Thursday, 27 December 2012

İSLAM HUKUKU


      İslam,bir hak dindir.Kuralları da Allah tarafından konmuştur.Bu nedenle islamın kurallarında zamana ve zemine göre değişme olmaz.Bu değişmezliği,zamanlara uymaz anlamında değildir.İslam geldiği zamandan,kıyamete kadar  geçen bütün zamanlara ve zamanın insanlarına hitap eder.Çünkü insanı yaratan Allah,elbette onun ihtiyaçlarını da en iyi bilendir.İşte bu nedenle Allahın koyduğu kurallar tamı-tamına insan yaşamına uygun olduğu için değişmez.
    İslamın hukuk kurallarından bazıları:
    1-Emr-i bil mağruf,nehy-i an-il münker: (iyi,güzel,faydalı amelleri-işleri- ) yapmak,anlatmak,yay-mak, (kötü,çirkin,faydasız,zararlı amelleri-işleri) yapmamak,yapılmasını engellemek.
    İslam hukukunda insan esas alınır.İnsan ile yaratıcısı Allah arasında kurulacak bağ çok önemlidir.İnsan herşeyden önce kendini "KUL" olacak makama oturtmalıdır.Bu olunca,İnsan kendine Allah tarafından gönderilen hitapları,teklif ve emirleri yerine getirme sorumluluğunu kabul etmiş demek olur.Yani kendini Allah'ın rakibi görmediği gibi,O'nun dediklerine de uyma sözü vermiş ve bunu da icraatlarıyla göstermesi demektir. "Ben Allah'a kul oldum dedikten sonra,Allah'ın kendine teklif ettiği sorumlulukları yerine getirmemek" kelimenin tam anlamıyla "SAMİMİYETSİZLİKTİR" İnsan kişiliğine sahip çıktıkça,adamdır.Bu da insanın sözünde durmasıyla ilk adımı atmasıdır.
    2- Adalet ve dağılımı:Adalet,islam hukukunun vazgeçilmezidir.Sosyal hayatın,insani ilişkilerin temelinde adalet vardır.Adalet, Hak ve Hukukun  yerine getirilmesidir.Adaletin olduğu yerde haksızlık yoktur,zulüm yoktur.İslamda kötülüğe,kötülükle karşılık verme yoktur. "KISAS" tamamen farklı bir yasadır.Kısas,adaletin yerine getirlmesidir.
   "Muhakkak ki Allah, adaleti,iyiliği,akrabaya yardım etmeyi emreder.Zinadan,fenalıklardan ve insanlara zulüm (haksızlık) yapmaktan da sizi  yasaklar.Size böylece öğüt veriyor ki, bu öğütü tuta-sınız."            Nahl suresi,  ayet-90

      İslamda bütün ilişkiler (insanî,ticarî,evlilik,..vs) adalet esasına göre yerine getirilir. İslam adaletsizliği zulümle eş-değer tutar.Adaletin olmadığı yerde mutlaka zulüm vardır.Zulüm ise cezası olan bir günahtır.Bu ceza hem dünyada,hem de ahirette söz konusu olabilir.Kur'anda adalet 20,zulüm ise 299 yerde geçer.Allah zulmü,yani adaletsizliği nerdeyse,her defasında hatırlatmış ve kötülemiş.Çözüm olarak da adaleti önermiştir.
       "Ey mü'minler,Hak üzere durup,adaleti yerine getirmeğe çalışan hakimler ve Allah için doğru söyleyen şahitler olun.İsterse,yapacağınız şahitlik,sizin yahut ana-babanız veya yakın akrabanız aleyhine de olsa, ya da zengin-güçlü,fakir kimselerin aleyhinde de olsa,doğruluktan asla ayrılmayın ve şahitlik etmekten de asla vazgeçmeyin.Çünkü Allah size çok yakındır.Onun için siz ,haktan uzaklaşıp,nefsinize uymayın.Eğer adalet üzere hüküm vermez,ya da şahitlikten vazgeçerseniz veya doğru şahitlik etmezseniz,şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır."
                                       Nisa  suresi,  ayet-135
     3- Güçlükten kaçınmak: İslam hukunda güçlük değil,kolaylık esastır.Allah bile kullarına taşıyamıyacakları sorumlulukları yüklemiyor.
     "Allah,sizin için kolaylık diler,zorluk vermez."Bakara suresi, ayet-185
     "Allah size kolaylıklar gösterir.Çünkü insan zayıf yaratılmıştır." Nisa sıresi,ayet-28
     Bu konuda Kur'anda yüzlerce ayet vardır.Namaz kılmaktan,oruç tutmaktan,savaşmaktan tutun da hayatın her alanında bu kolaylıkları görebiliriz.Hastalık,savaş,ağır kış şartları,fakirlik,körlük,sağırlık,sakatlık vs.hep birer zorluk olarak görülmüş ve bu durumlarda bile sorumluluklar hafifletilmiştir.
     "Köre vebal yoktur.Topala güçlük yok,hastaya güçlük yok" Fetih suresi,ayet-17
    "Ancak sıkıntı ve zaruret nedeniyle,istemiyerek ve haddi tecavüz etmeyerek mecbur kalana günah yoktur."  Bakara suresi,ayet-173
     Peygamberimiz de:"Zorlaştırmayın,kolaylaştırın,nefret ettirmeyin,müjdeleyin" diye bunu açıkça ifade etmiştir.
    Hatta islamda bazı büyük günahlar bile,zorlama altında yapılmışsa,karşılığında ceza veya günah yoktur.Mesela zorla tecavüze uğramış birine zina suçu yüklenmediği gibi,yaptığı iş günah bile sayılmaz.
    Ayrıca ölüm  tehlikesi arz edecek açlık derecesinde bile haram yiyeceklerden yenebilir izni vardır.
    4-Az teklif: İslam dininde insanların mükellefiyetleri de gayet az tutulmuştur.Yani islamda gece -gündüz ibadet etmek yoktur.1 ay ramazan orucundan başka oruç farz değildir.Her sene Hac değil,gücün yeterse ömürde bir defa hac farzdır.Malın yarısından değil, çok az bir miktarından zekat alınır.Gece namazı bile,sadece peygamber için farz kılınmıştır.İslamda 4 kadınla evlik,sorumluğu artırdığı için bir kadınla evlenmenin " DAHA HAYIRLI OLDUĞU" vurgulanmıştır.
      İslam hukukunun dayandığı temel yasalardan bazıları bunlardır.Bunlara uygun yaşam içinde olursak iyi bir kul ve iyi bir insan oluruz.Hem bu durumda,hem de ahirette saygıya  ve Allahın mükafaatına  layık oluruz.Allah yardımcımız olsun inşallah.









