İşte O Allah ki,kainatı 6 günde (aşamada) yarattığını söyler.O Allah ki,ahiret aleminin varlığını haber verir ve insanların hesaba çekileceklerini de açıkça bildirir.Bunu bilmek veya bildirmek inandığımız Allah için olması gereken bir özelliktir.Olacağı,geçmişi ve geleceği bilmekten aciz olan (bilemeyen) bir varlığı yaratan Allah olarak anlamak ve kabul etmek zaten mümkün olmaz.Allah'ı kendi düşünce kalıbımız ve anlayışımızla sınırlamak,Allah'ı anlamak değil,O'nu bilgilerimize mahkum etmek (sınırlamak) olur ki,bu olması ve ianılması gereken yaratan Allah'ı anlatamaz.Allah kendini,bizim anladığımız şekilde değil,anlamak zorunda olduğumuz şekilde kabul edilmesini istiyor.Bizim akıl terazimiz (akıl ölçülerimiz,kapasitemiz) herşeyi kavrama ve kabul etme şartlarına göre yaratılmış değildir.Bu nedenle bilgilerimiz de, kabullerimiz de sınırlıdır.Allah kendini Kur'anın değişik ayetleriyle açık açık anlatır.Kimi zaman kendini anlamamız için yaratılışımıza dikkat çeker,kimi zaman kuşlara,güneşe,aya,hatta suda yüzen gemilere,yerdeki karıncalara,bal arısına ve hatta bir bitki tohumuna (çekirdeğine) bile dikkatimizi çeker.Yağmurun yağışına,rüzgara,depreme,hatta ölüme bile dikkatimizi çeker,kendini tanıtmak için.Kevser suresinde bazı özelliklerini de şöyle anlatır:"DE Kİ,O ALLAH TEKTİR (benzeri,ortağı yoktur).ALLAH EKSİKSİZ SAMETTİR (bütün varlıklar O'na muhtaç iken,O kimseye muhtaç değildir.) O,DOĞMADI VE DOĞRULMADI. O'NA HİÇBİR ŞEY DE EŞİT (denk) DEĞİLDİR."Kevser suresi,ayet-1-4
Biz eğer bir Allah'a inanıyor ve kabul ediyorsak O'nu anlamamızın en üst derecesinde anlamak ve kabul etmek zorundayız.İşte o zaman Allah'ın bizden ne istediklerini,bizlerin de nasıl bir kul olmamız gerektiğini anlamış oluruz.Bunu anlamamıza yardım için de Allah kendi kitabını göndermiştir.Kendini anlatan,bizim nasıl bir kul olmamız gerektiğini gösteren bütün bilgiler Kur'anda vardır.Bize düşen görev Kur'anı anlamak ve O'na uygun yaşamaktır.Zaman zaman kullar Allah'ın varlığından bile şüpheye düşerler,hatta kendilerince ukalâlık ederek,O'nu inkar bile ederler.Ama bu onların haklılığını asla göstermez.Hatta sorumluluklarını da ortadan kaldırmaz.Allah kulların bu tutumlarını bildiği için "ben kullarımın kendi nefislerinin kendilerine ne fısıldadıklarını bile en iyi bilirim" diyor." o nefisler ki,onlara hep olumsuz şeyleri fısıldar" diye de ilave ediyor.Ve sonra da "ben size şah damarınızdan (kalbe giden en büyük önemli damardan) daha yakınım" diye de kullarını uyarıyor.
