyle yok edildi.Aynen Bin Ladin gibi.IŞID lideri Ebu Bekir denen şarlatan gibi.Yerlerine getirdikleri kuklalar da ayrı düşünce bu kez başlarına IŞID'ı saldılar.Barzani petrol anlaşmasını Türkiye ile yaptı.ABD paranın kendi istediği bankaya koymasını istedi,fakat Barzani parayı Türkiye bankasına koyunca suyunu ısıttlar.Şii lider de kalkıp İranla iş yapınca,onun da suyunu ısıttılar.Bir günde IŞID denen hayali örgüt bir baştan,öbür başa Irakı işgal ediverdi.Kukla liderler hemen ağa babalarına koştular,aman biz ettik sen etme.Bizi bu kara beladan koru dediler.Eh,ağababaları da zaten bunu bekliyordu.hemen arap kuklaları topladı ve IŞID'a karşı savaş aştı.Birkaç bombayı boş arazilere attı ve yavaş yavaş geri bölgeye yerleşmeğe başladı.Bu kez sadece yarım kalan işi tamamlamak için değil, bölgede daha kalıcı değişiklikler yapmak için geliyordu.Türkiye dışarda kalamazdı.Kalsa aleyhine olurdu.Zorunlu olarak koalisyonun içine girdi.Bakalım hayırlısı.Burada Türk dış politikası ve yönetimi zorlu bir sınavdan geçecek.Allah müslümanların yardımcısı olsun inşallah.