Monday, 17 December 2012

KUR'AN MESAJLARINI YAŞAMDA GÖSTERMEK

 Kur'an, yaşamımaza yön verdiği müddetçe,O'nun emir ve yasaklarını dikkate aldığımız ölçüde müslümanız. Müslümanlıkta ölçümüz Kur'andır.Yaşantımızın,hayatımızın ve hatta ömrümüzün değerini ölçmek için,yaptığımız iş ve çabaları (amelleri) Kur'an mesajlarıyla (ayetleriyle) kıyaslamamız,yani ölçmemiz gerekir.O'na uygun ameller,kazançlar yapmışsak,müslüman olarak değerimiz yükselir. Eğer,O'ndan uzaklaşıyorsak,yani Kur'an mesajlarını dikkate almadan yaşıyorsak,müslüman olarak değerimiz aşağılara iniyor (zarardayız) demektir.Nasıl altının kaç ayar olduğunu anlamak için "MİHENK TAŞI"kullanılıyorsa,bir müslüman için de " değer ölçüsü", Kur'an olmalıdır.Altında en yüksek değer 24 ayar ise,müslümanda da,en yüksek makam, değer TAKVA olmalıdır.Takva:Allah'ı görüyormuş gibi yaşamaktır.
Değerimizi yükseltmek veya düşürmek,yine bizim elimizdedir.Şimdi Kur'andan bize yol gösteren ayetlerinden bazılarını okuyalım ve  daha sonra hayatımızda bunu tatbik edelim.
     1-"Erkeklerin yaptıkları iyiliklerden dolayı kendilerine sevap vardır.Kadınların da yaptıkları iyiliklerden dolayı kendilerine sevap vardır." Nisâ suresi,ayet-32
    Demekki yapılan her iyiliğin mutlaka bir karşılığı vardır.Elbette kötülüğünde öyle.Önemli olan iyilikler yaparak kazançlı hale gelmektir.Yani Takvaya doğru yol almaktır.
    2-"Onlar hayır olarak,ne yaparlarsa onun karşılığından (mükafaatından) asla mahrum edilmezler.Allah takva sahiplerini çok iyi bilendir."Al-i imran suresi,ayet-115
  Demekki TAKVA'ya giden yolların başında iyilik yapmak,hayırlı ameller yapmak geliyor.Bunu yapmak çok mu zor ki?Elbette hayır.Ama sadece akıllı olmak ve fedakarlık yapmak yeterlidir.
    3-"Sizlerden,hayra çağıran,iyilikleri emreden,kötülükleri engelleyen bir topluluk bulunsun.İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." Al-i imran suresi,ayet 104
   Kurtuluşa ermenin,yani dünya ve ahirette mutlu olmanın yolu,iyilik yapmak ve bunun yapılmasını teşvik etmek ve her türlü çirkinliği,kötülüğü engellemektir.Gerçekten tek bu ayetin hükmü bile yerine getirilse,dünya bile cennet gibi huzurlu yaşama kavuşur.Ama maalesef insanlar iyilik yapmadıkları gibi,kötülüklerle yaşamı ,yaşanmaz hale getiriyorlar.Hatta bazıları kötülükler üzerinde servet yapma peşinde koşuyor.Örneğin uyuşturucu ticareti gibi.İyi insanlar,kötülüklerin karşısında daima dik durmak,onların yapılmasına engel olmak zorundalar."BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN" anlayışı çok yanlıştır.Bugün sana dokunmayan zehirli yılan,bir  gün gelir sani ve sevdiklerini de zehirleyebilir.İşte islam bu nedenle her türlü çirkinlikle,kötülükle,haramla mücadele etmeyi özellikle emrediyor.Bunu da Allah bizim ve yaşadığımız toplumun huzuru için istiyor.Bugün iyi insanlar bu görevi,yani kötülüklerle mücadele görevini yeteri kadar yapmış olsalardı,içinde yaşadığımız dünya böyle yaşanmaz hale gelmiyecekti.Demek İslam bu bakımdan Toplumsal yaşamın vazgeçilmez yasalarını insanlığa sunuyor.Hayat islamsız KAOSTUR.
     4-"Kullarıma de ki,en güzel ve en iyi sözleri konuşsunlar."İsra suresi,ayet-53
  İnsanlar  arası ilişkilerde konuşma çok önemlidir.Konuşmanın en güzeli,yararlı ve güzel kelimelerle süslenenidir.Bakın bu konuyu bile din ele alıyor.İşte Allah bu nedenle "biz bu Kur'anda herşeyi açık açık anlattık" diyor.Kur'anı yaşamak işte bu nedenle önemlidir.Yaptığın her işte  "ALLAH RIZASI  esas olursa,karşılığında aynı zamanda SEVAP da vardır.Yani kul,konuşmasında bile ölçülü,faydalı,güzel olursa,hem bu dünyada,hem de ahirette kazançlı çıkıyor.
    5-"Kendini en güzel ve iyi şekilde savun.Göreceksin ki,bu davranışınla ,aranda düşmanlık olanlar bile sana karşı samimi dost olacaklardır." Fussilet suresi,ayet-34
 Allah kişilerin kendilerini savunacakları yolları bile Kur'anda anlatmış.Kavga eder gibi konuşmayı,hakaret içeren tartışmayı asla hoş görmüyor.Bunlar insanlar arasında düşmanlığı artırır,sen bu yolu seçme,konuşurken,hatta kendini savunurken bile güzel kelimeler kullan,münakaşadan,hakaretten uzak dur ki,sen kazançlı çıkasın diyor.Hatta böyle davranırsan senin hakkında kötü düşünen,sana düşman olanlar bile,senin dostun olabilir diyor.Acaba bu yolu kaç müslüman uyguluyor ki !Demekki Kur'anı anlamak bunları yerine getirmekle oluyor.Yoksa sadece DİLDE MÜSLÜMANLIKLA DEĞİL.