İşte bu inandığımız Allah gaybı (olmayan,bizim bilemediğimiz şeylerin bilsini) bilir.Allah kullarının yapacağı şeyleri elbette önceden bilir.Bunu bilmesi kulların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Çünkü Allah yarattığı herşeyi bir Kaderle (kurallarla,ölçülerle ) yaratmıştır."GERÇEKTEN BİZ HERŞEYİ (hikmetimiz gereği) BİR KADERLE (ölçü ve kurallar çerçevesinde) YARATTIK" Kamer suresi,ayet-49
"GAYBIN ANAHTARLARI (bilimiyenlerin bilgisi) ALLAH'IN YANINDADIR (Allah'a aittir) ONLARI ONDAN BAŞKASI BİLEMEZ. O, KARADA VE DENİZDE NE VARSA BİLİR.O'NUN İLMİ (bilgisi) DIŞINDA BİR YAPRAK BİLE KIMILDAMAZ. (düşmez) .O, YERİN KARANLIKLARI İÇİNDEKİ TEK TANEYİ BİLE BİLİR.YAŞ VE KURU,NE VARSA HEPSİ APAÇIK BİR KİTAPTADIR." En'am suresi,ayet-59
Allah'ın kitabı denince sadece Kur'an akla gelmesin.Allah'ın ayetleri denince,nasıl sadece Kur'an ayetleri anlaşılmazsa,kitapları denince de sadece Kur'an anlaşılmamalı.Kainatta ve hatta ahirette olan herşeyin yazıldığı kitaplar vardır.Bunlar Allah'ın katındadır.İşte Kur'anın aslı da orada olduğu için Allah :"LÂ YEMESSEHÛ İLLE-MUTAHHARÛN" Ona (Kurâna) sadece ilgili melekler ulaşabilir.derken de bu gerçeği anlatıyor.Hatta bazı ayetlerde," CİNLERDEN BAZILARI ALLAH KATINDAKİ BİLGİLERE ULAŞMAK İÇİN GÖĞE YÜKSELDİKLERİNDE ONLARI ŞİDDETLİ BİR ATEŞLE YOK EDERİZ" diyerek de bu gerçeği başka bir şekilde anlatmış oluyor.
Allah'ın bilmesi başka,bizim yaptımız işlerden sorumlu olmamız başka şeydir.Allah'ın bilmesi,olacakları önceden tesbit ederek bir kitapta bulundurması,bizim sorumlu olmadığımız anlamını taşımaz. Ya da Allah öyle istedi de biz mecbur yaptık anlamı çıkmaz.Allah bizi yaptığımız işlerden (amellerden) sorumlu tutuyor.Yapmadığımız ve hatta gücümüzün yetmediği şeylerden bile asla sorumlu tutmuyor." HASTAYA,AMAYA SORUMLULUK YOKTUR" diyerek,bazı sorumlulukların,bazı engeller nedeniyle ortadan kalktığını bildiriyor.Hatta yasakladığı haramları bile zorluklar karşısında,kaldırıyor.örneğin haram etler konusunda "SİZ SIKINTIYA DÜŞTÜĞÜNÜZDE ,ÖLMEYECEK KADAR BUNLARDAN YİYEBİLİRSİNİZ,FAKAT HADDİ AŞMAYIN" diyerek izin verdiğini beyan ediyor.Yani hangi kulun ne zaman sıkıntıya düşüp de bu haramlardan yiyeceğini de Allah önceden biliyor.Allahın önceden bildiğine dair en önemli olarak Kur'anda anlattığı olaylardan biri de Nuh a.s (peygambere) verdiği emirdir.Allah ," NUH'A BİR GEMİ YAPMASINI EMRETTİK" diye,Nuh tufanından önce suda yüzebilecek bir geminin yapılmasını peygamberi Nuh'a emrediyor.Hatta O, gemiyi yapmağa başladığında havaların güllük-gülistanlık olduğu bir zamandı.Bazı insanlar O'nunla alay ediyorlardı.Hani ortada su falan yok,sen bunu toprakta mı yüzdüreceksin diye alay ediyorlardı.Ne zaman Allah'ın takdir (kader) ettiği zaman geldi,yerden ve gökten gelen sular birleşerek büyük bir su tabakası oluştu.Allah kendine inananları gemiye alması için Nuh'a önceden haber vermişti.Hatta Nuh gemiye binmek istemeyen oğluna "OĞLUM BUGÜN,ALLAHTAN BAŞKA KORUYACAK KİMSE YOKTUR,GEL SEN DE GEMİYE