KURAN'A GÖRE KIYAMET VE ALAMETLERİ

 Her önüne gelen kıyamet hakkında konuşur oldu.Son günlerde de başka bir sapığın ortaya attığı Kıyamet senaryolarıyla  insanların inançları üzerine ipotek konmağa çalışıldı.Güya 21 Aralık 2012 de kıyamet olacakmışü ya da olağanüstü kıyamet alametleri olacakmış vs.vs...
   Buna müslümanlar da eşlik ederse, vah olsun bu müslümanlara demekten kendimi alıkoyamadım.Gerçi yüzyıllardır müslümanlar kıyamet konusunda hep hurafelerle anlatılan hikayelerle avutuldu.Kimileri ölen İsayı geri getirmeğe çalışırken,kimileri her 100 senede bir mehdi bekledi.Hatta bazı sapıklar da bunu fırsat bilerek kendilerinin Mehdi olduğunu ilan ettiler.Velhasıl kıyamet ve alametleri hakkında bir sürü sapır-saçma bilgilerle hem kendilerini,hem de başkalarını sapıtmakta adeta yarıştılar.
   Kimileri de daha ılımlı olarak,kıyametin ne zaman kopacağını elbet Allah bilir ama,bazı alametleri var,işte onlar zuhur etti (ortaya çıktı) derler.Bu alametleri de çöyle sıraladılar:yüksek binalar ,zinalar,erkekleşen kadınlar,kadınlaşan erkekler,ticaretin artması,ulemanın durumu,fitnenin zuhuru vs.vs. diye daha onlarca uyduruk alametler sıralarlar.
  Kıyametin büyük alametleri olarak da,Mehdinin gelişini,İsanın gökten inişini,istanbulun fethedilmesini,hadramuttan (orta-doğudan) bir ateşin çıkarak dünyayı sarmasını,deccalın çıkmasını,İsanın deccalı öldürüp haçı kırarak domuzu öldürmesini vs.vs anlatırlar.
   Bunların tamamı yalandır,uydurmadır ve asla Kur'anda anlatılan KIYAMET inancıyla  ilgisi ve yakınlığı yoktur.Kıyamet elbette olacak.Ama bu hurafelerin oluşmasıyla asla ilgisi yoktur.Binalar,zinalar artacak derler,halbuki yüksek yüksek binalar,zinalar yıllar öncesinde de vardı.Hatta Lut kavminde sapıklık o kadar artmıştı ki,erkek-erkeğe ilişkilerde doruk yapmıştı.Ama ne oldu başlarına taş yağarak yok oldular.Yani kıyamet sadece onlar için oldu.Asıl kıyamet yine olmadı.Zaman zaman Allah bazı bölgelere ve özellikle ABD'ye felaketler yağdırıyor,fazlaca azdıkları için.Bunların zaman zaman olabileceğini Allah zaten Kur'anda açıklıyor.Ama bunlar ASIL KIYAMETİN ALAMETLERİ DEĞİLDİR.
  Şimdi Kur'ana bir bakalım,kıyamet ve alametleri  hakkında Allah ne diyor:
    "SANA KIYAMETİN NE ZAMAN OLACAĞINI SORUYORLAR. DE Kİ,ONUN İLMİ ANCAK RABBİMİN KATINDADIR.ONUN VAKTİNİ ONDAN BAŞKASI AÇIKLAYAMAZ...."  A'raf suresi,ayet-187
    "İNSANLAR SANA KIYAMETİN  ZAMANINI SORUYORLAR,DE Kİ,ONUN BİLGİSİ ALLAH KATINDADIR.NE BİLİRSİN BELKİ DE ZAMANI YAKINDIR." Ahzab suresi,ayet-63
   "KIYAMET GÜNÜNÜN BİLGİSİ SADECE O'NA  (Allah'a) AİTTİR..."Fussilet suresi,ayet-47
 Daha başka ayetleri de burada zikretmek mümkün.Ama anlayanlar için yeterlidir sanırım.
    Şimdi gelelim gelecek kıyametin alametlerine.Bu konuda Kur'an ne der?Kur'anda bu anlamda yani adı Kıyamet suresi olan bir sure de var.
   "KIYAMET GÜNÜ NE ZAMANMIŞ DİYE SORAR. İŞTE GÖZ KAMAŞTIĞI,AY TUTULDUĞU GÜNEŞLE AY BİR ARAYA GETİRİLDİĞİ ZAMAN.O GÜN İNSAN,KAÇACAK YER NERESİ DİYEREK KAÇMAK İSTEYECEK.HAYIR HAYIR,O GÜN SIĞINILACAK YER YOKTUR."
                                                                                 Kıyamet suresi , ayetler-6,7,8,9,10,11
 "NİHAYET YE'CÜC VE ME'CÜCÜN (SEDLERİ) AÇILDIĞI VE ONLAR HER TEPEDEN AKIN ETTİĞİ ZAMAN .GERÇEK VAAD (KIYAMET) YAKLAŞINCA BİRDEN İNKAR EDENLERİN GÖZLERİ DONAKALIR.YAZIKLAR OLSUN BİZE DERLER.GERÇEKTEN BİZ BU DURUMDAN HABERSİZMİŞİZ,HATTA BİZ ZALİM KİMSELERMİŞİZ DERLER."
                                                                                Enbiya suresi,ayetler-96,97
   Şimdi bu ayetler ışığında kıyamet hakkındaki kanaatımızı yeniden gözden geçirelim.Nerede kıyamet öncesi,yüksek binalar,zinalar,erkekleşen kadınlar,kadınlaşan erkekler,malların çoğalması,Mehdinin gelişi,İsanın gökten inişi,Deccalı öldürmesi,haçı kırıp domuzu öldürmesi ve de Deccal denen hayaletin çıkması.Bunların hiçbirisi yok Kur'anda.Kuranda olamayan bu hurafeleri yaymak için,Kur'ana karşı uyduruk hadisleri gündeme getirirler.Bakın Kuranda yok ama,Hadislerde var derler.Halbuki Bu konu,yani KIYAMET konusu tamamen Allahın bilgisine ait olması gerekirken,araya peygamberi sokarak Hem Allah,hem de Hz.Muhammed as.a iftira atarlar.Maalesef bunu da profietiketini almış zavallılar ve gıydırık hocalar üstlenir.Ve özellikle DİYOLOGCULAR bu uydurma hadislere dört elle sarılırlar.
   Bir taraf Kur'anın şaşmaz ayetleri,diğer taraftan uydurdukları ve peygambere atfettikleri sahte hadisler.Allah açık açık biz İsa'yı öldürdük derken,bunlar göğe yükseldi,kıyamet öncesi geri gelecek derler.Bu anlayış asla İSLAM ANLAYIŞI,KUR'AN ANLAYIŞI OLAMAZ.
  

Sunday, 16 December 2012

KUR'AN İNSANLARA HERŞEYİ ANLATIR

  İnsanı yaratan Allahtır.Bu nedenle de yarattığı insanı yine en iyi  tanıyan da O'dur. İnsanın isteklerini,emellerini,ihtiyaçlarını ,karşılaşacakları zorluklarını,ihtiraslarını, nelere muvaffak olup-olamayıcağını da yine mutlaka O bilir.İşte bu nedenle Allah insanları yaratmış ve aynı zamanda da onu , kendi başına bırakmamıştır.
 "YEMİN OLSUN,İNSANI BİZ YARATTIK VE NEFSİNİN KENDİSİNE FISILDADIKLARINI BİLİRİZ VE BİZ ONA ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ." Kaf suresi,ayet-16
  İnsanı en iyi tanıyan Yüce ALLAH işte bu nedenle Kur'anı göndermiş ki,insanlar O'na bakarak,ondan yararlanarak hayatlarına çeki-düzen versinler istemiş.Bunu da çeşitli örnekler vererek yine Kur'anda anlatmış.
 "GERÇEK OLARAK,BİZ BU KUR'ANDA İNSANLAR İÇİN HERŞEYDEN ÖRNEKLER VERDİK.BELKİ BUNLARDAN ÖĞÜT ALIR  (ders çıkarır)" Zümer suresi,ayet-27
  İnsanlar Allahsız bir hiçtirler.Yani Allah'ın yardımı ve yaratması olmasa,kendi başlarına birşeyler yapamazlar.
 "EY İNSANLAR ! ALLAH'A  MUHTAÇ OLAN ASIL SİZSİNİZ.ZENGİN VE ÖVÜLMEĞE LAYIK OLAN  ANCAK  O'DUR."  Fâtır suresi,ayet-15
  İnsanın iş yapma gücünü veren Allah'tır.İyiliği ve kötülüğü yaratan da Allah'tır.Kul ise yaptığı işten,çalışmadan sorumludur. "Ve enleyse lil-insani  illâ masâ'a=insan ancak çalıştığının karşılığını alır" ayeti bunu açıkça anlatır.Kulun yaptığı işlerde yaratma gücü yoktur.Adam öldürmek de dahil,yemek yeme de dahil,konuşma ve yazma da dahil,aklınıza ne ,iş gelirse gelsin,hepsini yaratan ALLAH'tır.
 Kur'an insanları doğru yola  ulaştırmak için gönderilmiştir. "ŞÜPHESİZ Kİ,BU KUR'AN  (insanları) EN DOĞRU YOLA  İLETİR.İYİ DAVRANIŞLARDA BULUNAN MÜ'MİNLERE,KENDİLERİ İÇİN BÜYÜK MÜKAFAATLAR OLDUĞUNU MÜJDELER."
İsra suresi,ayet-9
   "BİZ,KUR'ANDAN ÖYLE BİR ŞEY İNDİRİYORUZ Kİ  O, MÜ'MİNLER İÇİN ŞİFA VE RAHMETTİR.ZALİMLERİN İSE  ANCAK ZARARLARINI ARTIRIR."İsra suresi,ayet-82
  Kur'an öğüt alınacak,hayat bilgisi alınacak kitaptır. "SANA BU MÜBAREK KİTABI (Kur'anı) AYETLERİNİ DÜŞÜNSÜNLER VE AKLI OLANLAR ÖĞÜT ALSINLAR DİYE İNDİRDİK."
                                                                                                  Sâd  suresi,ayet-29
  demek ki Kur'andan öğüt alanlar,O'nun gösterdiği yoldan yürüyenler AKILLIDIR.Ondan uzak duranlar,O'na karşı çıkanlar akıllı değildirler.Onların kalpleri Kur'anın mesajlarına karşı adeta KİLİTLİdir. "ONLAR KUR'ANI DÜŞÜNMÜYORLAR (Kur'an üzerinde akıllarını kullanmıyorlar,anlamıyorlar,anlamaktan kaçınıyorlar) MI ? YOKSA KALPLERİ KİLİTLİ Mİ ?"
                                                                             Muhammed suresi,ayet-24
Kur'an  anlaşılması ve anlaşılan Kur'anı hayatımızda uygulamak üzere gönderilmiştir.Onun kutsallığına saygı,O'nu yükseklerde taşımak değildir.O'nu hayatımızın vazgeçilmez bir rehberi haline getirmemizdir.İşte bunu yaparsak Kur'ana saygılı olmuş oluruz.Yoksa bir tarafa atıp,sene de 1-2 defa anlamadığımız arapçasından okumakla Kur'ana saygı göstermiş olmayız.İyiliği emreden Allah bunun ancak Kur'ana bağlanmakla mümkün olacağını açık açık belirtir.
  "İYİLİK,YÜZLERİNİZİ DOĞU VE BATIYA TARAFINA ÇEVİRMENİZ DEĞİLDİR.( Yani batılılar veya doğulular gibi teknolojide ilerlemeniz değildir)  ASIL İYİLİK,O KİMSENİN  ALLAH'A,AHİRET GÜNÜNE,MELEKLERE,KİTAPLARA PEYGAMBERLERE İNANMASI, (Yani iman esaslarına inanması) VE YAKINLARINA,YETİMLERE,KÖLELERE (yardıma muhtaçlara) SEVDİĞİ MALDAN HARCAMASI,NAMAZ KILMASI ,ZEKAT VERMESİ,ANTLAŞMA YAPTIĞI ZAMAN SÖZLERİNİ YERİNE GETİRMESİ,SIKINTI,HASTALIK VE SAVAŞ ZAMANINDA SABIR GÖSTERMESİDİR. 