BİN DEMİŞTİ.OĞLU BEN DAĞLARA ÇIKAR KURTULURUM DEMİŞTİ.BİRDEN ARALARINA DALGA GİREREK OĞLU BOĞULMUŞTU" (kur'an ayetidir).Demek ki,Allah,herşeyi bilir.Hatta olmayacak şeyi bile önceden bilir.Oğlunun suda boğulduğunu gören Nuh :YA RABBİ HANİ SEN BENİ VE AİLEMİ KORUYACAKTIN" dediğinde Allah:" O SENİN AİLENDEN DEĞİL,O SENİN BİLMEDİĞİN FAKAT BENİM BİLDİĞİM KÖTÜ ŞEYLERİ YAPIYORDU..." diyerek de Nuh'u uyarıyor.Demek ki,peygamberlerin bile bilemediklerini Allah biliyor.Hatta bu bildikleri de bir kitapta yazılıdır." DE Kİ !ALLAH'IN BİZİM İÇİN YAZDIĞINDAN BAŞKASI BİZE ASLA ULAŞMAZ. O,BİZİM MEVLAMIZ (sahibimiz)DIR. ONUN İÇİN MÜ'MİNLER YALNIZ ALLAH'A DAYANIP GÜVENSİNLER." Tevbe suresi,ayet-51
Başka bir ayette ise Allah,konuyu biraz daha açıklıyor: "YER YÜZÜNDE VUKU BULAN (olan veya olabilecek) VE SİZİN BAŞINIZA GELEN HERHANGİ BİR MUSİBET (olay) YOKTUR Kİ,BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE,O, BİR KİTAPTA YAZILMIŞ OLMASIN (mutlaka yazılmıştır).ŞÜPHESİZ BU,ALLAH İÇİN ÇOK KOLAYDIR." Hadid suresi,ayet-22
Başka bir açıdan bakarsak,kıyametin ne zaman ve nasıl olacağını yıllardır insanlar merak ederler.Ama Allah bu konuda peygamberleri dahil kimseye bilgi vermemiştir.Hatta,insanın ne zaman öleceğini,insan bilemez.Hatta bazı insanlar intihara kalkışırlar,kendilerini öldürmek için çeşitli yollara baş vururlar ama çokları bunu başaramazlar.Çünkü Allah bu konuda onların ölümlerini bu işlerine bırakmamıştır.Yani takdir (kader) kılmamıştır.İnsan ne yaparsa yapsın,yaratma gücüne sahip bir varlık değildir.İnsan İCAT edebilir,ama yaratamaz.Yaratmak tamamen Allah'ın elindedir.Allah'a aittir.Olmayan birşeyi kullar yaratamaz,yaratılanlar üzerinde araştırma yaparak,yaratılanların özellilkerini ortaya çıkarırlar.Örneğin,hidrojen ve oksijen iki yakıcı ve yanıcı gazdır.İnsan oğlu bunları belli oran ve ölçülerle birleştirerek yeni bir madde olan suyu bulabilirler.Bu suyu yarattı anlamına gelmez.Aynı şekilde sudan da bu iki gaz maddesini,suyu ayrıştırarak elde edebilir insan.Bu yaratma anlamına asla gelmez.Ayrıca bunun bilgisini de Allah Kur'anda zaten vermiştir."GÖK VE YER DUMAN (gaz) HALİNDEYDİ,BİZ ONLARA İSTEYEREK YA DA İSTEMEYEREK DE OLSA BİR ARAYA GELİN DEDİK,ONLAR DA HEMEN BİR ARAYA GELDİLER" diyerek kainatın oluşuna dikkat çekiyor Allah.
Örnekleri çoğaltmak elbette mümkündür.Ama asıl olan,konu: Allahın birşeyi bilmesi,bildiklerini de bir kitapta toplaması,kulların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Kullar,Allahın bilmesiyle değil,kendi yaptıkları amellerin (işlerin,çabaların) karşılığında sorumludurlar.Bu konuda sınavdadırlar.Sınavın (imtihanın) konusu ve özellikleri yine Allah'ın gönderdiği Kur'anda açıklanmıştır.Kur'anda açıklanmayan bir konudan kullar sorumlu değildir.Hatta kur'an hakkında bilgi ulaşamamış insan ve toplumlar da bundan sorumlu değillerdir. Allah:" BİZ PEYGAMBER GÖNDERMEDİĞİMİZ TOPLUMLARDAN SORUMLULUĞU KALDIRDIK" diyerek de bunu açıkça anlatıyor.İmtihanımız,amellerimizin karşılığıdır.