İŞTE DOĞRU OLANLAR BU ÖZELLİKLERE SAHİP OLANLARDIR.MÜTTAKİLER DE (Allah'tan gereği gibi korkanlar da,sevenler de)  ANCAK ONLARDIR." Bakara suresi,ayet-177
  Gördüğünüz gibi Kur'anın sadece bu ayeti bile herşeyi özetlemiş oluyor.Kur'anı anlamak işte bunları yerine getirmektir.Kur'anın emir ve yasaklarını hayatında göstermektir.Yoksa bir tarafta helal işlerken,diğer tarafta haramlarla hayat geçirmek değildir."Emredildiğin gibi dosdoğru ol" ayetine uygun yaşamaktır.İşte Kur'an bize bunu vermek ister.Bunu yaşayan Yüce peygamber Hz.Muhammed de işte bunun için "en güzel örnek ahlaklı insan" olarak Kur'anda anlatılmıştır.Herşey açık.Önemli olan Aklımızın ve yüreğimizin  alıcısını   KUR'AN vericisine uygun olarak ayarlamaktır.Bunu yine Kur'anın ifadesiyle anlatalım:
  "HÂLÂ  KUR'AN ÜZERİNDE GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNMEYECEKLER Mİ ?eĞER O ALLAH'TAN BAŞKASI TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ OLSAYDI,ONDA BİRÇOK TUTARSIZLIK  BULURLARDI."  Nisâ suresi,ayet-82

Saturday, 27 October 2012

İSLAMDA KURBAN İBADETİ

      KURBAN KESMEK İBADETİ  insanlık tarihi kadar eskidir. İslamda bu ibadet taa Hz.Adem a.s danberi vardır..Bunu yine Kur'andan öğreniyoruz.
     "Ey Rasulün,Ehl-i kitaba,Ademin iki oğlunun haberini hakkıyla oku.Onlar  (Habil ve Kabil),Allah rızasını kazanmak için KURBAN kesmişlerdi de,birinden kabul edilmiş,diğerinden kabul edilmemişti.Kurbanı kabul edilmeyen (Kabil),diğerine:-seni muhakkak öldüreceğim- demişti.Allah ancak takva sahiplerinin kurbanlarını kabul ederi"    El-Maide suresi,ayet -27
      Gelen her peygamberin getirdiği islamı emirlerin için de Namaz,Oruç, Zekat,Kurban ibadetleri mutlaka vardır.Hac ibadeti ise yine Allahın emriyle Hz.İbrahim a.s mın kabeyi yapmasından sonra farz kılınmıştır.İşte bu nedenle Kurban bir ibadettir ve ilk insandan bu güne kadar var olagelmiş bir ibadettir.FARZ'dır.Vacip olan ise ,Kabeyi tavaf etmek üzerine farz olduğu halde,herhangi bir sebeple Kabeyi ziyaret edememek nedeniyle de ,bunu telafi etmek maksadıyla kurban kesmek vaciptir. "Haccı da,umreyi de Allah için layıkıyla tam yapın.Fakat herhangi bir sebeple bunlardan alıkonursanız,Kurbanlardan hangisi sizin için kolaysa (deve,sığır ve davar cinsinden) onu kesmek size  VACİPTİR...."Bakara suresi ayet-196
     Kurban kesmek ibadetiyle ilgili başka bir ayet de: "Biz her ümmete hayvan cinsinden kendilerine  rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah'ın adını ansınlar diye KURBAN KESMEYİ FARZ KILDIK. Şimdi ilahınız bir tek olan Allahtır.Öyle ise O'na teslim olun.İhlaslı ve mütevazi olanları sen müjdele." Hac suresi ayet-34
      Ayette de açıkça görüldüğü gibi kurban da aynen oruç gibi eski ümmetlere de farz kılınmış bir ibadettir.
    "Biz kurbanlık hayvanları da Allah'ın size verdiği  ve dinin alametleri (işaretleri-belgeleri) kıldık.Sizin için bu kurbanlıklarda bir hayır vardır....."Hac suresi,ayet-36
    Her ibadetin elbette bir şekil biçimi vardır.Namazdaki ruku,secde,oturma hareketleri ,oruçta aç kalma,yemek yememe,su içmeme,cinsel ilişkide bulunmama,hacda da dört duvarlı bina olan kabe, kabenin etrafında dönme,Arafatta vakfe (ayakta durarak dua ederek bekleme) gibi.İşte Kurbanda da Kurbanlık hayvan ve onun eti,derisi,kemikleri vs.Bunlar ibadetlerin sadece şekilleridir.Şekiller asla Allah'a ulaşmaz.Allah'a ulaşacak olan TAKVA'dır.Allah sevgisi ve Allah'a bağlılıktır.Allah'ı RAB olarak her işimizde ölçü almaktır.O'na kul olmaktır.Kulluğumuzu şekillerle de olsa göstermektir. "Elbette Kurbanların ne etleri,ne kanları, (asla) Allah'a ulaşmaz.Fakat ,ancak  sizden TAKVA (halis gönülden bağlılık,ibadet anlayışı) Allah'a ulaşır.İşte kurbanlıkları böyle sizin emrinize verdi ki,size doğru yolu böylece göstermiş olsun.Allah'a tekbir getirerek O'nun adını yüceltin.Ey Rasulüm ihlasla güzel işler yapanları (cennetle) müjdele."Hac suresi,ayet-37
        Demek ki,kurban keserken TEKBİR GETİRMEK DE FARZDIR.Zira Kur'anda bizim için yapılması emredilen her emir Farzdır.Farz sadece 32 tane değil,54  de değil.Kur'anda bize yapılmasının emredildiği her emir farzdır. (camilere giderken temiz ve güzel elbise giymek de bir Allah emridir.O da farzdır)