Bir de kulun yaptığı işlerin yaratıcısı olup-olmadığı hususa açıklık getirelim.Hiçbir kul,yaptığı işin yaratıcı değildir.yaratmak gücü ve yetkisi sadece ve sadece Allah'a aittir.Kul ancak yapandır.Çalışan,çaba gösterendir.Kul bir işe niyetlenir de o konuda çalışma yaparsa ,sonucunda o işin olması takdirini Allah yerine getirir.Kul burada sadece çabalarıyla sınavdadır.Allah:" SAVAŞTA OKLARI SİZ ATMADINIZ,ALLAH ATTI,SİZ VURMADINIZ ALLAH VURDU..." derken,size bu okları atma ve karşıya da isabet ettirme takdirini,gücünü Allah verdi demek ister.Kul Allah dilemedikçe bir başkasını öldüremez.Bunun binlerce örneğini canlı hayatta görürüz.Adam vardır,10 kurşunla vurulur ölmez,adam vardır,kurşun ölmüyecek yerine değer,adam kan kaybından ölür gider.İşte burada öldürme işi kulda değil,Allah'tadır.Şu ayet kulağınıza küpe olsun."VE ENLEYSE,LİL-İNSANÎ,İLLÂ MÂSÂ'A=İNSAN ANCAK ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞINI ALIR." Bu iyi de olur,kötü de,hayır da olur,şer de,az da olur,çok da...İşte kulun sorumluğu da bununla eşittir.Yoksa Allah'ın yaratması veya bilmesi ile değil.
Biz eğer bir Allah'a inanıyor ve kabul ediyorsak O'nu anlamamızın en üst derecesinde anlamak ve kabul etmek zorundayız.İşte o zaman Allah'ın bizden ne istediklerini,bizlerin de nasıl bir kul olmamız gerektiğini anlamış oluruz.Bunu anlamamıza yardım için de Allah kendi kitabını göndermiştir.Kendini anlatan,bizim nasıl bir kul olmamız gerektiğini gösteren bütün bilgiler Kur'anda vardır.Bize düşen görev Kur'anı anlamak ve O'na uygun yaşamaktır.Zaman zaman kullar Allah'ın varlığından bile şüpheye düşerler,hatta kendilerince ukalâlık ederek,O'nu inkar bile ederler.Ama bu onların haklılığını asla göstermez.Hatta sorumluluklarını da ortadan kaldırmaz.Allah kulların bu tutumlarını bildiği için "ben kullarımın kendi nefislerinin kendilerine ne fısıldadıklarını bile en iyi bilirim" diyor." o nefisler ki,onlara hep olumsuz şeyleri fısıldar" diye de ilave ediyor.Ve sonra da "ben size şah damarınızdan (kalbe giden en büyük önemli damardan) daha yakınım" diye de kullarını uyarıyor.
İşte bu inandığımız Allah gaybı (olmayan,bizim bilemediğimiz şeylerin bilsini) bilir.Allah kullarının yapacağı şeyleri elbette önceden bilir.Bunu bilmesi kulların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Çünkü Allah yarattığı herşeyi bir Kaderle (kurallarla,ölçülerle ) yaratmıştır."GERÇEKTEN BİZ HERŞEYİ (hikmetimiz gereği) BİR KADERLE (ölçü ve kurallar çerçevesinde) YARATTIK" Kamer suresi,ayet-49
"GAYBIN ANAHTARLARI (bilimiyenlerin bilgisi) ALLAH'IN YANINDADIR (Allah'a aittir) ONLARI ONDAN BAŞKASI BİLEMEZ. O, KARADA VE DENİZDE NE VARSA BİLİR.O'NUN İLMİ (bilgisi) DIŞINDA BİR YAPRAK BİLE KIMILDAMAZ. (düşmez) .O, YERİN KARANLIKLARI İÇİNDEKİ TEK TANEYİ BİLE BİLİR.YAŞ VE KURU,NE VARSA HEPSİ APAÇIK BİR KİTAPTADIR." En'am suresi,ayet-59
Allah'ın kitabı denince sadece Kur'an akla gelmesin.Allah'ın ayetleri denince,nasıl sadece Kur'an ayetleri anlaşılmazsa,kitapları denince de sadece Kur'an anlaşılmamalı.Kainatta ve hatta ahirette olan herşeyin yazıldığı kitaplar vardır.Bunlar Allah'ın katındadır.İşte Kur'anın aslı da orada olduğu için Allah :"LÂ YEMESSEHÛ İLLE-MUTAHHARÛN" Ona (Kurâna) sadece ilgili melekler ulaşabilir.derken de bu gerçeği anlatıyor.Hatta bazı ayetlerde," CİNLERDEN BAZILARI ALLAH KATINDAKİ BİLGİLERE ULAŞMAK İÇİN GÖĞE YÜKSELDİKLERİNDE ONLARI ŞİDDETLİ BİR ATEŞLE YOK EDERİZ" diyerek de bu gerçeği başka bir şekilde anlatmış oluyor.