       Kurban ile ilgili başka bir emir de: "O halde namaz kıl ve kurban kes." Kevser suresi,ayet-2
ayetidir.Yukardaki ayetlerden de anlaşılacağı gibi tüm ibadetler gibi,Kurban kesmek ibadeti de Allah içindir.Buna dikkat çeken Rabbımız Allah " De ki,şüphesiz benim namazım ,kurbanım,hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbı Allah içindir." En'am suresi,ayet-162 diye bu gerçeği bize açıklamıştır.
      Durum böyle olunca,yıllardır,hatta asırlardır bizlere Kurban Kesme ibadetiyle ilgili Hz.İbrahim ve oğlu Hz.İsmail'in Kur'anda geçen Kurban etme olayı anlatılır.Bunun direk olarak bizim kesdiğimiz Kurbanlıklarla asla ilgisi yoktur.O olay sadece ve sadece bu iki muhterem insanın bir imtihanıdır.Elbette o olayda da biz müslümanlar için çok önemli alınması gereken mesajlar vardır.Kur'anda anlatılan KISSALAR elbette birer hikaye değildir.Bize verilmek istenen binlerce MESAJLARI kapsar.Elbette o olayda da Kurban konusunda almamız gereken ibretlikler vardır.Örneğin,insanın kurban keserken en kötü hayvanını değil,en kıymetli, hatta çocuğu gibi kıymet verdiği bir hayvanı kurban etmeli.Kurban ederken sadece ve sadece Allahın emrini yerine getirmek kası ve maksadı olmalı.(et yemek maksadı değil).Allah için en sevdiği şeylerden vaz geçmesini bilmeli.Bunun da bir TAKVA olduğunu kavramalı.Ayrıca İbrahim ve İsmail peygamberlerin bu olayından çıkartılacak en önemli mesajın da SÖZÜNDE DURMAK,SÖZÜNÜ YERİNE GETİRMEK olduğunu da unutmamak gerek.Zira yıllar yılı bir çocuğu olmayan ve ihtiyarlık sınırına dayanmış bir insanın (İbrahim.as.)dusaında "ey Allahım bana bir çocuk nasip et,sana en sevdiğim şeyi kurban bile ederim"demesinin altında bu SIR yatıyor.Onun bu isteğini,ihtiyarlık yaşında da olsa yerine getiren Allah'a karşı ,acaba İbrahim bu sözünü yerine getirebilecek mi? diye de bir imtihan söz konusu.Verdiğ sözü yerine getirebilme söz konudur bu olayda.Ayrıca insan Allah'ı öyle sevebilmeli ki,Allah emri karşısında en sevdiği şeylerden bile fedakarlık yapabilmeli İbrahim peygamber örneğinde olduğu gibi.İşte Kur'anda bu kıssalar bunu için vardır.Bize anlayacağımız dilde anlayışta anlatılan örneklerdir.Heyhat! kaç kişi bu öğütleri anlar ki..
    İşte budur İslamda kurban ibadeti.Bu anlayış ve takvada kurban keselim.Unutmayalım ki kurban ibadetin de niyetler,Allah'a kullukta takınacağımız tavır ve niyetler önemlidir.
     Diğer bir yanlışı da bu arada zikredeyim.Hani derler ya,kıyamette SIRAT KÖPRÜSÜNDE kestiğimiz kurbanlara binerek geçeceğiz diye.Kesinlikle bunun dinde,islam dininde yeri yoktur.Külliyen yalandır,batıldır,hurafedir,sakat inanıştır.Hatta sırat köprüsü diye bir şey de yoktur.Ne Kur'anda ve de ne Kur'ana uyan gerçek hadislerde böyle birşey söz konusu değilidr.Uydurma hadislerde olabilir,o da adı üstünde UYDURMA HADİS.Bunlar sahih hadis kitaplarında da olsa UYDURMADIR.Orada olmaları doğru hadis anlamına gelmez.Ölçü KUR'ANDIR.Kur'ana uymayan bir sözü asla Hz.Muhammed a.s.söylemez söylemez söylemez.Bu her müslümanın tek ölçüsü olsun.Ölçü Kur'andır.Din Kur'andır.Uygulaması ise Peygamber SÜNNETİDİR.Hadisi değil.Sünneti.Kur'ana uymayan bir yaşam biçimi de asla Peygamber sünneti olamaz.