Allah'ın bilmesi başka,bizim yaptımız işlerden sorumlu olmamız başka şeydir.Allah'ın bilmesi,olacakları önceden tesbit ederek bir kitapta bulundurması,bizim sorumlu olmadığımız anlamını taşımaz. Ya da Allah öyle istedi de biz mecbur yaptık anlamı çıkmaz.Allah bizi yaptığımız işlerden (amellerden) sorumlu tutuyor.Yapmadığımız ve hatta gücümüzün yetmediği şeylerden bile asla sorumlu tutmuyor." HASTAYA,AMAYA SORUMLULUK YOKTUR" diyerek,bazı sorumlulukların,bazı engeller nedeniyle ortadan kalktığını bildiriyor.Hatta yasakladığı haramları bile zorluklar karşısında,kaldırıyor.örneğin haram etler konusunda "SİZ SIKINTIYA DÜŞTÜĞÜNÜZDE ,ÖLMEYECEK KADAR BUNLARDAN YİYEBİLİRSİNİZ,FAKAT HADDİ AŞMAYIN" diyerek izin verdiğini beyan ediyor.Yani hangi kulun ne zaman sıkıntıya düşüp de bu haramlardan yiyeceğini de Allah önceden biliyor.Allahın önceden bildiğine dair en önemli olarak Kur'anda anlattığı olaylardan biri de Nuh a.s (peygambere) verdiği emirdir.Allah ," NUH'A BİR GEMİ YAPMASINI EMRETTİK" diye,Nuh tufanından önce suda yüzebilecek bir geminin yapılmasını peygamberi Nuh'a emrediyor.Hatta O, gemiyi yapmağa başladığında havaların güllük-gülistanlık olduğu bir zamandı.Bazı insanlar O'nunla alay ediyorlardı.Hani ortada su falan yok,sen bunu toprakta mı yüzdüreceksin diye alay ediyorlardı.Ne zaman Allah'ın takdir (kader) ettiği zaman geldi,yerden ve gökten gelen sular birleşerek büyük bir su tabakası oluştu.Allah kendine inananları gemiye alması için Nuh'a önceden haber vermişti.Hatta Nuh gemiye binmek istemeyen oğluna "OĞLUM BUGÜN,ALLAHTAN BAŞKA KORUYACAK KİMSE YOKTUR,GEL SEN DE GEMİYE BİN DEMİŞTİ.OĞLU BEN DAĞLARA ÇIKAR KURTULURUM DEMİŞTİ.BİRDEN ARALARINA DALGA GİREREK OĞLU BOĞULMUŞTU" (kur'an ayetidir).Demek ki,Allah,herşeyi bilir.Hatta olmayacak şeyi bile önceden bilir.Oğlunun suda boğulduğunu gören Nuh :YA RABBİ HANİ SEN BENİ VE AİLEMİ KORUYACAKTIN" dediğinde Allah:" O SENİN AİLENDEN DEĞİL,O SENİN BİLMEDİĞİN FAKAT BENİM BİLDİĞİM KÖTÜ ŞEYLERİ YAPIYORDU..." diyerek de Nuh'u uyarıyor.Demek ki,peygamberlerin bile bilemediklerini Allah biliyor.Hatta bu bildikleri de bir kitapta yazılıdır." DE Kİ !ALLAH'IN BİZİM İÇİN YAZDIĞINDAN BAŞKASI BİZE ASLA ULAŞMAZ. O,BİZİM MEVLAMIZ (sahibimiz)DIR. ONUN İÇİN MÜ'MİNLER YALNIZ ALLAH'A DAYANIP GÜVENSİNLER." Tevbe suresi,ayet-51
Başka bir ayette ise Allah,konuyu biraz daha açıklıyor: "YER YÜZÜNDE VUKU BULAN (olan veya olabilecek) VE SİZİN BAŞINIZA GELEN HERHANGİ BİR MUSİBET (olay) YOKTUR Kİ,BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE,O, BİR KİTAPTA YAZILMIŞ OLMASIN (mutlaka yazılmıştır).ŞÜPHESİZ BU,ALLAH İÇİN ÇOK KOLAYDIR." Hadid suresi,ayet-22
Başka bir açıdan bakarsak,kıyametin ne zaman ve nasıl olacağını yıllardır insanlar merak ederler.Ama Allah bu konuda peygamberleri dahil kimseye bilgi vermemiştir.Hatta,insanın ne zaman öleceğini,insan bilemez.Hatta bazı insanlar intihara kalkışırlar,kendilerini öldürmek için çeşitli yollara baş vururlar ama çokları bunu başaramazlar.Çünkü Allah bu konuda onların ölümlerini bu işlerine bırakmamıştır.Yani takdir (kader) kılmamıştır.İnsan ne yaparsa yapsın,yaratma gücüne sahip bir varlık değildir.İnsan İCAT edebilir,ama yaratamaz.Yaratmak tamamen Allah'ın elindedir.Allah'a aittir.Olmayan birşeyi kullar yaratamaz,yaratılanlar üzerinde araştırma yaparak,yaratılanların özellilkerini ortaya çıkarırlar.Örneğin,hidrojen ve oksijen iki yakıcı ve yanıcı gazdır.İnsan oğlu bunları belli oran ve ölçülerle birleştirerek yeni bir madde olan suyu bulabilirler.Bu suyu yarattı anlamına gelmez.Aynı şekilde sudan da bu iki gaz maddesini,suyu ayrıştırarak elde edebilir insan.Bu yaratma anlamına asla gelmez.Ayrıca bunun bilgisini de Allah Kur'anda zaten vermiştir."GÖK VE YER DUMAN (gaz) HALİNDEYDİ,BİZ ONLARA İSTEYEREK YA DA İSTEMEYEREK DE OLSA BİR ARAYA GELİN DEDİK,ONLAR DA HEMEN BİR ARAYA GELDİLER" diyerek kainatın oluşuna dikkat çekiyor Allah.
Örnekleri çoğaltmak elbette mümkündür.Ama asıl olan,konu: Allahın birşeyi bilmesi,bildiklerini de bir kitapta toplaması,kulların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Kullar,Allahın bilmesiyle değil,kendi yaptıkları amellerin (işlerin,çabaların) karşılığında sorumludurlar.Bu konuda sınavdadırlar.Sınavın (imtihanın) konusu ve özellikleri yine Allah'ın gönderdiği Kur'anda açıklanmıştır.Kur'anda açıklanmayan bir konudan kullar sorumlu değildir.Hatta kur'an hakkında bilgi ulaşamamış insan ve toplumlar da bundan sorumlu değillerdir. Allah:" BİZ PEYGAMBER GÖNDERMEDİĞİMİZ TOPLUMLARDAN SORUMLULUĞU KALDIRDIK" diyerek de bunu açıkça anlatıyor.İmtihanımız,amellerimizin karşılığıdır.
Bir de kulun yaptığı işlerin yaratıcısı olup-olmadığı hususa açıklık getirelim.Hiçbir kul,yaptığı işin yaratıcı değildir.yaratmak gücü ve yetkisi sadece ve sadece Allah'a aittir.Kul ancak yapandır.Çalışan,çaba gösterendir.Kul bir işe niyetlenir de o konuda çalışma yaparsa ,sonucunda o işin olması takdirini Allah yerine getirir.Kul burada sadece çabalarıyla sınavdadır.Allah:" SAVAŞTA OKLARI SİZ ATMADINIZ,ALLAH ATTI,SİZ VURMADINIZ ALLAH VURDU..." derken,size bu okları atma ve karşıya da isabet ettirme takdirini,gücünü Allah verdi demek ister.Kul Allah dilemedikçe bir başkasını öldüremez.Bunun binlerce örneğini canlı hayatta görürüz.Adam vardır,10 kurşunla vurulur ölmez,adam vardır,kurşun ölmüyecek yerine değer,adam kan kaybından ölür gider.İşte burada öldürme işi kulda değil,Allah'tadır.Şu ayet kulağınıza küpe olsun."VE ENLEYSE,LİL-İNSANÎ,İLLÂ MÂSÂ'A=İNSAN ANCAK ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞINI ALIR." Bu iyi de olur,kötü de,hayır da olur,şer de,az da olur,çok da...İşte kulun sorumluğu da bununla eşittir.Yoksa Allah'ın yaratması veya bilmesi ile değil.