Thursday, 11 October 2012

İSLAM VE SAVAŞ

      İslam barış demektir,Sulh demektir.Allaha teslim olmak demektir.Savaş ise cehd kelimesinden gelen Cihad demektir.Cehd aynı zamanda kararlı hareket etmek demektir.Allah yolunda karar verip,verdiği karardan dönmemek demektir.Allah yolunda mücadele etmek,mücahade temek demektir.Allah yolunda malını canını feda edecek kadar bağlı olmak demektir.
     İslamda savaşmak elbette vardır.Ama ne zaman savaş gerektiğini de yine bize Kuran haber verir.İslamda savaş,masum insanları öldürmek için yapılmaz.Sivil halkın üzerine bomba  atarak olmaz.Çarşı-pazarı bombalayarak olmaz.Bunlar islamın öngördüğü savaş değildir.Bunlar islam düşmanlarının,islamı kötü göstermek için,terör dini yapmak için,bazı cahil-fanatikleri kullanmalarından başka birşey değildir.Bu yolda olanlara müslüman bile denmez.Kuran haksız yere bir cana kıyan ,bütün insanlığı öldürmüş gibi kabul eder.İşte islam bu islam dışı savaşmayı kesinlikle yasak eder.Bunları Cani-katil sayar.Gizli örgütlerin maşaları olan bu terör yanlılarını asla müslüman saymaz.
      İslam savaşan,savaşla dini tebliğ eden bir anlayışı kesinlikle reddeder."DİNDE ZORLAMA YOKTUR.ÇÜNKÜ İYİLİK VE KÖTÜLÜKLER APAÇIK BELİRTİLMİŞTİR.KİM KÖTÜLÜKLERE SON VERİR,ALLAHA İNANIRSA,ASLA KOPMAYAN BİR BAĞA (YOLA) BAĞLANMIŞ OLUR." Bakara suresi,ayet-256
     "EĞER MÜŞRİKLERDEN BİRİSİ SANA SIĞINIRSA,SEN ONU KORU Kİ,ALLAHIN SÖZÜNÜ ( KURANI) İŞİTSİN.SONRA  YİNE DE İNANMAZSA KENDİNİ EMİN (GÜVENDE) HİSSEDECEĞİ YANDAŞLARININ YANINA KADAR GÖTÜRÜN TESLİM EDİN.ÇÜNKÜ ONLAR ALLAHIN DİNİNİ BİLMEZLER." Tevbe  suresi,  ayet-6
      islam değil bir topluma suçsuz yere savaş açmayı, onlara karşı adaletsizlik yapmayı bile yasaklar.  " BİR TOPLUMA OLAN KİNİNİZ,SAKIN SİZİ ADALETSİZLİĞE SÜRÜKLEMESİN.ADİL OLUN.ÇÜNKÜ ALLAHA YAKIN OLMANIN TEK YOLU ODUR.ALLAHTAN KORKUN VE BÖYLECE KORUNMUŞ OLURSUNUZ." El-Maide-8
        islamın öngördüğü savaş ise yine ayetlerde açıklanır.İşte bunlardan biri: "SADECE   RABBIMIZ ALLAH DEDİKLERİ İÇİN YURTLARINDAN HAKSIZ YERE ÇIKARTILANLAR,ZULME UĞRAMIŞ OLANLAR İÇİN  SAVAŞMALARINA  İZİN VERİLMİŞTİR.ALLAH ONLARI MUZAFFER ETMEĞE KADİRDİR..." El-Hac suresi-39,40
    İslam barışı savunur.Dünya insanlığının islam ile barışa kavuşacağını ilan eder. "TEK DİN ALLAHIN DİNİ OLUNCAYA KADAR,DÜNYA BARIŞINI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN GAYRET EDİN,ÇALIŞIN" Bakara suresi ayet-193.
   İslamı anlamak için Kuranı  iyi anlamak gerek.Aksi takdirde gizli ajanların,kirli emellerine alet olursunuz.İşte el-Kaide örgütü.önderi bin Ladin 20 seneden fazla CIA ile birlikte çalıştı.ABD Onu öldürdük dedi ama asla gerçek değil.Ölüsünü bile göstermediler,oyunları ortaya çıkmasın diye.Müslüman allah yolunda giden BARIŞIN SEMBOLÜDÜR. Her türlü terörü şiddetle kınar ve reddeder.Onların yaptığı islama hizmet değil,islamı kötülemedir.Özellikle bazı gizli örgütler müslümanları tuzağa düşürmek için hadi vuralım,hadi öldürelim gibi kışkırtıcı provakatör eylemlerde bulunurlar.Asla bunlara alet olmayın.Bir yerlere saldıralım diyenler kesinlikle ajandır.Müslüman asla böyle bir duygu ve inançta olamaz.Müslüman insanları inançlarından dolayı da asla yargılayamaz.Çünkü  "dinde zorlama yoktur".Müslüman islamı güzel ahlakıyla,karekteri  ile temsil eder.Müslüman barış insanıdır.Yardım severdir,komşusuyla iyi geçinendir.Emin insandır.Başkasının malına,canına asla zarar vermeyendir.Müslüman asla kendini Tanrı yerine koyarak ceza kesemez.Hüküm veremez.Tek hüküm sahibi Allahtır.Müslüman ancak Allahın emirlerine uyduğu müddetçe değer kazanır.Dinde olmayan şeyleri,asla din gibi,dini emir gibi algılayamaz.